|
 |
|
|
Ortak sorun aş ve iş
Ramazan ayının Anadolu sosyal ve ekonomik yaşamındaki yankısını izlemeye çalıştım. İnsanların büyük çoğunluğu niyetli. Aç ve açıkta kimse yok ama iş ve aş ortak sorun
Anadolu izlenimleri - 1
Güngör Uras
Ramazan öncesi Adıyaman, Kâhta, Bozova, Şanlıurfa, Birecik'i dolaşmıştım. Ramazanda önce Karadeniz'de Trabzon ve Rize'ye, oradan Gümüşhane'ye gittim. Sonra Anadolu'da Kayseri, Diyarbakır, Silvan, Batman, Kurtalan ve Siirt'i gezdim.
Ramazan ayının bu yerlerin sosyal ve ekonomik yaşamındaki yankısını izlemeye çalıştım. Ramazan ayında Anadolu yaşamında ne değişiklik var?
Anadolu insanının büyük çoğunluğu niyetli. Oruç tutanlar bunu gösteriş için değil, inandıkları için yıllardır, oruç tuttukları için tutuyor.Kimin niyetli, kimin niyetsiz olduğu belli değil, ama herkes oruçlu davranışı içinde.Gün içinde lokantalar kapalı. İftar saatinde açılıyor. Lokantaların kapalı olması "taassup veya zorlamanın ötesinde" lokantaya giden olmadığı için.Küçük büfeler, "fastfood" dükkânları, pastaneler açık.Kahvelerde servis yok. Çoğunun kapısı açık. Çoğunun kaldırım üzerindeki iskemleleri tabureleri dolu... İnsanlar kahve, çay içmeden kahvelerde oturabiliyor.
İçkili yerlerin durumu
Alkollü içki satan büfeler kapalı. Zorlama ile değil. Büfe sahipleri ramazanda alkollü içki talebi olmadığını söylüyor.İçkili lokantalarda iftardan sonra isteyene içki veriyorlar. Gün içinde beş yıldızlı turistik otellerde alkollü içki servisi var.Anadolu'da ramazanda sosyal görüntü şu: Sokaklarda sabah saatlerinde hareket yok. Hareket öğle saatlerinde başlıyor. İftara doğru artıyor. İftardan sonra insanlar sokaklara dökülüyor. Mağazalar açık oluyor.Cuma namazlarında camiler doluyor. Diğer günler gün boyu camilerin cemaatleri normal sayıda. Teravi namazında belli camilerde kalabalık görünüyor.
Türban az, örtüler geleneksel
Ramazan nedeniyle sokaklarda, olağandışı dini baskı, yobazlık görüntüsü yok.Anadolu kadını başını geleneksel biçimde örtüyor. Çok az sayıda türbanlıya rastlanıyor. Okul çağındaki kızların başları açık. Sadece Batman'da önlüklü genç kızların başlarını örttükleri dikkati çekiyor. Bunların sayıları çok az.Kıyafet Kanunu'na aykırı giyimde, takkeli, sarıklı, şalvarlı, cüppeli erkekler sokaklarda dolaşmıyor.Her şehirde, her dükkân sahibi ramazan ayında işlerin duraklamasından, talebin düşmesinden yakınıyor. Geçen yıla göre bu ramazanda işlerin daha kötü olduğunu söylüyor.Gıda maddesi satanlar bile talep yetersizliğinden şikâyetçi.Esnafın ortak ümidi, bayrama doğru işlerin açılması.
İşsizlik temel sorun
Anadolu'da her şehirde insanlar ekonomide çıkış yolunun üretim ve sanayileşme olduğunu anlamış durumda. İnsanlar devletten ümidi kesmiş. Kendi arayışları ile sanayileşmeye çabalıyor.İşsizlik her yerleşim yerinde temel sorun. İş bulmak imkânsız. Göç alan yerleşim bölgelerine kırsal kesimden gelen vasıfsız ve eğitimsiz işçiye iş imkânı yaratmak çok zor. Bunlar sadece inşaatlarda iş bulabiliyor, tarım işçisi olarak geçici işlerde çalışıyor.Göçe ve işsizliğe rağmen sokakta aç, açıkta, çıplak insan yok. Sosyal yapıda insanlar bir şekilde barınıyor, karın doyuruyor. Yeni gecekondulaşma yok. Şehirlerde yeni yapılaşma ile daha iyi konutlara geçenlerin konutlarına, şehre yeni gelenler yerleşiyor.Belediyelerin etkinliği başkanına bağlı. Partisi ne olursa olsun başkanı iyi olan belediyeler, yerleşim bölgelerinin çağdaş ihtiyaçlarını karşılamada başarılı oluyor.
