Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Ekim 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Küresel yatırımlar ve Türkiye'nin geleceği


Orhan Pamuk'un Nobel Ödülü'nü almasıyla ilgili yazıma gelen tepkileri pazar günü ele alacağım çünkü gecikmeden değinmek istediğim bir rapor yayınlandı. UNCTAD'ın (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü), 2006 yılı Dünya Kalkınma Raporu'nun ortaya koyduğu gelişmeler bizi Türkiye'nin geleceği konusunda yeniden düşünmeye zorluyor.
Dünya Kalkınma Raporu, dünya ekonomisinde baş döndürücü gelişmelerin yaşanmakta olduğunu ve ancak bu gelişmeleri doğru değerlendirip ortaya çıkan fırsatlardan yararlanabilen ülke ve firmaların geleceğe umutlu bakabileceğini gösteriyor bize. Dünyanın nereye gittiğine bakmadan, Türkiye'yi küresel sürecin dışına çekerek 'kurtarmaya' çalışanlar ise Türkiye'nin geleceğine gölge düşürmüş oluyorlar aslında.

2005'te doğrudan yatırımlar
Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının 2005 yılındaki gelişimini irdeleyen UNCTAD Raporu'nun basılı metni henüz elime geçmedi ama görebildiğim veriler ve YASED'in konuyla ilgili olarak düzenlediği basın toplantısında edindiğim bilgiler bir ön değerlendirme yapma olanağını veriyor. 2005 yılındaki gelişmelerle ilgili olarak öncelikle dikkate alınması gereken noktalar şunlar:
  • 2005 yılında şirket birleşmeleri ve satın almaları (B&S) bir önceki yıla göre % 88 artarak 716 milyar dolarlık bir büyüklüğe erişti ve doğrudan yatırım (DY) toplamının % 78'ini oluşturdu.
  • Portesi 1 milyar doların üzerinde 141 adet mega B&S işlemi gerçekleşti ve öncelikle bu nedenle gelişmiş ülkelere giden yatırım miktarı daha çok arttı.
  • Buna karşılık yeni firmaların kurulması ve yeni kapasite yaratılmasını içeren yeni yatırımların (YY) toplamı bir önceki yıla göre % 40 azalarak 200 milyar dolara düştü.
  • Yatırımlar öncelikle telekomünikasyon ve finans gibi hizmet sektörleriyle enerji ve diğer temel girdileri üreten sektörlerde yoğunlaştı.
  • Türkiye gibi 'gelişme yolundaki ülke' tanımına giren ülkelerin dış ülkelerdeki doğrudan yatırım toplamı 2005'te 133 milyar dolara erişerek yeni bir rekor kırdı ve bu ülkelerin toplam doğrudan yatırım stoku 1.4 trilyonluk bir büyüklüğe erişti.
  • Çin ve Hindistan gibi ülkelerin çok uluslu şirketlerinin küresel pazardaki ağırlıkları artmaya başladı.


  • Türkiye'nin durumu
    Türkiye, 2005 yılında çektiği doğrudan yatırım sermayesi miktarını bir önceki yıla göre % 243 artırarak en yüksek oransal artışı sağlayan ülkelerden biri oldu. YASED'in açıklamasına göre 2005'te 9.7 milyar dolara varan Türkiye'ye DY girişi bu yılın ilk 8 ayı sonunda 12.4 milyar doları buldu. Dünyadaki eğilime uygun olarak 2005'te Türkiye'ye DY girişlerinin %75'inden fazlası B&S işlemlerinden kaynaklandı. Öte yandan Türk şirketlerinin dış dünyadaki doğrudan yatırımları da 2005'te ilk kez 1 milyar doları geçti.
    Dünyadaki DY hareketleri, küresel ekonominin geleceğini belirlemede önemli bir role sahip. YASED Başkanı Şaban Erdikler, B&S işlemlerinin doygunluğa eriştiği noktada YY'ların yeniden önem kazanacağını ve bizim için de bundan pay almanın önemli olacağını söylüyor. Ayrıca Türk firmalarının küresel performansı da önem kazanacak.

    oulagay@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Erdoğan nereye?
    LÜKSEMBURG dönüşü Dışişleri Bakanı Abdullah G...
    Çetin ALTAN
    Politikada ılımanlık gösterileri ve Nâzım Hikmet'le Ahmet Kutsi
    Uğur Dündar'ın son "Arena" programında, Başba...
    Melih AŞIK
    Saygın Meclis...
    "Bu ülkede hiçbir kurum Meclis kadar, milletv...
    Fikret BİLA
    Erdoğan'ın rahatsızlığı ve işlemeyen 'mavi çağrı' sistemi
    Söze Başbakan Erdoğan ve ailesine geçmiş olsu...
    Hasan CEMAL
    Başarıya açlık!
    JPMorgan, dünyanın en önde gelen yatırım bank...
    Güneri CIVAOĞLU
    Balyozla çözüm
    Başbakan Erdoğan'a "geçmiş olsun" diyerek baş...
    Can Dündar
    CHP'nin milliyetçiliği olumlu
    Abbas GÜÇLÜ
    Türkiye'nin bilime katkısı
    Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Ör...
    Hurşit GÜNEŞ
    Orhan Pamuk aşağılayarak mı Nobel aldı?
    Orhan Pamuk Nobel ödülü alan ilk Türk oldu. Ş...
    Nail GÜRELİ
    Kuşaklar arası diyalog
    Dinler arası diyalog, uygarlıklar arası diyal...
    Sami KOHEN
    Fin formülü fırsat mı?
    "SON fırsat penceresi önümüzde duruyor"... ...
    Metin MÜNİR
    2007 yılının sonunda 'uydu sorunu'muz olabilir
    Geçtiğimiz pazartesi günü (9 Ekim) Digitürk d...
    Hasan PULUR
    Meğer Nobel garantiymiş!
    NE haftaydı, tam bir tozkoparan fırtınası, sa...
    Meral TAMER
    İstanbul Modern'in bayram armağanı: Venedik Bienali
    Venedik Bienali'ne katılmış birbirinden yarat...
    Ece TEMELKURAN
    "Biz" krizi: Orhan Pamuk "sorunumuz"
    Bendeniz malum haberi aldığımda bir kafede in...
    Osman ULAGAY
    Küresel yatırımlar ve Türkiye'nin geleceği
    Orhan Pamuk'un Nobel Ödülü'nü almasıyla ilgil...
    Güngör URAS
    Cahit Talas polisten dayak yiyen ilk ve tek dekandı
    Cahit Talas öldü. Prof. Dr. Cahit Talas, sosy...
    M. Ali BİRAND
    Bu tutum Köşk'e hiç yakışmadı...
    Günlerdir herkes bekliyor.

    © 2006 Milliyet