|
 |
|
|
Gölgede kalan yıllar vardır
Görüş / Bülent Buda
Işıklar içinde yatsın Haydar Aryal... 1965'te Fenerbahçe'ye giderken, İzmirspor'da başkanımızdı. O günlerde gazeteci soruyor Haydar Abi'ye, "Bülent Fenerbahçe'ye gidiyor ne diyorsunuz?" O da "İyi güzel gidiyor da daha Kadıköy Çarşısı'ndaki domates biberin fiyatını bilmiyor!"
Okuyunca çok alınmıştım. Sözcüklerin ardındaki iletiyi algılayamadan, yüzeysel bakarak. Aynı gazeteci bu kez bana "Başkan böyle diyor, sen ne diyorsun" diye sorunca soluksuz lafa girdim, "Başkanın bilmediği bir şey var.
Ben Bayram Yeri Pazarı'nda domates biber satarak büyüdüm!" 23 yaşın toyluğunda verilen yanıtın kalitesi de o kadar oluyordu!
Onlarsız yaşamda da futbol var
Güya futbolcunun okumuş olanıydık! Onca yıl ne felsefe, ne mantık! Kıyısında bile gezinemedik. Fenerbahçe'ye gidebilecek düzeye gelince de kendimizi adam sayıp, "uyarıları" kıskanan insanların bir tür ukalalığı olarak algıladık. Sonra İnönü'de Fenerbahçe seyircisi önüne çıkıp, ertesi gün de Fenerbahçe medyasının yorumlarını okuyunca Sayın Haydar Aryal'ın domates biberden neyi kastettiğinin farkına vardık, ama artık herşey için çok şeyin geç olduğunu ancak o zaman anlayabildik!
Aslında size neyin yakışacağını ya da sizin neye yakışacağınızı belirleyebilmek bir zevk sorunudur. Seçimler belirliyor daha çok yaşamın nasıl süreceğini. İstanbul medyası beni ilk oyunumda beğenmedi. Öyle yazdılar ki, sanki sonra bir kaç maç ben ne yapsam o medyaya göre ben zevksiz bir seçim gibiydim. Bir de ne işim vardı ki oralarda, Fenerbahçelerde? Gerçekten doğruydu. Medyasız, seyircisiz bir dünyada İstanbulspor'da 5 yıl huzurla, kucak kucağa aramızda futbol topu, kendi halimizde yaşayıp gittik. Elbette üç büyüklerde oynamak bir başka duygu. Lütfen, abartmayın onlarsız yaşam da, futbol da var. Eğer yaşamınızda tek değer para değilse.
Gölgede kalan yıllarınız vardır. Farkedin, güneş bir adım ötenizde olabilir.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|