
|
|
|
 |
|
|
Milliyet'ten okurlarına
'Abdest suyunda demokrasi dersi'
Doğan Akın
Bir olay "önemli", "ilginç", "yeni" ve tema ya da coğrafya açısından insanlara "yakın" ise haber olmaya da adaydır. Ancak magazin dünyasındaki olayların her zaman bu ölçütler gözetilerek haberleştirildiğini söyleyemeyiz.
Milliyet kendi ölçülerini bu alana taşıyarak farklı bir anlayışı yerleştirmeye çalışıyor. Bu doğrultudaki somut adımlardan biri olan "Milliyet Televizyon" ekinin 52. sayısı cumartesi günü yayımlandı. Bir yılın bilançosunda öne çıkan görüntü, "magazin"de de inanılır, güvenilir, itibarlı ve bu özelliklerinde istikrarlı bir yayının pekâlâ mümkün olduğudur!
Milliyet Televizyon'un başarısındaki büyük pay, Magazin Servisi Şefi Ali Eyüboğlu'na ait. Birsen Altuntaş, İlknur Gülmez, Bayram Kaygusuz, Bora Bağcıbaşı, Abdullah Malkoç, Feray Öztürk, Itır Ilgaz, Nilay Örnek, İlhami Bilecen ve Tuğba Şenol ekimize emek veren diğer arkadaşlarımız.
Eyüboğlu'nun, 52. sayıda, "bütün kanallara eşit mesafede durma" iddiasını kanıtlayan ve bir yıl boyunca hangi televizyona ne kadar yer ayrıldığını gösteren ilginç bir çizelge yayımladığını da not edelim.
Çocuklara ayrımcılık
Çorum'da dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Selim Seven'in odasındaki kasada, üzerinde "AKP İl Başkanlığı" yazan zarfların içinde çekler bulunmasının üzerinden yaklaşık 11 ay geçti. Arkadaşımız Tolga Şardan'ın bu skandalı içeren haberini 8 Kasım 2005'te manşete çıkardık.
Seven ve 4 belediye yöneticisi, açılan davada "görevi kötüye kullanmak"tan hapis cezasına çarptırıldılar. Şardan, perşembe günü manşet olan haberinde bu isimlerin encümen ve İmar Komisyonu'na seçilerek tekrar belediyede görevlendirildiklerini ortaya çıkardı!
Arkadaşlarımız Şükran Özçakmak ile Burcum Devrez, İstanbul Esentepe İlköğretim Okulu'nda yapılan bir ayrımcılığı belgelediler. Bağış yapan velilerin çocukları okuldaki özel sınıflara, diğer çocuklar ise balık istifi sığabildikleri sınıflara kaydedilmişlerdi. Haber, ayrımcılığı yürek burkan fotoğraflarla sergilemekle kalmıyor, eğitim altyapısının içler acısı halini ortaya koyuyordu.
Kanıtladığımız tahrifat
22 Eylül Cuma günü, manşetimizde "Ders kitabında abdest hurafesi" başlıklı haber vardı. 11. sınıflarda okutulan "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" kitabında abdest alırken kullanılan su sayesinde "kandaki alyuvarları da artıran" tıbbi etkiler doğduğu öne sürülüyordu. İddia, Dr. Albert Schalle'nin su kürlerini anlatan Almanca kitabından yapılan "alıntı"ya dayandırılmıştı.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in haberimize ilk tepkisi, "Bunu Alman doktor söylüyor. (...) Bilim başımızın tacıdır. Şimdi bir hocaefendi dese ki 'Oruç tutmanın insan sağlığına sayısız faydaları var' birileri çıkıp buna hurafe diyebilir mi?" oldu.
Başbakan da, ABD yolunda haberimizi eleştirirken "bir sakatlık varsa Schalle'yi bağlayacağını" söyledi.
Bu arada Milliyet Almanya Bürosu'ndan Gürsel Köksal, 1985'ten beri basılmayan Schalle'nin kitabını buldu ve titizlikle incelediği 550 sayfanın hiçbir satırında "abdest" sözcüğünün geçmediğini kanıtladı.
"Evet, tahrifat var"
Köksal'ın bulguları üzerine Çelik'in Genel Yayın Yönetmeniz Sedat Ergin'e yaptığı açıklama, salı günü "Evet tahrifat var, gereğini yapacağım" başlığıyla sürmanşetimizdeydi. Çelik, olayın vardığı noktada açık yürekli davranma cesaretini gösterdi.
Temelsiz bir iddia ve tahrifatın "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" kitabına sokulması, yazarımız Taha Akyol'un köşesinde vurguladığı gibi hem dine, hem bilime aykırıydı.
Fakat İslamcı basın, ideolojik saplantıların dar kalıplarıyla değil haberciliğin evrensel ilkeleriyle hareket ettiğimiz bilinmesine karşın Milliyet'i "abdesti hedef almak"la suçlayabildi. Kimsenin özür dilemesini beklemiyoruz. Ancak "Din ve Ahlak" kitabında öne sürülebilen bir yalanı bile savunur duruma düşmenin ciddi bir muhasebe ve özeleştiri gerektirdiği ortadadır.
"İmrendiren Milliyet"
Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ün "Abdest suyunda demokrasi dersi" başlığını taşıyan cuma günkü yazısı, "Milliyet gazetesi geçen hafta hepimizi imrendirecek bir gazetecilik başarısına imza attı" satırlarıyla başlıyordu.
Bazı istisnalar hariç neredeyse bütün basının sırtını döndüğü "abdest suyu" dosyasında Özkök'ün sergilediği tutumun, mesleğimizde erişmekte güçlük çekilen bir düzeyi temsil ettiğini inkâr edebilir misiniz!
dakin@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|