|
 |
|
|
Avrupa'da durum fena değil
LÜKSEMBURG
TÜRKİYE limanlarını Rumlara açmıyor, AB de KKTC üzerindeki izolasyonu kaldırmıyor! Tam kilitlenme noktası değil mi?
Öyle gözüküyordu ama Dönem Başkanı Finlandiya'nın bir ara çözüm önermesi bu meseleyi böyle ak-kara zıddiyeti içine sıkışmaktan kurtardı. Demek ki ara çözüm arayışları olabilir, bu arada Türkiye'nin de AB ile müzakere süreci devam eder!
Bu çok önemli bir gelişme. Lüksemburg'da artık "2006 içinde limanlarınızı açın" söylemi yerine "Önümüzdeki aylarda, yıllarda" diye yeni bir terminoloji gelişiyor! Bu terim Olli Rehn'e ait, en yetkili isimlerden biri!
Demek ki, 'limanlar' ve 'izolasyon' sorunları tartışılırken de Türkiye AB ile müzakerelerini sürdürecek!
"Müzakere sürecindeki ülke" görüntüsü Türkiye'ye 20 milyar dolar sermaye getirdi! Bu görüntü kesintiye uğramadan devam edecek; iyi haber bu!
Peki Rumlar Türkiye'nin müzakere sürecini askıya aldıramaz mı?
- Askıya alma fikrine AB'nin büyük devletleri karşı. Rumların da gücü yetmez.
Peki, Rumlar ne yapabilir?
- Mesela ulaştırmayla ilgili bazı fasılların açılmasını engelleyebilirler! Diğer fasıllarda Türkiye müzakereleri sürdürür, yani tren yoluna devam eder!
Lüksemburg'da kahvaltı arasında Dışişleri Bakanı Gül'ün danışmanlarıyla sohbet ediyorum, görüşleri özetle böyle. Biraz sonra Gül'le toplanacaklar, öğleden sonraki müzakereler için çalışacaklar.
301. madde
Türkiye için diğer sıkıntılı bir konu 301. madde... Uçaktaki sohbetimizde Abdullah Gül'ün söyledikleri:
- Türkiye hür ve demokratik bir ülkedir, herkes özgürce konuşuyor, yazıyor. 301. maddeden açılan davaların hepsi beraatle sonuçlandı, yargı sürecinde bir tek dava var. Her şey tamam demiyorum, elbette eksiklerimizi de biliyoruz. Süreç içinde bunları da gidereceğiz.
Gül, sözü Fransa'ya getiriyor:
- Türkiye ekonomi ve demokrasi alanında gelişen bir ülke, Fransa AB'nin lokomotif ülkesi, bakın orada bile neler oluyor!
Gül, Ermeni meselesinde fikir özgürlüğünü kaldıran Fransa'yı da AB'nin nasıl eleştirdiğine dikkat çekiyor:
- Bunları kamuoyumuz bilmeli. Hep Türkiye'yi eleştiriyorlar sanılmasın.
Diplomatlar 301. madde konusunda formül arıyor. Bu maddeden açılacak davaların Adalet Bakanı veya Cumhurbaşkanı'nın iznine tabi olması, "tehlike suçu" sayılarak "açık ve yakın tehlike" kıstasının getirilmesi gibi... Bu konu çok tartışılacak.
'Gelişmeler iyi'
Ve basın toplantısı... Geçen sene Avusturya'nın dönem başkanlığı sırasında yapılan basın toplantısındaki asık suratlar ve gergin ortam yok. Herkes rahat, yüzler gülüyor.
Olli Rehn, "Gelişmeler iyi" diye söze başlıyor.
Anlaşılan 301. madde konusunda Gül'ün verdiği izahat olumlu bir etki yaratmış, Türkiye'nin bir çözüm getireceği kanaati oluşmuş.
Limanların açılması ve izolasyonun kaldırılması konusundaki kilitlenmeyi çözmek için Finlandiya'nın araya girmesi ortamı bir hayli yumuşatmış.
Hiç kimse Kıbrıs meselesine, limanların açılmasına özel bir vurgu yapmıyor. Peki, Fin planı tutmazsa ne olacak? Bu soruya Fin Dışişleri Bakanı Erki Tuomioja'nın ve Olli Rehn'in cevapları aynı:
- Şu anda masada bu var, başka bir ihtimal düşünmek istemeyiz.
Bunlar olumlu gelişmeler. "İlerleme Raporu"nun sanıldığı gibi sert olmayacağını söyleyebiliriz.
Bugün itibariyle Avrupa'da durum hiç de fena değil.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|
|

|