Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Ekim 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gökova, Akyaka, Dalyan, Köyceğiz


Türkiye'nin dört bir yanı bir cennet. Gökova, Akyaka, Dalyan, Köyceğiz hattını, daha önce bölük pörçük gezmiştim. Ama geçen ay, bir hafta boyunca doya doya bu güzelliklerin tadını çıkarma fırsatı bulduk. Son haftalarda İzmir, Muğla, Kocaeli, Bursa, Trabzon'a gidip geldim ama Gökova gibisi yok.
Gökova Körfezi'nin en güzel yerlerinden biri de Akyaka. Mini minnacık bir belde. Türk mimarisinin en güzel örnekleriyle donanmış. Sadece ve sadece ahşap evler var. Ağahan ödüllü Nail Çakırhan'ın en güzel eserleri Akyaka'da.
Bu yıl için geçti ama gelecek yıl için tatil planları yapıyorsanız ya da hava güzel olur da bayramda birkaç günlüğüne de olsa kafa dinlemek isterseniz, atlayın uçağa, bir saat sonra Akyaka'dasınız.
Neden aradan haftalar geçmesine rağmen ille de Akyaka'yı yazmak istedim. Çünkü, Türkiye'nin en güzel yörelerinden birisi. Çünkü, bu güzelliğin her şekilde korunması ve model bir kent olarak başka bölgelerimize de taşınması gerekliliğine inanıyorum.
Akyaka'da sadece tarih, doğa ve deniz yok, hemen her konuda alabildiğine bir hoşgörü ve zenginlik de yaşamın bir parçası haline gelmiş. Turizmde, henüz gelenleri her koşulda kazıklayacak kadar profesyonelleşmemişler. Her ne kadar aykırı örnekler çıksa da mimariyi yozlaştırmamışlar. En önemlisi de yaşadıkları mekâna sahip çıkıyorlar. En azından bu konuda samimi girişimler var.
Teknelerle haftalık ya da günü birlik turlara çıktığınızda, hemen her gün yeni bir sürprizle karşılaşabiliyorsunuz. Mavi turları unutulmaz kılan da bu sürprizler değil mi!..
Kleopatra Plajı, Dalyan, Köyceğiz, İztuzu Plajı, çamur banyoları, azmaklar ve birbirinden güzel onlarca koy. Her biri ayrı keyif.
Caretta caretta kaplumbağalarına da ev sahipliği yapan İztuzu Plajı, dünyanın en uzun plajlarından biriymiş. Bölgenin hemen her yerinde olduğu gibi tatlı su ile denizin birleştiği bir noktada bulunuyor. Yaz aylarında herhalde on binlerce kişi aynı anda denizden yararlanıyordur. Birkaç saatlik mesafedeki Patara'dan sanki daha bir güzel geldi.
İskender'in ta Mısır'dan kum getirerek özel bir plaj oluşturduğu rivayet edilen ve çıkışta tek kum tanesinin bile dışarıya çıkarılmasına izin verilmeyen, Kleopatra Plajı ise geyik muhabbetinin en bol yaşandığı yerlerden biri.
Köyceğiz Gölü'nün nakışla işlenmiş gibi serpiştirilmiş adacıkları arasında hele bir de günbatımında yol alırsanız değmeyin keyfinize. Tarihi kaya mezarlar, kamıştan tüneller ve her biri birbirinden fiyakalı tekneler. İstanbul minibüsleri gibi sahibinin zevkine göre boyanıp döşenmişler. İskelede bekleyen tekne sayısı, Kadıköy meydanındaki dolmuşlardan çok daha fazlaydı.
Ağva'da görenlerin bayıldığı, su içindeki restoranlardan da yüzlercesini sayabilir, Ege ve Akdeniz mutfağının tüm zenginliklerini tadabilirsiniz. Fiyatlar da öyle Bodrum, Marmaris, Çeşme ve benzeri popüler yerler kadar uçuk değil.
En heyecan vereni de, buz gibi suların olduğu azmaklara girmekti. Birkaç defa girin, kışın hasta olmazsınız dediler. Girdik ama ne girme. Kışın denize atlamak gibi bir şey. Girmekle çıkmanız bir anda oluyor ama her defasında yeni denemeler yapmaktan da geri kalmıyorsunuz.
Bir seremoniye dönüşen çamur banyoları, özellikle yabancı turistlerin favorisi. Tepeden tırnağa çamura bulanıp güneşte iyice kuruduktan sonra bol bol fotoğraf çektirip bu kez de kendinizi kaplıcaların sıcak sularına atıyorsunuz.
Peki onca güzellik arasında sırıtan ya da şöyle olsaydı diyeceğiniz aykırılıklar yok muydu? Elbette vardı.
Zaten kendileri de bunlara fazlasıyla kafa yoruyorlar. Yozlaşmamak için direniyorlar. Sivil hareketler giderek güçleniyor.
Özetin özeti: Turizm yağmacıları, umarız buralara da kıymazlar. En başta da Ankara'dakiler...

aguclu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Vız gelir durum murum, kodum mu oturturum
Nedendir bilinmez, insanın aklına bazen bir N...
Melih AŞIK
Soykırım kıyağı!
Ermeni, Süryani, Pontus... Tarihleri aynı zam...
Fikret BİLA
'Anneler arasında ayrım yapmayız'
Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın, ...
Hasan CEMAL
2007'yi yüzüne gözüne bulaştırmak!
Akıl tutulması dizisinin son yazısı bugün. İl...
Güneri CIVAOĞLU
Cenazede düşündüm ki...
Gazeteye gelmeden önce bir aile büyüğümüzün v...
Can Dündar
"İşin sırrı, yazdığını yırtıp atabilmektir"
Eskiden ben geceleri çalışırdım. Bütün şehir...
Abbas GÜÇLÜ
Gökova, Akyaka, Dalyan, Köyceğiz
Türkiye'nin dört bir yanı bir cennet. Gökova,...
Hasan PULUR
Kanuni, Fransa Kralı ve Cezayir...
FRANSA'ya o kadar kızdık ki, -haklı olarak- n...
Derya SAZAK
Ödül
Orhan Pamuk'un 2006 Nobel Edebiyat Ödülü'nü k...
Meral TAMER
Nobel Barış Ödülü'nün sahibi dostum olur!
Bangladeşli ekonomist Muhammed Yunus ve kuruc...
Ece TEMELKURAN
Tatil geldi. Haydi lobotomiye!
Klişe kovasına batırılıp çıkarılmış tatil fot...
Osman ULAGAY
Orhan Pamuk Nobel'i nasıl aldı?
Romancımız Orhan Pamuk'un Nobel Edebiyat Ödül...
Güngör URAS
Nobel Ödülü'nü Pamuk'un alması Türkiye için önemli
Nobel Ödülü önemli. 1900 yılından bu yana tek...
Serpil YILMAZ
OMV'nin Başkanı Ruttenstorfer: Nabucco anahtar proje olacak
Orta ve Doğu Avrupa`nın önde gelen petrol ve ...

© 2006 Milliyet