|
 |
|
|
Haydi hayal kuralım!
Hayaller, güzel vaatler... Planlama rüyaları... Erkeği kendinize hayallerinizle de çekebilirsiniz. İki kişi kurulan hayalin de tadına doyum olmaz hani!
www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88
Hayallerimi kontrol edemiyorum! Bir defasında evde yalnızdım, salona şöyle bir baktım, "Ahşap her şeyi beyaza boyayayım" diye hayale daldım... Sonra küçük bir sehpayı yakalayıp sprey boyayla boyamaya başladım. Her tarafın boya olması bir tarafa tümüyle boyanmadan boya da bitti, kaldı mı yarım yamalak! Eşim geldiğinde sehpanın halini görünce çok şaşırdı; "Ne oldu?" dedi. Ben de "Her yeri boyadım, bir o kalmıştı, aradan çıkıversin diye şey ettim de..." dedim. Hayalimde boyandı ya diğer her şey...
Kitap yazarken de daha bitmeden kafamda çoktan bittiği için kapak tasarımına başlıyorum. Ne zaman kapak bitiyor, kitap da o zaman bitiyor. Sizin bilmediğiniz ne kitaplar yazdım kafamdan...
Hafta sonu Bursa'daydık. İznik Gölü'ne gittik. Çok özlemişim... Eniştem 600 m2 bir yerden bahsetti. Benim hayalciliğim eşime de bulaştığı için daldık hayallere... 600 m2 yetmez, 2 dönüm lazım dedik önce... Sonra onun 600 m2'sine biri süs biri yüzme havuzu olmak üzere iki havuzu yerleştirdik, tek katlı, içinde asma katı olan ve tavana kadar kitaplıklarıyla şahane bir ev kondurduk, mutfağı biraz dışarı doğru çıkarıp üstünü teras yaptık...
Her taraf boydan boya cam... Bauhaus modeli. Bütün akrabalarım inşaatçı olduğu için çok kolay oldu... E, İstanbul'daki ev ne olacak? Çok büyük, onun yerine bir stüdyo daire yeter.
Ama göl kenarındaki evde daha çok yaşayacağımız için işimizi de oraya taşımak lazım! O zaman bu güzelim yerde kitaplarımızı yazarken, bir yandan da iki günlük "Aşk ve İlişki Terapi Merkezi" için burayı kullanmak şahane olmaz mı?
Velhasıl ev de oldu, aşk tedavi merkezi de kuruldu... Sağlık turizmi girişimine başladık velhasıl...
Ben hani geriye boyamak için bir tabure kalmıştı ya, aynı onun gibi eşime döndüm, arada ona "Senden boşanacağım" diyorum ya tehdit etmek için; "İyi de bakalım bunları yaptığımızda biz hâlâ evli olacak mıyız ki sanki..." dedim.
Hayaller güzel vaatlerdir demem mi ben hep...
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Geçen gün bana mail atan bir okurumun sevgilisiyle arası bozulmuş, nasıl düzeltecek diye soruyordu... Ben de elimizde neler var diye ona "Sizin hangi özelliklerinize tutulmuştu?" diye sordum. O da demiş ki; "Neşeli olmama, sorunlara esprili yaklaşmama, aklıma". Şahane özellikler! Bir kadını erkeğin kalbinde vazgeçilmez kılan özellikler bunlar. Ama bir eksik var; "hayaller"... Bir kadının hayallerine bir kere kapılan erkeği artık hiçbir şey ondan ayıramaz!
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Hayaller olmadan hayatın tadı olur mu?
İyi oyunlar herkese...
Öptüm sizi
Seda Sayan'ın programı için hani Banu Alkan'ın Murat Taşdemir'i vardı ya, işte o Murat Taşdemir'e aşık rolü yapacak bir kadın aradıklarını duydum. Ah, ah! Çok mu lazım! Ücret dolgun olsa da Murat Taşdemir'e kim numaradan bile aşık olmuş gibi yapacak merakla bekliyorum! Öpelim mi bu fedakar kadını şimdiden?
