Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Ekim 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Büyükanıt Paşa parti lideri mi?


Büyükanıt Paşa parti lideri mi? Bu sorum yeni değil.
Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Kara Kuvvetleri Komutanı'yken de bu soruyu bu köşede birkaç kez sormuş, bir asker kişi olarak çok fazla siyaset konuştuğunu belirterek kendisini eleştirmiştim.
Bugün de değişen bir şey yok.
Büyükanıt Paşa, Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturduktan sonra da siyasal konularda konuşmaya devam ediyor, gazetelere siyasal nitelikli açıklamalar yapmayı sürdürüyor.
Adını koymadan hükümeti, Meclis Başkanı'nı, sivil toplum kuruluşlarını eleştirebiliyor.
Tıpkı bir parti lideri gibi...
Bu açıdan vermiş olduğu son örneğin, bugüne kadarki çıkışlarıyla mukayese edildiğinde daha da çarpıcı olduğu söylenebilir. Çünkü bu kez bir muhalefet liderine, DYP Genel Başkanı Ağar'a cevap yetiştirdi Büyükanıt Paşa...
Nereden baksan yanlış!
Bir Genelkurmay Başkanı'nın bir muhalefet liderini böylesine uluorta eleştirmesi, demokrasilerde olağan bir durum değildir. Çünkü, düpedüz 'siyaset yapmak'tır Büyükanıt Paşa'nın bu tutumu.
Oysa siyaset askere yasaktır!
Demokrasilerde böyledir.
Demokrasiyi demokrasi yapan temel ilkelerden biridir, askerin siyasetten uzak durması.
Askerin siyaset yapması suçtur. Askerle siyasetin, askerle iktidar ve muhalefetin arasında bazı kırmızı çizgiler vardır uyulması gereken.
Ama gel gör ki, Büyükanıt Paşa anlaşılan askerle siyaset arasındaki bu kırmızı çizgileri pek öyle önemsemiyor.
Genelkurmay Başkanı olduktan sonraki konuşmalarında askerin siyasetle ilgisi olmadığını bir söylem olarak tekrarlamaya devam etse de, bunlar birer klişe gibi kâğıt üstünde kalıyor.
Yani inandırıcı olamıyor.
Mehmet Ağar örneğinde olduğu gibi, bal gibi siyaset yapıyor Büyükanıt Paşa.
Oysa, demokratik bir rejimde bu görüşler kapalı kapılar arkasında ifade edilebilir. Bunun için Milli Güvenlik Kurulu gibi, Cumhurbaşkanı ve Başbakan'la haftalık buluşmalar gibi meşru zeminler vardır.
Bu meşru zeminleri bırakıp, iktidarı ya da muhalefeti kamuoyu önünde muhatap almak yanlıştır. Bir değil, tam dört kez yanlıştır.
Birincisi:
Demokrasilerde asker sivile tabidir ilkesi açısından yanlış.
İkincisi:
Siyaseti gerdiği için, sivil-asker ilişkilerine zarar verdiği için, siyasal ve ekonomik istikrarı olumsuz etkilediği için yanlış.
Üçüncüsü:
Türk Silahlı Kuvvetleri'ni, Genelkurmay Başkanlığı makamını yıpratacağı için yanlış.
Dördüncüsüne gelince...
DYP Genel Başkanı Ağar'ın Güneydoğu ve Kürt sorunu ile ilgili olarak söylediklerinde isabet vardır. PKK'yı dağdan indirmenin, şiddete son vererek siyasetin önünü açmanın ve anaların acısını, gözyaşını bitirmek için çaba sarf etmenin ya da ateşkesi bir fırsat olarak görmenin eleştirilecek bir yanı ne olabilir ki?..
Kısacası:
Büyükanıt Paşa'nın bir parti başkanıymış gibi davranması hata. Çünkü askeri siyasetin içine çekiyor. Ve parti liderleri de kendisine yanıt vermek zorunda kalıyorlar.
Nitekim Mehmet Ağar da, ANAP lideri Erkan Mumcu da Büyükanıt Paşa'yı muhatap alan eleştirel çıkışlar yaptılar.
Başbakan Erdoğan'la Dışişleri Bakanı Gül'ün Ağar'ı kollayan açıklamalarında da Büyükanıt Paşa'yı onaylamayan bir üslup dikkati çekiyordu.
Bir tek Baykal'ın duruşu Büyükanıt Paşa'dan yanaydı ki, bu da şaşırtıcı değil.
Son söz:
Asker-sivil ilişkilerini rayından çıkarıcı tavırların bu ülkeye hiçbir hayrı ve yararı dokunmaz.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Avrupa'da durum fena değil
TÜRKİYE limanlarını Rumlara açmıyor, AB de KK...
Melih AŞIK
Temiz sorular!
"3 bin 200 belediyenin yaklaşık 1700 tanesi b...
Fikret BİLA
Düz ovada siyaset
PKK ve askerin PKK'yla mücadelesi Türkiye'nin...
Hasan CEMAL
Büyükanıt Paşa parti lideri mi?
Büyükanıt Paşa parti lideri mi? Bu sorum yeni...
Güneri CIVAOĞLU
Muhalefet tuzağı
AKP iktidarı, AB'nin isteklerini verirse, iç ...
Can Dündar
Batı, 500 yılın rövanşını alıyor
Avrupa Birliği (AB) ile ilişkiler, sonucu olm...
Abbas GÜÇLÜ
Cumhuriyetin sembol isimleri?..
Ege Üniversitesi ilginç bir çalışma başlattı....
Hurşit GÜNEŞ
Talep hâlâ düşmüş değil
Bir süre önce talepteki gelişmeleri tüketici ...
Sami KOHEN
Meclis'ten beklenen...
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Fransız P...
Metin MÜNİR
Türksat 1B nerede?
Eğer Türksat uydu haberleşme şirketinin inter...
Derya SAZAK
Ağar'ın çıkışı
Kim derdi ki, "derin devlet" kavramıyla simge...
Meral TAMER
Yeşil sermaye mağdurlarından mektup var
İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler O...
Güngör URAS
Merkez Bankası bağımsız ama Başkan'ının eli bağlı
Merkez Bankası'nın (MB) Banka Meclisi'nde bir...
Serpil YILMAZ
'Bırakın herkes kendisi gibi olsun'
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllat...
M. Ali BİRAND
Nobel'in tadına varamadık (!)
Öyle olaylarla karşı karşıya kalıyorum ki, şa...

© 2006 Milliyet