Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Ekim 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
AB'ci mi olalım? Çin'ci mi?


Bu yazının esin kaynağı değerli dostum Hasan Cemal (HC). Son zamanlarda yazdığı yazılarda, Avrupa Birliği (AB) ve genel olarak Batı ile bütünleşme hedefinden sapacak bir Türkiye'nin nasıl derin çıkmazlara saplanacağını vurguluyor HC ve çoğu kez de "Çin'cilik çıkar yol değildir" diyerek bitiriyor yazısını.
İlle de AB'cilikle Çin'cilik arasında bir seçim yapmak zorunda mıyız, doğrusu bilmiyorum ama sorgusuz sualsiz AB'nin ve Batı'nın ipine sarılmanın, onların çizdiği bir rotayı harfiyen izlemenin Türkiye'yi mutlaka esenliğe ve refaha götüreceğine inanmak giderek daha zor geliyor bana.
Bunu söylerken, "Batı ve Avrupa zaten bizi bölmek yıkmak istiyor" saplantısına takılmış olan zevatın düşündüğü gibi düşünmediğimi hemen belirteyim. Benim algılayabildiğim kadarıyla sorun Batı'nın ve özellikle Avrupa'nın kendi içinde bir güven bunalımı yaşamasından kaynaklanıyor.
Küreselleşmeyle baş etmekte zorlanan bir AB'nin Türkiye'yi tam üye olarak benimseme ve hazmetme kapasitesi de hayli sınırlı görünüyor.

ABD ve AB'nin çıkmazı
Küreselleşme sürecini tetikleyen Batı'nın, bu sürecin yarattığı sorunlarla baş etmekte ciddi biçimde zorlandığı görülüyor. Aslında küresel ekonomideki ağırlıkların ve güç ilişkilerinin yeniden belirlenmekte olduğu bir süreci yaşıyoruz. Bunun belirtileri farklı biçimlerde ortaya çıkıyor her gün.
  • ABD küresel düzenin "Yalova kaymakamı" olma yolunda. Son olarak Kuzey Kore, ABD'nin uyarılarını hiçe sayarak nükleer bomba denemesi yaptığını ilan etti. Irak'ta çıkmaza saplanan ABD küresel düzenin denetimini tamamen elinden kaçırmış durumda.
  • Yaşlanan Avrupa'nın Fransa, İtalya, Almanya gibi çekirdek ülkeleri, küreselleşmenin gerektirdiği ekonomik dinamizmi yaratamıyor ve işsizliği yok edemiyor. Bu ortamda AB'nin genişlemesine karşı tepkiler artıyor.
  • Genişleyen AB'nin geleceğini belirleyecek anayasanın kendi geleceği belirsizliğini koruyor. Önümüzdeki dönemde AB'nin nasıl yönetileceğini kimse bilmiyor.
  • AB'ye geçen yıl tam üye olan ülkelerin çoğunda toplumsal ve siyasal huzursuzluklar yaşanıyor ve AB'ye kapağı atmanın geçmişten gelen sorunları yok etmediği görülüyor.
  • Kendi iç sorunlarıyla boğuşan AB'nin büyük düşünerek küresel bir güç haline gelme fırsatını değerlendirmesi hayli zor görünüyor.
  • Başta Fransa olmak üzere çoğu AB ülkesinde ulusal siyasetin gündeme damgasını vurduğu bir ortamda AB'nin büyük düşünmeye başlayarak Türkiye'yi kucaklayan bir tavra girmesi de giderek zorlaşıyor.


  • Çin modeli mi?
    Batı'nın büyük güçleri bu sorunlarla baş etmeye çalışırken Çin ekonomik gücünü hızla geliştirerek küresel oyunun belirleyici oyuncularından biri haline gelmeye aday olduğunu belli ediyor.
    Çok farklı ve kendine özgü koşullarda devleşen Çin çok yakından izlenmesi gereken bir ülke ama Türkiye için bir model oluşturması olanaksız. Ancak ABD ve Avrupa'nın ciddi biçimde bocaladığı bir dünyada Türkiye'nin bütün umudunu onlara bağlayarak kendi seçeneklerini düşünmekten vazgeçmesi de pek akıllı bir seçim gibi görünmüyor bana.

    oulagay@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Orhan Pamuk'u kutluyorum
    YILLARDIR özlüyorduk bir Nobel ödülü almayı. ...
    Çetin ALTAN
    Mercimek
    Latincesi "Lenticula"dır. Yeşili vardır, kırm...
    Yasemin CONGAR
    Türk-Amerikan ilişkileri çok zorlanacak (2)
    Ankara-Washington ilişkisini önümüzdeki dönem...
    Can Dündar
    'Fransa'daki Türkler toplu suç işlemeli'
    İsmail Cem ismini ilkin TRT Genel Müdürlüğü d...
    Semih İDİZ
    Fikir özgürlüğü Fransa'ya en iyi misilleme olur
    Fransa'nın "ahmakça" olduğu dünya genelinde k...
    Faik ÖZTRAK
    İlk dokuz ayda bütçe performansı
    Bu yılın ilk dokuz ayındaki bütçe rakamları b...
    Hasan PULUR
    Tarihten bir yaprak...
    TARİHE şöyle bir bakarsanız, Osmanlı'nın başı...
    Yaman TÖRÜNER
    Sıra Merkez Bankası'nda
    Son beş yılda, bankacılık sektörümüz ve siste...
    Osman ULAGAY
    AB'ci mi olalım? Çin'ci mi?
    Bu yazının esin kaynağı değerli dostum Hasan ...
    Güngör URAS
    Bütçenin "hizmet bütçesi" olmasının imkânı yok
    2007 bütçesiyle hükümet halktan daha fazla al...

    © 2006 Milliyet