Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Ekim 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Rastlantılar zinciri


Beş yıl önce, görülmemiş bir ekonomik kriz yaşandı. Kriz sırasında iktidardaki koalisyon partilerinin ikisi yok oldu. Biri barajı aşamadı. Seçimden kısa süre önce kurulmuş ve temelinde en fazla % 15-17 oy potansiyeli olan AKP, büyük çoğunlukla tek başına iktidara geldi. AKP'nin Genel Başkanı, şimdiki Başbakanımız daha seçileceği belli bile olmadan ABD ve İsrail'le çok iyi ilişkiler kurdu. Bu bir rastlantıydı.
Koalisyon partilerinin başındaki Ecevit, Meclis'te yeterli adam yokmuş gibi ekonomiyi yönetmek üzere ABD'den Kemal Derviş'i ithal etti. Öyle ki, zamanın Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, "Ecevit, Derviş'e karar vermemişti, gelse bile Merkez Bankası'na gelecekti. O sırada dışarıdan Ecevit'i aradılar. Görüştü ve Derviş işi bitti" diyor. Derviş'in gelmesi bir rastlantıydı.
Derviş, IMF ile sıkı işbirliği yaptı. Bankalara el konuldu. Ekonomi bürokrasisindeki tayinler bile IMF'ye soruldu. IMF, BDDK'nın direnmeye çalışmasına rağmen, bazı bankalara el konulmasını yazılı isim vererek istedi. Derviş, her şey tam düzelecekken, koalisyonu bozup ülkeyi erken seçime götürdü. AKP'nin seçimi kazanmasını sağladı. Seçimden sonra ABD'de layık olduğu iyi bir göreve atandı. Bütün bunlar birer rastlantıydı.

En yüksek kredi
IMF bütün yerleşik kuralları yıkarak, performans kriterlerinin birçoğunun yerine getirilmemesine bile ilk kez göz yumdu. Şimdiye kadar bir ülkeye verilen en yüksek krediyi verdi. Batan bankalar yerine AKP döneminde birçok yeni banka ortaya çıktı. Bunların bazıları eski finans kurumları, bazıları ise, yabancı bankalardı. Yabancılar aniden ülkemizi çok sevmeye başladılar. Sıcacık paralar geldi. Bütün bunlar birer rastlantı.
Yabancılar ve yabancılarla bağlantılı Türkler, Güneydoğu'da büyük toprak alımlarına girişti. New York'ta kuleler vuruldu. Kitle imha silahları var, denilerek Irak işgal edildi. İşgal sırasında, Türkiye'deki üsler de kullanıldı. Türkiye'nin Irak'taki harekâta katılması yönünde karar çıkması için, hükümet fazla istekli davranmadı, sonunda Irak'a asker gönderilme reddedildi. Bütün bunlar, bizdeki ekonomik ve siyasi gelişmelerle hiç bağlantılı değildi. Irak işgali önceden planlanmamıştı. Bir rastlantıydı.

Haritalar bile aynı
Azerbaycan'dan gelen boru hattının yolu ile Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu bölgelerini ülke dışında gösteren yabancı haritalar tıpatıp birbirlerine uyuyorlar. Hatta, 2001 yılında çıkarılan 20 milyonluk Türk lirasında bile Doğu ve Güneydoğu bölgesi ülke dışında gösterildi.
Kıbrıs'ta ise Birleşmiş Milletler çözümü neredeyse gerçekleşiyordu. Zaten, sonradan 20 YTL olan bu parada, Kıbrıs da gösterilmemişti. Bunlar birer küçük ve önemsiz rastlantıydı.
Bölücü örgüt, tam ateşkes sağlanmış ve örgüt başı yakalanmışken, yeniden hortladı. Yıllardır karşı çıktığımız Kürt devleti, AKP zamanında kuruldu. Başka zaman olsaydı, herkes ayağa kalkardı. Ekonomi şimdilik iyi olduğu için fazla ses çıkamadı. Hatta, çok tanınmış birçok işadamımız orada iş yapmaya başladı.
Lübnan'a asker gönderdik. AKP, tabanının istediği her şeyin tersini yaptı. Şimdiye kadar yapılanlar ancak AKP'ye yaptırılabilirdi. Ama, bütün bunlar hayal mahsulü ve birer rastlantı.
Şimdi sırada, ülkenin bölünmesi planı olmasın. Bunu da ancak, çok milliyetçi bir iktidar yapabilir. Tabii ki, rastlantılar zinciri devam ederse!

ytoruner@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
'Soykırım' ve ifade özgürlüğü
FRANSIZ Milli Arşivi'nde bir belge: Doğu Seri...
Çetin ALTAN
Kolaycı politikaların mancınığı, toplumsal bir öfke kabartmak...
Bendeniz de, Ankara'daki büyüklerimiz de bili...
Melih AŞIK
Ödül kimlere?
Gazetelerde Türk kazandı, Türkiye kazandı, Tü...
Fikret BİLA
Baykal'dan Ağar'a dokundurma
DYP lideri Mehmet Ağar'ın, "Dağda silahla gez...
Hasan CEMAL
'Özgürlükçü Fransa'ya yakışmadı'
New York'ta olan Orhan Pamuk'la dün öğleden s...
Güneri CIVAOĞLU
Artı üretmek...
Büyük ve yıllanmış sorunların çözümünde uygul...
Can Dündar
Pamuk'un bulduğu semboller
Dünkü gazeteleri saklayın:
Abbas GÜÇLÜ
Üniversitelere kadın damgası
Üniversitelerimizdeki kadın öğretim üyesi say...
Semih İDİZ
Nobel'in önemi bir gün anlaşılacak
Orhan Pamuk'un Nobel ödülünü kazanmış olması ...
Sami KOHEN
Fransa yüzünden rota değişir mi?
Fransız Meclisi'nin kabul ettiği Ermeni yasas...
Hasan PULUR
Attilâ İlhan sen rahat uyu!
ATTİLÂ İlhan nasıl anılır? Ölümünün birinci y...
Derya SAZAK
Sabahattin Ali'nin romanı
Başın öne eğilmesin / Aldırma gönül aldırma. ...
Meral TAMER
Hükümet, İslami holdingzedelere neden duyarsız?
Adalet Bakanı Cemil Çiçek'i, 2000 yılında Alm...
Yaman TÖRÜNER
Rastlantılar zinciri
Beş yıl önce, görülmemiş bir ekonomik kriz ya...
Güngör URAS
Avrupa, Türkiye'ye bizim verdiğimizden fazla önem veriyor
Avrupa önem vermese, Türkiye ile neden uğraşs...
M. Ali BİRAND
Türkiye, Pamuk ile gurur duyuyor...
Nobel ödülünün ne anlama geldiğini bilmeyenle...

© 2006 Milliyet