Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Ekim 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Orhan Pamuk'u kutluyorum


YILLARDIR özlüyorduk bir Nobel ödülü almayı. Oldu işte. Orhan Pamuk'un aldığı ödül, onun da söylediği gibi, Türk edebiyatına verildi.
Çünkü Orhan Pamuk'un Nobel kazanmasında pazarlama yeteneğinin bir rolü olsa da, asıl faktör, romanlarında dünya insanına 'biz'den renkler, tatlar, hisler sunmasıdır.
İsveç Akademisi ödül gerekçesinde ne diyor?
"Ödül, kentinin (İstanbul'un) melankolik ruhunun izlerini sürerken, kültürlerin birbiriyle çatışması ve örülmesini gösteren yeni simgeler bulan Orhan Pamuk'a verildi."
İstanbul'un melankolik ruhu, kültürlerin çatışması ve örülmesi; bu 'biz'iz işte... Orhan Pamuk'un başarısı, bu muazzam davaya nüfuz etmesi ve bunu dünya insanlarına taşıyan 'yeni simgeler' yaratabilmesidir.

Bundan sonra...
Pamuk'u sansasyonel siyasi çıkışlarından dolayı zaman zaman eleştirdim; "İki Orhan Pamuk" olduğunu yazdım. Doğu-Batı sorunsalının yazarı büyük Orhan Pamuk'u hep övdüm.
Pazarlamacı, sansasyoncu Orhan Pamuk'u hep eleştirdim.
Nobel'i kazanan Orhan Pamuk, birincisidir. Hasan Cemal'e bu ödülü "Mevlana, Nâzım, Yahya Kemal, Yaşar Kemal, Şeyh Galip, Oğuz Atay"lar çıkaran Türk edebiyatının aldığını söyleyen Pamuk'un derinliğini de görüyoruz bu sözlerinde.
Şeyh Galip'in "Hüsn-ü Aşk"ını bilen, eline alsa okuyabilecek kaç kişimiz kaldı?!
Pamuk bu ödülle öyle bir yere yükseldi ki, artık "öteki Orhan Pamuk" ona yüktür. Umarım politik olgunluğu tercih edecektir. Fransız Milli Meclisi'nin yasakçı kararını eleştirmesi çok iyi bir işaret. Vereceği Ermeni konferansında da sansasyonel ve kışkırtıcı manşetlik laflarla yaraları kaşımak yerine, ağırbaşlı, barıştırıcı, 'filozofça' konuşmasını umuyorum.
Tam bir yıl önce "İki Orhan Pamuk" diye yazmışım, son bölümü şöyle:

Doğu-Batı sorunu
"Bugünkü Türkiye'de, hatta belki bugünkü dünyada 'Doğu-Batı sorununu' en iyi anlayan ve anlatan yazarlardan, düşünürlerden biri...
Kökleri çok derinlere giden bu Doğu-Batı sorunu, Pamuk'un da belirttiği gibi, 11 Eylül'den itibaren dünya gündeminin baş sırasına oturdu.
Doğu-Batı sorununu işlemesinin dünya çapında ilgi çektiğini söyleyen, işte bu Orhan Pamuk'tur.
11 Eylül'den çok önce, 'Beyaz Kale' romanında bu Doğu-Batı meselesini işledi. Peyami Safa'nın 'Fatih Harbiye' romanıyla bu bakımdan benzerlik kurması doğrudur.
Doğu-Batı sorunu üzerindeki büyük sancılı düşünceler bizde Sadık Rıfat Paşa'ya, Namık Kemal'e, Ali Suavi'ye kadar gider.
Orhan Pamuk, 'Türkler Doğu-Batı romanını icat etti ve dünyaya kazandırdı' derken hem haklıdır hem edebiyat ve düşünce adamı olarak 'büyük'tür: '11 Eylül'den sonra Doğu-Batı dünyanın sorunu oldu. Türkiye'nin bu sahadaki birikimi dünya için önemli hale geldi.'
Türkiye'nin insanlık kültürüne bu büyük katkısında, bugün önde gelen edebiyat sözcülerimizden biri 'bu Orhan Pamuk'tur.
'Beni biraz rahat bırakın. Üzerime gelmeyin. Bu ülkenin insanıyım. Bakın burada yaşıyorum' diyor. Bu sözlerinden çok duygulandım, sevdim. 'Bu Orhan Pamuk'u seviyorum, çok takdir ediyorum.
'Öteki Orhan Pamuk?' mu? Ölçüsüz, gazaplı sözlerinden kendimi hakarete uğramış hissediyorum, herkese tavsiye ettiğini kendisinin de tutmasını diliyorum: 'Öfkesini gırtlağında tutmak'..."

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Orhan Pamuk'u kutluyorum
YILLARDIR özlüyorduk bir Nobel ödülü almayı. ...
Çetin ALTAN
Mercimek
Latincesi "Lenticula"dır. Yeşili vardır, kırm...
Yasemin CONGAR
Türk-Amerikan ilişkileri çok zorlanacak (2)
Ankara-Washington ilişkisini önümüzdeki dönem...
Can Dündar
'Fransa'daki Türkler toplu suç işlemeli'
İsmail Cem ismini ilkin TRT Genel Müdürlüğü d...
Semih İDİZ
Fikir özgürlüğü Fransa'ya en iyi misilleme olur
Fransa'nın "ahmakça" olduğu dünya genelinde k...
Faik ÖZTRAK
İlk dokuz ayda bütçe performansı
Bu yılın ilk dokuz ayındaki bütçe rakamları b...
Hasan PULUR
Tarihten bir yaprak...
TARİHE şöyle bir bakarsanız, Osmanlı'nın başı...
Yaman TÖRÜNER
Sıra Merkez Bankası'nda
Son beş yılda, bankacılık sektörümüz ve siste...
Osman ULAGAY
AB'ci mi olalım? Çin'ci mi?
Bu yazının esin kaynağı değerli dostum Hasan ...
Güngör URAS
Bütçenin "hizmet bütçesi" olmasının imkânı yok
2007 bütçesiyle hükümet halktan daha fazla al...

© 2006 Milliyet