|
 |
|
|
Dev ile cüce
Fenerbahçe Ülker'in dün karşısına çıkan Beşiktaş Cola Turka takımı, sanki "ezeli" değil, sıradan, sade bir "rakip"ti...
İki takım arasındaki fark, "mütevazı" ve "müthiş" kelimeleri ile tanımlanabilirdi. Maç ilerledikçe de bu iki kelime arasındaki anlam farkını iki takım oyuncuları doğal olarak skor tabelasına da yansıttılar.
Rakibini, o müthiş seyircisinin de desteğiyle ilk çeyrekte "avını süzen ejderha" edasıyla izleyen sarı - lacivertliler, ikinci ve üçüncü çeyrekte Solomon, Mirsad ve İbrahim ile çıkardığı ateşle cayır cayır yaktı.
Kenardaki beşiyle bile Beşiktaş'ın aslarından daha can alıcı bir kadro yapısına sahip olan Fenerbahçe, 7 - 8 bin dolayındaki görkemli seyirci desteğiyle de üçüncü çeyrekte, vasatın fazla üstüne çıkmadan maçın bitiş düdüğünü çaldı.
Potansiyeli son derece yüksek bir takım olmanın verdiği rahatlık, sarı - lacivertliler için ligde ciddi bir sıkıntı değil belki... Ancak dünkü kolay maçta bile, Euroleague takımlarının affetmeyeceği bariz hatalar göze çarptı. Kaliteli bireysel yeteneklerin, özellikle savunmada "sıfır" denecek düzeydeki "yardımlaşma özürlü" oyunu, ribaund zaafıyla birlikte göze çarpan en kritik eksiklerdi. BEKO Ligi bu handikapları affeder, ama Euroleague'deki rakipler cezayı hemen keser; aman dikkat!
Thomas dışında elle tutulur sayı silahı bulunmayan Beşiktaş Cola Turka, kadro kalitesinden bu sene de çok şey kaybetmiş... Siyah - beyazlılar bu ligde, bu kadro ile ancak ilk sekizi zorlar...
gtüre@milliyet.com.tr
|
|
|

|