Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Ekim 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Düz ovada siyaset


PKK ve askerin PKK'yla mücadelesi Türkiye'nin en duyarlı konusudur.
Liderlerin bu konuya ilişkin açıklama ve tutumlarının kamuoyunda geniş yankı bulması, tartışmalara yol açmasının nedeni de bu duyarlılıktır.
Örneğin Başbakan Erdoğan'ın "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir" sözü, sarf edildiği günden bu yana siyasetin gündemindedir. Başbakan Erdoğan, bugün bile bu sözünü izah etmeye, düzeltmeye çalışıyor. Bu çabası, "özür dileme"ye kadar vardı.
Erdoğan'ın bu gayretinin nedeni de yine aynı duyarlılıktır.
Son günlerde ise DYP lideri Mehmet Ağar'ın, "Dağda silah yerine ovada siyaset" sözü yoğun biçimde tartışılıyor. Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın, Ağar'ın bu yaklaşımını eleştirmesi de aynı duyarlılığın bir ifadesi...
Ağar, sözlerine açıklık getirerek, Org. Büyükanıt'ın algıladığı gibi bu sözleriyle bir genel af imasında bulunmadığını, amacının, PKK bağlamında ova ile dağ arasındaki bağlantıyı kesmek olduğunu açıkladı. Bundan sonra dağa çıkılmasın diye bu yaklaşımı gösterdiğini ısrarla vurguladı. Buna rağmen tartışma devam edeceğe benziyor.

Ovadaki siyaset
Olaya PKK açısından bakalım...
PKK'nın ovada siyaset yapma sorunu var mı?
Yok. PKK ovada siyaset yapıyor. Hem ovada siyaset yapıyor hem de dağda silahla geziyor.
Güneydoğu'da yerel yönetimlerin önemli bir bölümünü bu çizgide siyaset yapan kişi ve partiler tarafından kazanıldı. Bu konudaki örnekler, PKK'nın "Dağda silah, ovada siyaset" çizgisini kanıtlayacak nitelikte. O kadar ki, baba ovada belediye başkanıyken, çocuğu dağda PKK kadrosunda bulunuyor.
PKK'nın ovada siyaset sorunu yok.
TBMM'de siyaset sorunu var.
Dağ-ova ilişkisini yürütenlerin, bu iki olguyu "birbirinin güvencesi" olarak gördüklerine de şüphe yok.
Bu durum geçen günlerde DTP Genel Başkan Yardımcısı Tuğluk tarafından, "PKK ile DTP'nin tabanı aynı" sözleriyle de yansıtılmış oldu.
Bu söylem, ovada siyaset yapanların, dağdaki PKK ile ilişkilerini kesmek gibi bir yaklaşım içinde olmadıklarını da gösteriyor. Bu çizgideki parti ve kuruluşlar için siyaset alanındaki sorun yüzde 10'luk baraj. Talep, bu barajın DTP'nin de TBMM'ye gireceği bir düzeye düşürülmesi.
Ancak bu, PKK'yla çizgi birliğinin bozulması, ilişkinin kesilmesi anlamına gelmiyor, bu siyaset içinde doğuracağı sonuç PKK ile TBMM arasında ilişki kurulması olacaktır. Merkez sağ ve soldaki partilerin soruna siyaset yoluyla yaklaşımları da bu nedenle tasvip edilmiyor.
Ovada siyaset yapmak PKK'nın değil diğer partilerin sorunu olarak duruyor.

PKK'nın siyasi hedefi
PKK, bağımsız Kürt devleti kurmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü. Bu amacından vazgeçtiğini ise, Abdullah Öcalan'ın yakalanmasından sonra -konjonktürel olarak- vurgulamaya başladı. Bağımsızlığı erteleyen veya öne çıkarmayan, ancak aynı yolda adım sayılabilecek diğer siyasi talepleri gündemde tutmak için çaba sarf ediyor.
Bu talepler PKK'nın "Dağda silah, ovada siyaset"inin talepleri:
1- Genel af,
2- Kürtçe eğitim,
3- Tek devlet de olsa "iki ulus"un kabul edilmesi ve Anayasa'ya geçirilmesi.
PKK gibi örgütlerin siyasi hedeflerine ulaşmadan, zorunlu kalmadıkça silah bıraktıkları görülmemiştir.
Siyasetteki zorluk, kamuoyundaki duyarlılık buradan kaynaklanmaktadır.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Avrupa'da durum fena değil
TÜRKİYE limanlarını Rumlara açmıyor, AB de KK...
Melih AŞIK
Temiz sorular!
"3 bin 200 belediyenin yaklaşık 1700 tanesi b...
Fikret BİLA
Düz ovada siyaset
PKK ve askerin PKK'yla mücadelesi Türkiye'nin...
Hasan CEMAL
Büyükanıt Paşa parti lideri mi?
Büyükanıt Paşa parti lideri mi? Bu sorum yeni...
Güneri CIVAOĞLU
Muhalefet tuzağı
AKP iktidarı, AB'nin isteklerini verirse, iç ...
Can Dündar
Batı, 500 yılın rövanşını alıyor
Avrupa Birliği (AB) ile ilişkiler, sonucu olm...
Abbas GÜÇLÜ
Cumhuriyetin sembol isimleri?..
Ege Üniversitesi ilginç bir çalışma başlattı....
Hurşit GÜNEŞ
Talep hâlâ düşmüş değil
Bir süre önce talepteki gelişmeleri tüketici ...
Sami KOHEN
Meclis'ten beklenen...
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Fransız P...
Metin MÜNİR
Türksat 1B nerede?
Eğer Türksat uydu haberleşme şirketinin inter...
Derya SAZAK
Ağar'ın çıkışı
Kim derdi ki, "derin devlet" kavramıyla simge...
Meral TAMER
Yeşil sermaye mağdurlarından mektup var
İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler O...
Güngör URAS
Merkez Bankası bağımsız ama Başkan'ının eli bağlı
Merkez Bankası'nın (MB) Banka Meclisi'nde bir...
Serpil YILMAZ
'Bırakın herkes kendisi gibi olsun'
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllat...
M. Ali BİRAND
Nobel'in tadına varamadık (!)
Öyle olaylarla karşı karşıya kalıyorum ki, şa...

© 2006 Milliyet