Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Ekim 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Orhan Pamuk aşağılayarak mı Nobel aldı?


Orhan Pamuk Nobel ödülü alan ilk Türk oldu. Şaşırtıcı olan; Türkleri aşağılamakla suçlanan Orhan Pamuk, Türklere bu büyük ödülü kazandırdı. Herhalde bu ödül bizi aşağılamadı, Türk edebiyatına zarar vermedi. Aksine bir Türk başarısıyla dünyaya isim koymuş oldu.
Ama ilginçtir, geniş bir çoğunluk bu ödülden pek mutlu değil. Çünkü bu geniş kesim bu ödülün üstünde gölge olduğunu düşünüyor. Daha da öte, Orhan Pamuk'un Türkiye'yi ve Türkleri yargılayan, hatta aşağılayan sözlerinin bu ödülde payı olduğunu düşünüyor. Kimileri ise "Türkiye'ye küfretmeseydi, bu ödülü alamazdı" diyor.

Dünya Nobel'le dolardı
Oysa, Türkiye'ye ve Türklere her küfredene Nobel ödülü verilseydi, dünya Nobel ödülleriyle dolar taşardı. Ülkemize ve insanımıza hakaret edilmesi pek nadir değil, aksine hayli yaygın bir olgu. Bu nedenle yanılmamak gerek. Bu ödülü küçültüp ufalamak da çok anlamsız. İkincisi, Orhan Pamuk'un romanları uzun zamandır, hatta yıllardır, Londra'da, New York'ta, Paris'te en mutena kitapçı vitrinlerinin baş köşelerini süslüyor. Bunu görmezden gelerek Pamuk'u yargılamak yanlış olur. Pamuk bu ödülü hakkıyla aldı.
Orhan Pamuk'u iki yönden görmek gerekiyor. Birincisi, roman yazarlığı. Gayet başarılı ve parlak bir romancı olduğu ortada. Değişik roman kurgusu ve toplumsal çatışmalar üzerine kurduğu kurgularla Pamuk okurunu çok farklı doğrultulara çeken bir yazar. Tabii kimi yapıtlarını sıkıcı bulanlar da oluyor. Ama Pamuk'un tahayyül ile sosyal analiz arasındaki doğrultuda gezinmesi alışık olmadığımız bir yetenek.
Her entelektüel gibi Pamuk'un da sivri çıkışları oluyor. Kimi entelektüel duygusal, kimisi siyasal, kimisi de başka yönlerde çıkış yapar. Bunlar da genellikle toplumun genel ahlak, ya da genel görüş ve davranışına aykırıdır. Bütün dünyada da bu böyledir. Aykırılık entelektüelliğin önemli bir tarafıdır. Her entelektüelde şu veya bu biçimde aykırılık vardır.

Aykırılık ve Nobel
Batı'nın gelişmiş toplumları bu aykırılıkları hoşgörüyle karşılar. Paylaşmasa da. Oysa bizde aydınların, ya da diğer sanatçıların aykırı çıkışları büyük tepki görür. Unutmamalıyız ki, bunlar nihayet birer entelektüel. Politikacı, ya da bürokrat değil. Yani kamuoyunun ortak değerlerini paylaşmak zorunda değil. Bir tiyatro sanatçısı, "Türkiye dörde bölünse daha iyi olur" dediğinde bunu öfkeyle karşılamak doğru olmaz. Ciddiye alınması gereken, politikacıların ne söylediğidir.
Şimdi işin esasına gelelim. Orhan Pamuk'un siyasal görüşlerinin, çıkışlarının çoğuna katılmıyorum. Yanlış ve saçma sapan buluyorum. Üstelik ben de bir aydınım; bir öğretim üyesiyim. Ama bu çıkışlarının çoğunu saçma görsem de, onun Nobel ödülü almasından dolayı son derece mutluyum. Tıpkı sağcıların Nâzım Hikmet'in fikirlerini benimsemeyip şiirlerine hayran oldukları gibi.
Türkiye büyük bir ülkedir. Tarihiyle, toplumuyla. Şu veya bu entelektüelin sivrilik ya da aykırılıklarına gülümseyebilmelidir. Edebiyatta Nobel ödülü barbarlıkla suçlanan Türklerin inceliğini anlatmak için yeterli bir yanıt değil mi? Pamuk bu ödülle kendi kendisine yanıt vermiş olmadı mı?

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Erdoğan nereye?
LÜKSEMBURG dönüşü Dışişleri Bakanı Abdullah G...
Çetin ALTAN
Politikada ılımanlık gösterileri ve Nâzım Hikmet'le Ahmet Kutsi
Uğur Dündar'ın son "Arena" programında, Başba...
Melih AŞIK
Saygın Meclis...
"Bu ülkede hiçbir kurum Meclis kadar, milletv...
Fikret BİLA
Erdoğan'ın rahatsızlığı ve işlemeyen 'mavi çağrı' sistemi
Söze Başbakan Erdoğan ve ailesine geçmiş olsu...
Hasan CEMAL
Başarıya açlık!
JPMorgan, dünyanın en önde gelen yatırım bank...
Güneri CIVAOĞLU
Balyozla çözüm
Başbakan Erdoğan'a "geçmiş olsun" diyerek baş...
Can Dündar
CHP'nin milliyetçiliği olumlu
Abbas GÜÇLÜ
Türkiye'nin bilime katkısı
Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Ör...
Hurşit GÜNEŞ
Orhan Pamuk aşağılayarak mı Nobel aldı?
Orhan Pamuk Nobel ödülü alan ilk Türk oldu. Ş...
Nail GÜRELİ
Kuşaklar arası diyalog
Dinler arası diyalog, uygarlıklar arası diyal...
Sami KOHEN
Fin formülü fırsat mı?
"SON fırsat penceresi önümüzde duruyor"... ...
Metin MÜNİR
2007 yılının sonunda 'uydu sorunu'muz olabilir
Geçtiğimiz pazartesi günü (9 Ekim) Digitürk d...
Hasan PULUR
Meğer Nobel garantiymiş!
NE haftaydı, tam bir tozkoparan fırtınası, sa...
Meral TAMER
İstanbul Modern'in bayram armağanı: Venedik Bienali
Venedik Bienali'ne katılmış birbirinden yarat...
Ece TEMELKURAN
"Biz" krizi: Orhan Pamuk "sorunumuz"
Bendeniz malum haberi aldığımda bir kafede in...
Osman ULAGAY
Küresel yatırımlar ve Türkiye'nin geleceği
Orhan Pamuk'un Nobel Ödülü'nü almasıyla ilgil...
Güngör URAS
Cahit Talas polisten dayak yiyen ilk ve tek dekandı
Cahit Talas öldü. Prof. Dr. Cahit Talas, sosy...
M. Ali BİRAND
Bu tutum Köşk'e hiç yakışmadı...
Günlerdir herkes bekliyor.

© 2006 Milliyet