|
 |
|
|
Yeşil sermaye mağdurlarından mektup var
Hükümet, İslami holdingzedelerle ilgili çözüm yollarını açmazsa, genel seçimler öncesinde AKP'nin başı epey ağrıyabilir
İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Yahya Arıkan, dün Hürriyet'teki röportajında pek güzel söylemiş:
"Kayıt dışı ekonomiyle mücadelede ilk adımı, seçimler için harcama yapan siyasi partilerin atması gerekir. Seçime giderken yaptıkları harcamaları, aldıkları bağışları kamuoyuna açıklasınlar. Biz, ücretsiz denetim yapmaya talibiz!"
Siyasi partilerin finansmanının şeffaf olmadığı bir ülkede, yolsuzlukların, kanunsuzlukların, mevzuat ihlallerinin, kayırmaların engellenmesi mümkün mü? Mümkün olmadığını AKP'nin ağır topları da biliyor kuşkusuz, ama gereğini yapmak işlerine gelmiyor. Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal...
Adalet Bakanı Çiçek'e...
Yeşil sermaye mağduru vatandaşlarımızdan Adalet Bakanı Cemil Çiçek'e mektup var.
Elçiye zeval olmaz diyerek özetle aktarıyorum:
Okurumuz İbrahim Selek'in mağdurlar adına 3 talebi:
1) Bazı holdingler 1000 ve altındaki hisseleri sahiplerine geri ödemek istediklerinde, "TTK'nın 329. maddesinde anonim şirketlerin kendi hisse senetlerini temellük edemeyecekleri, 405. maddesinde de pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri hususlarının hükme bağlanmış olması nedeniyle, söz konusu şirketten pay bedellerinin geri alınması mümkün değildir," hükmüyle karşılaşmışlardır. Bu konuda gerekli düzenlemenin yapılması.
2) TMSF gibi bir birim oluşturarak gerekli incelemenin yapılması (Devlet kesesinden para ödensin demiyorum), bu incelemeler sonunda durumu istismar edenlerin belirlenip adalete teslim edilmesi, mal varlıklarının incelenerek haksız kazanç elde etmişlerse bunların geri alınması.
3) Bu holdinglerin şimdi çalıştırdıkları işletmelerin sıkı kontrol altına alınması ve bunların istismarının önlenmesi.
Kendisini YİMPAŞ mağduru diye tanıtan okurum Serdar Mermey ise "Almanya'daki mağaza açılışına katılırken, ben bu şirketlerin 5-10 sene sonra dolandırıcı olacağını nereden bilebilirdim ki?" diyen Adalet Bakanı Çiçek'e önemli bazı hatırlatmalarda bulunuyor:
Çiçek'in yetkisi var
"Dursun Uyar'ın daha önce Yibitaş'ta neler yaptığı ve hangi yöntemlerle çalıştığı basına yeteri kadar yansıdı. SPK'nın YİMPAŞ'la ilgili suç duyuruları da basına yansıdığı gibi Başbakanlığa bağlı Sermaye Piyasası Kurulu'nun sitesinde de devamlı yayınlanıyor. İsteyen, www.spk. gov.tr'nin haftalık bültenler kısmının arama motorundan ya da "cezalar ve suç duyuruları" bölümünden bakabilir.
Mesela YİMPAŞ hakkında ilk suç duyurusu 04.05.1998'de 47/A-4 suçundan dolayı yapılmıştır; 18.05.1999'da 7 ayrı suç duyurusu vardır. Bir suç duyurusu da 20.05.1999'da yapılmıştır. Bunların hepsi Adalet Bakanı Çiçek'in katıldığı 2000 yılındaki Almanya mağaza açılışından önceki suçlardır.
Daha da önemlisi 2000 yılında bu tür holdingler için Erteleme Yasası çıkarılmış, bu yüzden çok sayıda dava ertelemeye alınmış ve bu holding yetkilileri "kurtarılmış"tır. Cemil Çiçek de Yozgatlı olduğuna ve orada konu ayyuka çıktığına göre, bunları bilmemesi mümkün müdür?
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|