Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Ekim 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Piyasalar cari açığı görmedi, hükümet rahatlamalı mı?


ABD ekonomisinin beklenenden daha hızlı soğuyacağına dair endişelerin giderek azaldığını görüyoruz. ABD Merkez Bankası'nın (FED) önümüzdeki yıl faizleri düşürmeye başlayacağına dair beklentiler ise gücünü koruyor. Ancak bazı ekonomistlerin FED'in yeni bir faiz artırımına gidebileceğini mırıldanmaya başlamaları da dikkat çekiyor.
İlk iki gelişme küresel sermayenin yükselen piyasalara ilgisini yeniden artırdı. Bu çerçevede, en riskli görülen ülkelerinkiler de dahil, yükselen piyasaların gelişmiş ekonomilerle arasındaki faiz farkları gerilemeye, döviz kurları da değer kazanmaya başladı. Üçüncü gelişme ise önümüzdeki dönemde risk iştahının ne kadar azalacağını belirleyecek.

Yıllık açık 30 milyar $
Geçen ay sonunda Güney Afrika'nın cari açığına önemli bir tepki veren piyasaların bizim yıllık cari işlemler açığımızın 30 milyar doları aşmasını adeta görmezden gelmesi piyasaların kırılganlıklara karşı duyarsızlığının yeniden arttığını gösteriyor.
Oysa hem 50 milyar doların üzerindeki yıllık dış ticaret açığı hem de 30 milyar doları aşan cari açık Türkiye gibi 380 milyar dolar civarında gayri safi milli hasılaya sahip bir ülkenin sürdürebileceği rakamlar değil.
Buna rağmen, Türkiye'nin yurtdışından sağladığı net finansmanın ağustosta yeniden artışa geçtiği görülüyor. Bu, büyük ölçüde doğrudan yatırımlardan kaynaklanıyor. Ancak özel kesim kredilerinde bu yılın ikinci çeyreğinde başlayan hızlı gerileme de durmuş.
Bu rakamlara bakıp ağustos ayında dış piyasalarda ekonomiye güveninin geri geldiğini söylemek mümkün mü? Dört yıldır oldukça istikrarlı olan küresel piyasaların, son dönemde her ay değişik bir psikoloji içinde olduğunu görüyoruz.




Doğrudan yatırımlar
Doğrudan yatırımlardaki artışın arkasında geçen yıl alınan kararlar var. Küresel piyasalarda artan tedirginliğin bu kaleme etkisi ancak gelecek yıl görülür. Kredilerdeki sınırlı toparlanma ise küresel psikolojiye bağlı olarak kısa vadeli olabilir.
Hisse senedi alımlarındaki gerilemenin sürmesi yabancı yatırımcıların uzun vadeli pozisyon alma konusunda iştahlı olmadığını gösteriyor. Net hata noksan kaleminde yaşan sert hareket yerli yatırımcıların dışarı kaçan parası olabilir.
Bütün bunlar hükümetin, yeniden, finansman geliyor cari açık artık sorun değil, diyerek seçim bütçesi yapmaya kalkışmasının, KİT zamlarını ve kritik atamaları ertelemesinin çok riskli olduğunu gösteriyor.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Tarih giyotine gitti!
FRANSIZ Milli Meclisi'nde Patrick Deveciyan k...
Çetin ALTAN
Orhan Pamuk, Türkiye'yi kalemiyle evrenselleştiren yazar...
Orhan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü almış olması...
Melih AŞIK
Ödüle giden yol
Yıllar önce bir Türk Nobel kazanacak ve sen h...
Fikret BİLA
Fransa'nın çifte ayıbı
Fransa Ulusal Meclisi, "Ermeni soykırımı yokt...
Hasan CEMAL
Kuzey Irak'a girmek!
Ne demektir akıl tutulması? Türk ordusunun Ku...
Güneri CIVAOĞLU
Pamuk faktörü
Orhan Pamuk'un Nobel Edebiyat Ödülü'nü alması...
Abbas GÜÇLÜ
Mumcu: İrtica tehlikesi yok
ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu önceki gece Ge...
Hurşit GÜNEŞ
İç borçlar ne oluyor?
Krizden bu yana dış borçların sürekli arttığı...
Faik ÖZTRAK
Piyasalar cari açığı görmedi, hükümet rahatlamalı mı?
ABD ekonomisinin beklenenden daha hızlı soğuy...
Hasan PULUR
'Canım, kabul etsek ne çıkar?'
HİÇ kuşku yoktur ki, bazı iyi niyetli insanla...
Derya SAZAK
Nobel gururu
Artık Türkiye'nin de Nobel ödüllü bir yazarı ...
Meral TAMER
Pamuk'un Türkiye'ye armağanı
Avrupa Parlamentosu üyesi Yeşiller ve Avrupa ...
Ece TEMELKURAN
Olmak ya da ölmek; İşte bütün mesele bu
Randevu... Kolayca yaptığımız bir şey değil m...
Güngör URAS
Soykırım bahane (...bizi istemiyorlar)
Soykırım bahane... Bizi istemiyorlar. Türkiye...
M. Ali BİRAND
Bu kararda bizim de sorumluluğumuz var...
Kendimi bildim bileli her yıl aynı filmi izle...

© 2006 Milliyet