Reha Muhtar benden korkuyormuş! Vallahi övüne övüne yazıyorum bunu! Kendi söyledi. "Reha Muhtar TV"de! Onun hakkında kötü şeyler yazmışım! Ben mi! Kendimi bildim bileli ben ondan korkardım! Şimdi bu "reyting adam" benden korktuğunu söylüyorsa ben övünmeyeyim de kimler övünsün? Sizi bilmem ama benim öpesim geldi işte!
"Ahmet Hakan'ın medyatik aşkları" diye bir dizi yapayım derken, şu olana bakın! İclal Aydın, "Ahmet Hakan bana aşık" demiş. Hay Allah! Tam ben de "Ahmet Hakan küllenmiş Hülya Avşar aşkından sonra şimdi de İclal Aydın'a mı aşık oldu?" diye yazacaktım ki, İclal kendi açıkladı... E, kadınlar hisseder tabii ama bazen hayallerle hislerin karıştığı da olur...
ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!
"Ne istesem yapıyor, yani heyecan yok!"
Biriyle çıkıyorum, yaklaşık bir ay oldu görüşüyoruz. İlişkimiz çok ciddi. Çok iyi ve hoş bir insan fakat hep aynı, biraz sıkıcı. Nedeni de beni her halimle kabul etmesi. Çok seviyor, ne istesem yapıyor, yani heyecan yok! İstiyorum ki böyle arada küselim, beni kırsın, sonra gönlümü alsın, ne bileyim veya daha değişik şeyler... Bunları yapmasını nasıl sağlayabilirim? Bazen anlatmaya çalışıyorum anlamıyor ve kalbini kırıyorum, bunu da yapmak istemiyorum. Çünkü onunla mutlu olabileceğime inanıyorum. Ne yapmam gerekiyor?
Sevda G.
* * *
İşte kadın milletine böyle rahat batar! Normal ama, kim sevsin ki papağan gibi adamı! Sevda hanım size önerim en tehlikeli yollardan biri: Adamın egosuna dokunun! "Seni kendime yakıştıramıyorum" deyin mesela... Cesaret işi elbette! Üstelik geri dönüşü de neredeyse imkansızdır egoya atılan çimdiklerin. Ama vallahi işe yarar. Sonra onun peşinde sürünürken bulursunuz kendinizi... İşte o zaman sahiden mutlu olacaksınız. Kadınlar zoru sever, kolay erkeği hangi kadın ne yapsın?
Erkek Köşesi!
Sevgilinizin kurduğu hayallerin tuzağına düşmekten nasıl kurtulursunuz?
Bir kadın size hayallerini anlatırken dikkatli olun, zira o hayallerle aslında sizin hamurunuz da yoğrulur...
Mesela, işleri hakkında hayal kuran kadınlar aslında erkeğin kendi hayatı hakkındaki planlarında yeri var mı, yok mu yoklaması çekerler.
Ev ya da araba hayallerinden bahseden kadınlar, birlikte nasıl bir hayat kuracakları konusunda kodlama çalışması yürütürler...
Ailesi ve çocukluğuyla ilgili anılar ve küçükken kurulan hayallerin anlatılması da sizinle evlendiğinde nasıl bir hayatınız olacağının birebir şekerli, çikolatalı sosu, seratonin pompalı prototipidir...
Gelelim bu hayalleri nasıl kendi lehinize çevireceğinize... Tek kelimeyle; çeviremezsiniz! Nankörlük etmeyin de önünüze gelmiş "hayal kuran kadının" keyfine varmaya çalışın!
Küçük Oyun Köşesi!
Sevgilinizin kendisine güvenini test etmek ister misiniz? Özellikle de sizinle olan ilişkisinde kendine güveniyor mu, yoksa güvenmiyor mu? Yolu çok basit. Normal bir konuşma sırasında onun herhangi bir sözünden sonra "Hadi canım sen de..." deyiverin. Savunmaya geçip sözünü açıklamaya kalkarsa bilin ki kendine güveni yerlerde. Yok, gülüp sözüne aynen devam ederse ne âlâ... Kendine güveninde açıklar yakaladıysanız bu ona bolca kapris yapabilirsiniz anlamına gelir. Ta ki çatlatıp artık tahammül edemeyene kadar. Elbet bir an gelecek ve "Yeter artık!" diyecek. İşte o an da kendine güveninin yerine geldiği andır... Oynarken dikkatli olun!
|
|
|

|