|
Pamuk'un Türkiye'ye armağanı
Avrupa Parlamentosu üyesi Yeşiller ve Avrupa Özgürlük İttifakı, 2 yıl önce tam da bugünlerde Türkiye'ye destek için yıllık kongrelerini İstanbul'da yapmışlardı. 17 Aralık 2004'teki kritik AB Zirvesi öncesindeki kongrenin yıldız konuşmacıları arasında Daniel Cohn-Bendit ve Kemal Derviş'in yanı sıra Orhan Pamuk da vardı.
Pamuk konuşmasında, AB'ye üyelik adına Türkiye'de son 2 yılda insan hakları ve kişisel özgürlükler konusunda atılan adımları takdirle karşıladığını belirtmişti: "AB sayesinde kendimi Türkiye'de artık daha güvende hissediyorum. Giderek Türkler daha az Türk, Kürtler daha az Kürt, ama hepimiz daha fazla Avrupalı olacağız."
Pamuk yanılıyordu
Orhan Pamuk her 2 öngörüsünde de yanılıyordu: "AB sayesinde artık Türkiye'de kendimi daha güvende hissediyorum" sözlerinin üzerinden henüz 2-3 ay geçmemişti ki... "Kar" romanını tanıtımı için Amerika'da verdiği röportajlardan birinde Türklüğü aşağıladığı gerekçesiyle internette başlatılan kampanya öylesine tırmandırıldı ki, Orhan Pamuk sonuçta Columbia Üniversitesi'nin davetini kabul ederek maalesef apar-topar Amerika'ya gitmek durumunda kaldı.
2 yıl sonra bugün maalesef Türkler kendilerini daha fazla Türk, Kürtler daha fazla Kürt hissediyorlar. Kendilerini daha fazla Avrupalı hissedenlerin sayısı da hızla azalıyor. Çünkü aradan geçen 2 yılda takke düştü, kel göründü; "Avrupalılık" da epey irtifa kaybetti.
Ermeni soykırımının inkârını suç sayan yasa tasarısının Fransız Parlamentosu'ndan geçmesinin ardından Avrupa'nın kişisel özgürlükler konusunda kimseye laf söyleyecek hali kalmadı...
Ve gerek Türkiye'deki, gerekse AB'deki ufkun kararmakta olduğu bu ortamda Nobel Edebiyat Ödülü, Orhan Pamuk'a verildi. Nobel ödüllerinin 105 yıllık tarihinde Türkiye, Pamuk sayesinde ilk kez ipi göğüsledi.
İyi haber çabuk yayıldı
Kötü haber hızlı yayılır derler! Oysa bu kez iyi haber ışık hızıyla yayıldı. Kimi arasam, şıkırdayan sevinçli bir sesle "Biliyorum" diyordu; kim beni arasa aynı şıkırdayan sesle ben de "Biliyorum" diyordum.
Başbakan Erdoğan'ın AB yoluna baş koymasıyla gerek Avrupa'da, gerekse dünyada daha fazla dikkat çekmeye başlayan Türkiye, Pamuk'un Nobel'i almasıyla dünya kamuoyunun çok daha geniş bir kesiminin gündemine dünden itibaren girmeye başladı.
Bizi dünyaya taşıdı
Adalet Ağaoğlu, Metin Celal, Ahmet Ümit, Celal Üstel, Tuğrul Eryılmaz, Murathan Mungan, Zülfü Livaneli, Buket Uzuner, Refik Durbaş...
Hepsi de dün TV kanallarında Pamuk'un aldığı ödülün, Türk edebiyatının dünyaya açılmasına da vesile olacağını, Pamuk'un içinden yetiştiği edebiyat ortamının dünyada merak uyandıracağını söylüyorlardı. "Entellektüel birikimimizi dünyaya yansıtmamız açısından da çok önemli" diyorlardı.
Pamuk sadece Türk edebiyatını değil, Türkiye'yi de kültürel zenginliğiyle farklı bir boyutta dünyaya taşımış oldu. Bizlere büyük bir armağan verdi.
Orhan Pamuk, CNN Türk'te Cüneyt Özdemir'le bir söyleşisinde, son 10 yılda müthiş değişim gösteren Tayyip Erdoğan'ın mükemmel bir roman kahramanı olacağını söylemişti. Acaba diyorum...
Pamuk'u candan kutluyor ve teşekkür ediyoruz.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|