|
 |
|
|
"Dünya Ticaret Ormanı..."
Satır Arası / Deniz Sipahi
Geçen gün arkadaşlar birinci sayfaya taşıdıkları habere çok güzel başlık atmışlar.
"Dünya Ticaret Ormanı..."
Evet...
O bildiğimiz, on bir yıldır bekleyen ve bundan sonraki on bir yıl sonrası için de ne olacağı belli olmayan Basmane'deki meşhur çukur...
Şimdi o çukurda ağaçlar büyümeye başlamış. Birçok kez yazdım; yine tekrarlamak istiyorum.
Böyle bir olay sadece Türkiye'ye özeldir; belki de İzmir'e...
Neden mi?
Çünkü bir proje ya yapılır, ya da yapılmaz. Yapılacaksa bunun gerekleri ortaya konur, düzenlemeler yapılır, gerekli izinler alınır, inşaat başlanır ve en kısa sürede bitirilir. Ardından da işletmeye açılır.
Yok eğer yapılmayacaksa; buna da karar verilir ve geriye dönülür, yüklenici firmaya "Özür dileriz, biz ayıplı bir mal satmışız. Doğacak zararı karşılamaya hazırız" deyip, yeni bir plan yapılır.
Ama ikisi de yapılmıyor.
Bilirkişilerin neyi bilip, neyi bilemediğini de kestiremiyoruz.
Bir proje üzerinde dört bilirkişinin, neredeyse dört farklı rapor sunmasını kusura bakmayın ben pek anlamıyorum.
Kamunun ve İzmirlilerin ortak çıkarı için tek bir doğru varsa nasıl oluyor da; bu işin uzmanları bir konsensus sağlayamıyorlar.
* * *
Bu çukuru herkes görmemezlikten geliyor.
Özel yaşantınızda bazı gerçekleri görmemezlikten gelebilirsiniz; kimse size bunun hesabını sormayabilir.
Ama bir kentin çıkarları söz konusu olduğunda böyle bir tavır sergileyemezsiniz.
Kimse kusura bakmasın; odalar da dernekler de susuyor.
Hele meslek odaları "derin bir sessizlik" içinde.
Böyle davranamazsınız.
İzmir'in en prestijli yerlerinden biriyle ilgili karar vermelisiniz.
Mahkemeler bugüne kadar yapılmış iki planı da iptal etmiş olabilir.
Hatırlatmalıyım.
O zaman üçüncü planı yapmak zorundasınız.
Anlamadığım bir şey daha var.
Bu projeyi ihaleye çıkaran belediye değil mi? Parayı kasasına koyan ve bir opera binası bekleyen belediye mi, yoksa bir başka kurum mu?
Büyükşehir Belediyesi burasıyla ilgili bir yol haritası çizmeli, bunu bir başkasından da beklememeli.
* * *
Belediye, mahkeme süreci ne olursa olsun o bölgeyle ilgili yeniden oturup plan yapmalı.
Hatta daha cesur adım atarak; yüklenici firma ya da firmaları da karşısına alarak ortak bir noktada uzlaşma yoluna gitmeli.
Gitmiyorsa, gidemiyorsa da...
Bu işe bir son vermeli.
Ve kamuoyuna çıkıp demeli ki.
"Buraya bina yapılmayacak, yeşil alan olarak kullanacağız..."
Kabul...
İzmirliler, kesin bir şey duymak istiyor.
Burayı "Dünya Ticaret Ormanı" olarak görmek istiyorlarsa ne diyebiliriz ki...
Bir kentin geleceği belirsizlikleri kaldırmaz.
O zaman kaos yaratırsanız.
Siz kaosla uğraşırken de; detayları kaçırırsınız.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|