Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Ekim 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ağar'ın çıkışı


Kim derdi ki, "derin devlet" kavramıyla simgeleşen DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, günün birinde "devlet"in askeriyle PKK nedeniyle ters düşecek?! Ağar, "dağdaki silah seslerine son verecek olanları, ovada siyaset yapmaya" çağırıyor.
PKK'ya "af" niteliğinde görülen bu çağrı Kürt sorununa demokratik çözüm arayan çevrelerde hayli olumlu yankı uyandırdı. Ağar'ın 1990'lı yıllarda "sorunun çözümünde" başvurduğu yöntemleri bilenler açısından bu çıkış "şoke" ediciydi. DYP lideri, "Dağda tek bir terörist kalıncaya kadar silahlı mücadele devam edecek" retoriğini bir yana bırakıp askercil çözümlerin dışında bir arayışa taraftar olduğunu açıklıyordu. Ağar'ın Genelkurmay'ın tepkisine yol açan bir başka değerlendirmesi de "Benim dönemimde asker konuşamaz" sözleriydi.
Büyükanıt Paşa, "O zat iktidar da olsa da biz bu konuları konuşuruz" diye yanıt verdi DYP liderine. Bu tutum bile, AB sürecinde eleştirilen "ordunun siyasetteki rolü" konusunda kuşkuya yer bırakmayacak bir göstergeydi. Ağar sonuçta "siyaset yapıyor", PKK konusundaki sözleri kamuoyunda ve parti tabanında olumlu karşılanmıyorsa bunun bedelini seçimde öder! Demokrasilerde asker, iktidarla, muhalefetteki partilerle polemiğe girmez.
DYP lideri, Güneydoğu'daki olayların içinden geliyor. En az asker kadar deneyimli. "Vatan için kurşun atan da yiyen de birdir' ekolünden! Eğer 2006 Türkiye'sinde Ağar, "Bir şehit anasının 'vatan sağ olsun diyemiyorum' sözüne siyasetçiler kulak kapatamaz' diyorsa bunun bir anlamı yok mudur? Ağar bir siyasetçi olarak kendince bazı çözümler üretiyor ve bu düşüncesini seslendiriyor. Büyükanıt ise, "Herhalde cumartesi annelerinin feryadını kastediyor" diye karşılık veriyor. Söz yarışı, "Evlat acısı olan anaların ayrımı nasıl yapılacak?" diye sürüp gidiyor.
PKK terörü bitmedikçe bu tartışma da uzayacak!
Amaç tek bir gencimizin bile ölmemesi olduğuna göre, PKK'yı silah bırakmaya zorlamak açısından herkesin bir şeyler yapması gerekmiyor mu? DYP lideri de bunu söylüyor.
"Dağdaki son terörist ölünceye kadar silahlı mücadele devam edecek" yaklaşımı da bir kararlılığın ifadesidir. PKK'ya karşı elbette tek bir askerin burnunun kanamaması için gereken önlemler alınacaktır. Ancak bu tür demeçlerin "operasyon beklentisi"ne giren PKK'nın mayınlı tuzaklarına fırsat vermesinden de kaçınmak gerekiyor.
Çatışma ortamı son bulmadıkça, bu kayıplar devam edebilir.
Ağar, Güneydoğu insanını PKK'yı dağa çıkmaktan vazgeçirmeye çağırıyor. Bakalım, sözlerinin arkasında durabilecek mi?

dsazak@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Avrupa'da durum fena değil
TÜRKİYE limanlarını Rumlara açmıyor, AB de KK...
Melih AŞIK
Temiz sorular!
"3 bin 200 belediyenin yaklaşık 1700 tanesi b...
Fikret BİLA
Düz ovada siyaset
PKK ve askerin PKK'yla mücadelesi Türkiye'nin...
Hasan CEMAL
Büyükanıt Paşa parti lideri mi?
Büyükanıt Paşa parti lideri mi? Bu sorum yeni...
Güneri CIVAOĞLU
Muhalefet tuzağı
AKP iktidarı, AB'nin isteklerini verirse, iç ...
Can Dündar
Batı, 500 yılın rövanşını alıyor
Avrupa Birliği (AB) ile ilişkiler, sonucu olm...
Abbas GÜÇLÜ
Cumhuriyetin sembol isimleri?..
Ege Üniversitesi ilginç bir çalışma başlattı....
Hurşit GÜNEŞ
Talep hâlâ düşmüş değil
Bir süre önce talepteki gelişmeleri tüketici ...
Sami KOHEN
Meclis'ten beklenen...
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Fransız P...
Metin MÜNİR
Türksat 1B nerede?
Eğer Türksat uydu haberleşme şirketinin inter...
Derya SAZAK
Ağar'ın çıkışı
Kim derdi ki, "derin devlet" kavramıyla simge...
Meral TAMER
Yeşil sermaye mağdurlarından mektup var
İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler O...
Güngör URAS
Merkez Bankası bağımsız ama Başkan'ının eli bağlı
Merkez Bankası'nın (MB) Banka Meclisi'nde bir...
Serpil YILMAZ
'Bırakın herkes kendisi gibi olsun'
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllat...
M. Ali BİRAND
Nobel'in tadına varamadık (!)
Öyle olaylarla karşı karşıya kalıyorum ki, şa...

© 2006 Milliyet