|
 |
|
|
MÜZİK
Yusuf İslam ve Alanson'un "izleri"
"Footsteps in The Light (Aydınlıkta İzler)" adlı albüm, inançları uğrunda yaşayan bir adamın, Yusuf İslam'ın semavi yolculuğunu anlatıyor. Sanatçı kapanıştaki "Angel Of War" adlı parçada Mazhar Alanson'la da düet yapıyor
MURAT BEŞER
Onun her manada gönüllerde kabul görmüş iki adı var; biri Cat Stevens, diğeri Yusuf İslam. Bu isimlerden hangisini kullandığınız, kendisini ne olarak görmek istediğinize göre değişiyor. Kimileri onu kalbinde halen yumuşak şarkılar söyleyen kederli bir romantik olarak saklarken, diğerleri İslamiyeti kabul ettikten sonra yaşam defterinde yeni sayfa açan bir mümin, Allahın huzurunda eşitlerden biri ve sıradan bir kul olarak kabul ediyor.
Her iki kimlik de nihayetinde belli bir itibar ve sevgiyi içermekle birlikte; müzisyenliği açısından ikincisinin yarattığı büyük değişim tartışılmaz.
Müzikten uzak yıllar
O güne kadar sakin ve hüzünlü pop şarkıları söyleyen Cat Stevens, 1977 yılında Müslüman olarak Yusuf İslam adını alınca, pop dünyasında ufak çapta bir şok yaşanmıştı. Çünkü inançları uğruna yaşamını kökten değiştiren müzisyenler çok sık çıkmıyordu karşımıza.
Müziği bırakması Batı'da hüsran yaratırken, "imana gelişi" Doğu'da büyük bir zafer olarak kabul görmüş; ancak hayır için tüm enstrümanlarını satışa koyması her iki dünyada da büyük bir takdir ve hayranlıkla karşılanmıştı.
Aslında kalben hiçbir zaman müziği bırakmamıştı Yusuf. Şeklen uzak duruyor, sektöre girmiyor, albüm yapmıyor, konser vermiyor, ticari çalışmalarda bulunmuyordu. Sadece hayatında açtığı yeni sayfada el yazısının karakterini değiştirmeyi ve puntolarını küçültmeyi düşünüyordu.
Müzik artık onun için inançlarını dile getireceği hakça bir paylaşımdı. Dervişliğe tahvil olmuş pop şarkıcılığının ve huzura eren ruhunun meyvelerini vereceği yeni bir cennetti.
20 küsur yıl pop camiasında esamisi okunmadı Yusuf'un. Arada bir Çarşamba semtinde bir ibadet sırasında görüntülendi ya da 11 Eylül sonrasında Amerika'ya alınmayınca gazetelerin birinci sayfalarına taşındı.
Şimdi bize müzisyen olduğunu hatırlatıyor Yusuf ve yeni bir albümle gündeme geliyor. "Footsteps in The Light (Aydınlıkta İzler)" inançları uğrunda yaşayan bir adamın, Yusuf'un semavi yolculuğunu anlatıyor.
Yenilenmiş eskiler
Asır Müzik etiketli (Türkiye dışında satışı yasaktır ibaresiyle satışa çıkan), 15 parçadan oluşan ve yapımcılığı Ömer Gökalp tarafından üstlenilen albüm dört eski şarkı içeriyor. "Angel of War" dışında hepsi birer Cat Stevens klasiği olan "Wind (Rüzgar)", "Wild World (Vahşi Dünya)" ve "Peace Train (Barış Treni)" albümde yeniden yorumlanıyor. Yusuf'un müziği bıraktıktan sonra 1980 yılında yazdığı ilk ilahi "A is for Allah (A Allah İçindir)" adlı parça da bu albümde yer alıyor.
Kapanıştaki "Angel Of War (Savaş Meleği)" adlı parçada tanıdık bir simayla, Mazhar Alanson ile düet yapıyor Yusuf.
Bu savaş karşıtı şarkı "My Lady D'arbanville"in yeniden yorumu. Yüz yüze gelmeyen iki müzisyen, düeti bilgisayar ortamında gerçekleşmiş.
Alanson'ın şarkıdaki (ve genel olarak) ruhani kimliği, dervişlikle berduşluk arası bir fanteziden ibaret kalırken, Yusuf organik Müslüman olarak yer alıyor. Neticede ikisi birbirine benzemiyor; belki de ağız birliği yapmış bu ayrıksılık, bize yaradan sevgisinin herkesin içinde başka yeşerdiğini anlatıyor.
Sevgi ve dostluk şarkıları
Cem Özkan Redbone topluluğunun basçısı değil. Kızılderili de değil. Önceleri China Band, sonra Rebel Moves'da dinlediğimiz, sevecenliğine utangaçlığın bulaştığı hissedilen, has müzisyen görüntülü biri o.
Özkan'ın ilk albümünün adı mütevazı ve sevimli; "Kendimce". Bu sözcüğü söylerken boynunun hafif yana doğru büküldüğünü, kapağa yansıyan bu fotoğrafın da onu iyi anlattığını kavramak mümkün. Müzik de adıyla uyumlu.
Büyük iddialar, kocaman kocaman laflar yok. Konular, sade semt insanının dünyasından geliyor. Vefa, komşuluk, bir arada yaşama değerleri her şeyin üzerinde. Şarkıların renge ihtiyacı olsa da, funky gitarlar, ZZ Top'ı anımsatan rock tınıları iyi ancak sözler naif. Son üç şarkı yavaş ve daha derin. Son 10 yılda çıkınında biriktirdiği bestelerini değerlendiriyor bu çalışmada Özkan.
Çağdaş mitolojiler
Patricia Barber'ı sevmek için caz müptelası olmak gerekmiyor. O çok farklı; emsallerinden çok daha renkli. Şairane bir ihtirasın sahibi. Sofistike ve edebi bir yapısı var.
Yeni albümü "Mythologies", Yunan mitolojisini yorumlayan Romalı şair Ovid'in satırlarından esinleniyor. Dilsel bağlama önem veren, duyguyu öne çıkaran Barber, bir Rönesans ressamı ile Yunan filozofu arasında duruyor bu çalışmada.
11 parçanın her biri ayrı bir karakter; Barber'ın elinde hamur gibi yoğrulan. Barber bu arkaik karakterleri, modern düşüncelerin filtresiyle birlikte Freud'dan Wittgenstein'a kadar bir dizi düşünürün çemberinden geçiriyor.
Pop, ballad, rock, post-bop; şairane bir manzaranın içinde alt alta üst üste. "Mythologies" yalnız anlar için. "Mythologies", Barber'ın ustalık çalışması.
|
|
|

|