|
 |
|
|
İlk dokuz ayda bütçe performansı
Bu yılın ilk dokuz ayındaki bütçe rakamları belli oldu. Genel bütçe bazında faiz dışı fazla 34.4 milyar dolara ulaşarak yıl sonu hedefini aşmış.
Bu performansa rağmen bütçenin alt kalemlerine bakıldığında, hem bu yıla, hem de gelecek yıla ait bazı sıkıntıları görmek mümkün.
İlk dokuz aydaki faiz hariç harcamaların yıl sonu hedefine oranı hâlâ geçen yılın üstünde. Bu, yıl sonunda başlangıçtaki nominal harcama hedefini aşmamak taahhüdünü yerine getirmekte hükümetin çok zorlanacağını gösteriyor. Harcamaların alt kalemlerine baktığımızda, cari transferler ve yatırım harcamaları dışındaki kalemlerdeki artışların, ya geçen yılın çok üstünde, ya da geçen yıl seviyesinde olduğu görülüyor.
Vergi gelirleri endişe verici
Cari transferlerdeki düşük artış sosyal güvenlik affından sağlanan gelirden kaynaklanıyor. Bu, gelecek yıl olmayacak. Kaldı ki başta sağlık olmak üzere çeşitli sektörlerden yükselen sıkıntı sesleri ciddi bir ödememe ve borç biriktirme olduğunu gösteriyor. Yatırımlar üstündeki baskının sürdürülmesinin çok zor olacağı 2007 bütçesi müzakerelerinde ortaya çıktı. İktidarın seçim yılında her hafta bir tesisin temelini atmak veya açmak çabası içinde olacağı açık.
Gelirlerde gözlenen artış vergi dışındaki kalemler sayesinde gerçekleşmiş. Çoğu bazı özelleştirme gelirleri gibi bir defalık. Buna karşılık ilk dokuz ayda büyüme ve enflasyonun geçen yılın üstünde olmasına rağmen, vergi gelirlerindeki artışın geçen yılın altında kalması endişe verici. Kaldı ki bu yılın vergi gelirleri içinde TMSF'den yapılan tahsilatlar da var.
Orta vadeli programda 190 milyar YTL olması öngörülen bütçe harcamalarının 207 milyar YTL'ye yükseltildiği açıklandı. Eğer vergi esnekliğindeki bu gerileme önümüzdeki yıl da sürerse, vergi ve zam tedbirleri olmadan, gelecek yılın bütçe açığı hedefinin tutturulması oldukça güç.
Faiz harcamaları artıyor
Geçen yılın tamamında gerileyen faiz harcamalarının bu yılın üçüncü çeyreğinden itibaren artışa geçmesi de dikkat çekiyor. Haziranda bir yıl önceye göre yüzde 2.3 oranında gerileyen faiz giderleri eylülde geçen yıla göre yüzde 6.8 artmış. Mayıs ve hazirandaki türbülans sonrasında yaşanan bu gelişme, faiz giderlerinin faiz ve kur artışlarından çok kısa sürede etkilendiğini gösteriyor.
Küresel istikrarsızlığın arttığı bir ortamda bu borç yapısıyla önümüzdeki yılın faiz giderlerini tahmin etmek çok zor. Buna bir de, tedbirsiz tutturulacağı söylenen, yüzde 6.5 faiz dışı fazla hedefinin etrafında yaşanacak gerçekçilik tartışmaları eklenirse, önümüzdeki yıl borç dinamiklerinde önemli bir bozulma riski bizi bekliyor.
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|