|
İstanbul Modern'in bayram armağanı: Venedik Bienali
Son bienalden ayağımıza kadar gelen 53 eseri mutlaka görün, kulaklıkla dinleyin ve üzerinde düşünün
Venedik Bienali'ne katılmış birbirinden yaratıcı kadın sanatçılarla önceki gün İstanbul Modern'de geçirdiğim 2.5 saat, benim için hem çok heyecan verici, hem de müthiş ufuk açıcı ve besleyiciydi. Hepsi de kadına dair sorunları öylesine çarpıcı, başkaldıran, protest bir üslupla masaya yatırmış, sanata dönüştürmüşler ki, onlardan aldığım ilhamla bundan böyle ben de yazılarımda daha isyankâr olabilirim!
Örneğin birlikte fotoğraf çektirmekten kendimi alıkoyamadığım şu ufak-tefek, zayıf- çelimsiz, gösterişsiz kız; Venedik Bienali'nde Altın Aslan ödülünün layık görüldüğü Guatemalalı Regina Jose Galindo. İngilizcesi hayli kıt olduğu için zar-zor anlaşabilsek de gerek Guatemala'da 36 yıl süren iç savaşın yarattığı sosyal çöküntüye, gerekse Guatemalalı genç kızlara ve kadınlara reva görülen muameleye, sanatıyla ve yaratıcılığıyla verdiği tepki müthiş:
Kanlı ayak izleri
Bir kova insan kanı satın alıyor ve kanlı kovaya ayaklarını daldırıp-daldırıp, silahlı çatışmalarla sonuçlanan ayaklanmanın kurbanlarının anısına, Anayasa Mahkemesi'nden Guatemala Millet Meclisi'ne kadar sokaklarda kanlı ayak izlerini bırakarak yürüyor; birçok kişinin ölümünüe yol açan eski askeri diktatör General Rios Montt'un başkanlık seçimine katılması kararına tepki olarak...
Galindo sohbetimizde, "Ben 32 yaşındayım. İç savaşın içine doğdum, ömrümün büyük bölümü iç savaşın içinde geçti. Artık iç savaş yok, ama her gün iç savaştakinden daha fazla insan ölüyor. Çünkü insanın değerini yok ettiler. Herkes birbirini kolaylıkla öldürüyor," diye dert yandı.
Galindo'ya Altın Aslan'ı getiren bu performansın video kayıtlarını, İstanbul Modern'de bugün açılan Venedik-İstanbul sergisinde izleyebilirsiniz. Değişik ülkelerden 20 sanatçının birbirinden çarpıcı 53 eseriyle birlikte... Sergiye mutlaka gidin ve kulaklıkla izlemeyi ihmal etmeyin ki sonradan üzerinde düşünebilesiniz.
Vajinasını diktirmiş
Ben bienal dönemi Venedik'e hiç gitmemiştim. Bienalin 110 yıllık tarihinde ilk kez İtalya dışına çıkmasına izin verilmesi ve bu kentin İstanbul olmasından dolayı kendimi çok şanslı sayıyorum. İstanbul Modern'in Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı'nın ev sahipliğinde, serginin açılışına 24 saat kala, sanatçıların eserlerini yerleştirirken sergiyi gezip sanatçılarla sohbet imkânı bulmamız da müthiş bir ayrıcalık.
Galindo'ya Altın Aslan getiren bir diğer performansı var ki, çok sarsıcı olduğu için İstanbul'a getirilmemiş. Galindo, Guatemala'da kadına uygulanan cinsel kimlik baskılarını ve dayatılan sosyal kalıpları protesto için 2 yıl önce lokal anesteziyle vajinasını diktirip, operasyonu kameraya kaydetmiş: "Çocuk yaşta fuhuşa zorlanan kızların defalarca vajinaları diktiriliyor ki, daha pahalıya pazarlanabilsinler. Evlenmek isteyen kızlar da, bekâretlerini kaybetmişlerse vajinalarını diktirmek zorunda. Buna isyan ettim, operasyonun sıkıntılarını da 4 - 5 ay yaşadım."
Bu başkaldırıyı maalesef göremeyeceğiz. Ama yarın sizlere nefes kesen başka eserleri anlatacağım.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|