Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Ekim 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hakan Şükür'ün ayrıcalıkları


Moldova maçında attığı dört golden sonra "Milli Takım'ı bırakıyorum" diyen Hakan Şükür için yapılan yorumların başlıklarına göz atalım;
Federasyon Başkanı Haluk Ulusoy: (Ona bir baba şefkati! ile yaklaşır) "Dur, bu ülkenin sana daha çok ihtiyacı var."
Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim: (Biraz daha gerçekçi davranır) "Bu kararı tek başına alamazsın."
Hakan ile birlikte günlerdir aynı ortamı soluyan ve yaşadığı duygusallığa ister istemez ortak olan takım arkadaşları: "Örnek bir profesyonel, kesinlikle devam etmeli"
Futbol yorumcuları: (Tamamına yakını) "Hakan eleştirilere gereken yanıtı verdi, yürü koçum"
Dönüyorum Malta maçı sonrasına.
Aylardır tahammül edilemez bir baskı altında bunalan Hakan Şükür o doksan dakikanın ardından "Yetti artık, ay-yıldızlı formayı çıkarıyorum" dese, tepkiler ne olurdu?
Acaba Hakan, eleştirilerin en yoğun olduğu dönemde o gece cesaret edip böyle bir karar alabilir miydi?
Bugün ona sahip çıkanlar, bağrına basanlar, gitme kal diye yalvaranlar, aynı tepkiyi gösterir miydi?
Emin olun sadece, tercihinde haklı olduğunu kanıtlayabilmek için Fatih Terim yakasını bırakmazdı Hakan Şükür'ün.
Diğerleri: Bir bölümü, ballandıra ballandıra ne kadar doğru analizler yaptığını anlatır; ötekiler, masa altından ellerini ovuşturarak vedasını saygıyla (!) karşıladıklarını beyan eder; kalanı da, Hakan'sız bir milli takımın bundan sonraki hedefleri için yeni teoriler üretmeye başlardı.

Abartılı hoşgörüler!
Hakan Şükür bu ülkede pek çok futbolcuya tanınmayan ayrıcalıklardan yararlandı, yararlanmayı da sürdürüyor.
Elbette kara kaşı kara gözü için değil, yeteneği ve golcü kimliği ile sivrildiği için tanındı bu ayrıcalık.
Ancak Moldova maçının devre arasında cep telefonunu açıp eşini arayabilmesi, Ali Şen'in gönderdiği mesajı arkadaşlarına gösterip soyunma odasında duygusal bir hava estirebilmesi, mağdur edilmiş futbolcu rolüne soyunabilmesi, bir başkası yaptığında günlerce konuşulacak aykırı tavırlarının göz ardı edilebilmesi...
Bugüne dek Milli Takım forması giymiş herhangi bir futbolcuya teknik direktörü ve yöneticileri tarafından tanınmamış abartılı hoşgörülerdi.
Ve Hakan Şükür, Moldova maçı sonrası bu ayrıcalığını, geçmişteki örnekleri gibi kurnazca kullandı.

Sergen Yalçın örneği
Bu ülkede pek çok futbolcu daha ağır eleştirilere maruz kalmış, daha büyük sıkıntılar yaşamış, ancak mazlum insanı oynamamıştır. Aklıma gelen ilk örnek Sergen Yalçın.
Futbolumuzun unutulmayacak yıldızlarından biri olan Sergen, müthiş yeteneğinden çok, özel yaşamı ve tercihleri ile konuşuldu.
Sergen bazılarının aksine, duruşunu hiç bozmadı. İçten pazarlıklı olmadı. Teknik direktörlerinin üzerine oynamadı. Göründüğü gibi davrandı. Kazanmayı da kaybetmeyi de içine sindirmeyi bildi.
Üstelik kimse onu Hakan gibi hoş tutmadı.
Hakan Şükür eğer Doğan ağabeyin (Koloğlu) dediği gibi, milli takımı bırakma kararında samimi davrandıysa ve kamuoyu yoklaması yapmadıysa..!
Veda etmek için "tam zamanıydı".
Az sayıda futbolcunun sahip olabileceği unvanları taşıyan Hakan için bundan daha güzel fırsat bulunamazdı.
Ama görünen o ki, yine bildik bir senaryo gündemde...
Ne diyelim, geçmiş olsun o halde..!