Asayiş, teröre rağmen iyi
Asayiş tahminleri aşan ölçüde iyi. Eski terör bölgelerinde, sokaklarda panzerlere, askere, özel tim görevlilerine ve hatta polise rastlanmıyor.Anadolu'da yaşayanların en önemli sorunları iş ve aş... Büyük şehirlerde konuşulan konular onların ilgi alanı dışında.İrtica, laiklik, türban, Kıbrıs sorunu, Ermeni Sorunu, AB ilişkileri gündemde pek yer almayan konular.Her yerleşim bölgesinde yaşayan, kendi bölgesinin ihmal edildiğinden yakınıyor. Her bölgenin özel bir tarım ürünü var. O bölge insanı o tarım ürününün desteklenmemesinden yakınıyor. Hepsinde şikâyet var. Fındık, çay, fıstık, pamuk, buğday, üzüm... Fark etmiyor.İnsanlar politikacıların, milletvekillerinin bakanların, başbakanın halkın arasına girmemesinden şikâyetçi.AKP'ye oy verenler dahil genel görüş AKP'nin işsizliği, fakirliği önleyemediği, zengini daha zengin, fakiri daha fakir hale getirdiği şeklinde.AKP'den yakınanlar gene de AKP'nin önümüzdeki seçimi kazanacağını, çünkü alternatifinin olmadığını söylüyor.Doğu ve Güneydoğu'da Kürt vatandaşlar, "Ayrılık istemiyoruz, silahlı mücadelelere karşıyız... Ama bizim Kürt olduğumuzu artık kabul edin" diyorlar.Kürtlerin temsilcisi olmadığı için DEHAP'lı belediyeler siyasi temsilci haline gelmiş. Genel bekleyiş, önümüzdeki seçimde Kürtlerin TBMM'de temsili.
YARIN: Trabzon
Kadın âdet süresince oruç tutmayabilir
SORU VE CEVAPLAR
Prof. Dr. M. Saim Yeprem
Televizyonlarda, basılı yayın organlarında dini görüş açıklayan hocalar çoğu kere aynı konuda farklı görüşler açıklıyorlar. Tarihte de İslam âlimlerinin farklı görüşlerinden bahsediyorlar. Kafamız karışıyor. Gerçek tek değil midir, bu neden böyle oluyor? Açıklarsanız memnun olurum. (Ahmet Sinan Yavuz)
Dini konulardaki hükümlere bir açıdan bakıldığında bunlar iki kategori içinde mütalaa edilir. Birinci kategoridekiler "usulüddin" (dinin temel hükümleri) denilen dinin kesin, en genel esaslarıdır. Bunlar Kur'an-ı Kerim'in herkes tarafından ihtilafsız kabul edilen itikat ve ibadetlere ait kesin nasslarıdır. Ki bunlar, üzerinde tartışılmaz, aynen kabul edilirler. Dogma gibidirler. İman esasları, temel ibadetler gibi kesin olan farzlar ve haramlardır.
Temel kabul edilen hükümler
Bu alanda tarihte İslam âlimleri, bugün de konuyla uzmanlık derecesinde bilgi sahibi ilim adamları farklı görüşler taşımazlar. Çünkü bu alandaki hükümlerin temel özelliği, kabul edildiği zaman mümin olmak, reddedildiği zaman ise İslam dairesi dışına çıkmış olmak gibi muhataralı bir durumun söz konusu olmasıdır. Bu gruba bir başka terimle "müttefekun aleyha" (üzerinde ittifak edilen) meseleler denir.
İkinci kategoride ise "füruuddin", temel ve kesin meselelerin dışında olarak çoğunlukla dinin uygulamaya yönelik olan veya üzerinde tartışılabilir nitelikte olan, zamana, ortama toplumlara ve hatta kişilere göre değişebilir nitelikte olan meseleler yer alır. Bu gruba da "muhtelefun fiha" (üzerinde ihtilaf edilen farklı görüşler taşınabilen) veya bir başka terimle "müctehedun fiha" (üzerinde içtihat edilebilen) meseleler adı verilir.
İçtihat yapılabilen konular
Birinci kategorideki meseleler, Kur'an-ı Kerim'in manaya delaleti kesin olan nasslarına dayandığı için üzerinde içtihat yapılmadan aynen kabul edilirler. İkinci kategori ise ayetlerin tartışılabilen mana ve delaletleriyle hadislerin seçimi ve hükümlerin şümulü gibi birçok metodolojik ihtimaller ve tercihler ihtiva ederler. Bu yüzden ilim adamlarının içtihat denilen bilimsel çaba ve kanaatlerine mevzu teşkil ederler.
DEVAMI YARIN...
|
|
|

|