Karaborsanın babası

Sevgili Mahmut Özgener anlatıyor.
Haftaya Fenerbahçe'nin Newcastle United ile oynayacağı maçı izlemek için arkadaşlarıyla birlikte İngiltere'ye gidecekmiş.
Ada'ya inmişken bir gün önce de Chelsea-Barcelona karşılaşmasını seyredelim demiş.
Araştırmış, bilet bulmak ne mümkün?
Londra'da yaşayan bir dostunu sokmuş devreye.
Birkaç gün sonra sevindirici haber gelmiş: "Müjde, bilet buldum."
Mahmut sormuş: "Ne kadar ödeyeceğiz kardeşim?"
Yanıt: "Bin beşyüz sterlin (4 bin YTL)"
Abartılı gelse de düşünmüş ve "Dört kişi için fazla ama, kıyalım paraya" demiş.
Karşıdaki "Ne dördü, tanesi" deyince...
Tansiyonu yükselivermiş bizim Mahmut'un...
Eee kolay mı İngiltere'de karaborsadan maç seyretmek!

Kızılca kıyamet

Bursaspor Kulübü Başkanı Levent Kızıl'ın hafta başındaki söylemlerine, zamanlama ve içeriği açısından hiç şaşırmadım.
Epey bir süredir ondan böyle bir "patlama" bekliyordum.
Kızıl, önce durduk yere Trabzonspor camiasını ayaklandıran dahiyane bir havuz formülü ortaya attı. Ardından İddaa oyunundan kulüplerin aldıkları payın giderek azaldığını gündeme getirip, gerekirse ligleri boykot edecekleri tehdidinde bulundu. Son olarak da Futbol Federasyonu'nun icraatini ağır bir dille eleştirdi.
Tabii her üç cephenin yanıtı gecikmedi.
Trabzonspor Başkan Yardımcısı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun "haddini bilsin" şeklindeki sert tepkisi üzerine Kızıl, yanlış anlaşıldığını açıklamak zorunda kaldı.

'Haksızlık yapmıyoruz'
Ardından Spor Toto Müdürü Bekir Yunus Uçar, "Kimseye haksızlık yapmıyoruz. Boykot kararından sonuç alamazlar. Israr ederlerse havuz sistemine geçeriz" restini çekti.
Ve uzun yıllar yönetiminde yer aldığı Federasyon Başkanı Haluk Ulusoy, kendisinin de kulağına kadar giden çok ağır bir yanıtla olaya noktayı koydu.
Bireysel çıkışlarla gündem yaratmayı seven Levent Kızıl, belki de ilk kez haklı olduğu konularda susmak ve geri adım atmak zorunda kaldı.
Çünkü doğru tespitler, doğru yöntem ve doğru verilerle hareket edemedi bu kez.
Ve durduk yere hedef adam haline geldi.
Oysa dile getirmeye çalıştığı sıkıntılar, Kulüpler Birliği Vakfı üzerinden usulüne uygun biçimde tartışmaya açılsa, şikayetler uygun bir dille anlatılsa, ne Levent Kızıl üzülür ne de böylesi gereksiz polemikler yaşanırdı.

cersen@milliyet.com.tr




SPOR
'İmparator devri bitti'
Parasız Kartal!
Kendi düşen ağlamaz!
İnadına Olimpiyat'a!
Doğan'ın iki aşamalı planı
Fener gözdağı verdi 83-71
Beklenen karar
Hido turp gibi
Tek rakip hava şartları!
Fransa'ya sportif tepki
İpek yarı finalde
Kavianpour bitti
Gökçe'nin acı günü
Hakan Şükür'ün ayrıcalıkları
Haydi Galatasaraylılar
Dev ile cüce
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Cemal ERSEN
Hakan Şükür'ün ayrıcalıkları
Moldova maçında attığı dört golden sonra "Mil...
Yavuz KOCAÖMER
Haydi Galatasaraylılar
Geçtiğimiz yıl kurulan Galatasaray Tekerlekli...
Gökhan TÜRE
Dev ile cüce
Fenerbahçe Ülker'in dün karşısına çıkan Beşik...


© 2006 Milliyet