Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Ekim 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Diyarbakır'da hayat oldukça rahat

Yaratılan imajın aksine sokaklar sakin ve güvenli. Yapıları, yolları binaları parklarıyla çağdaş bir şehir. İşsizlik yoksulluk yok mu? Var. Ama sokaklarda aç ve perişan insan yok

Anadolu izlenimleri - 6
Güngör Uras
FOTOĞRAFLAR: BÜNYAMİN AYGÜN

Türkiye'ye gelen yabancıların Ankara'dan sonra ne yapıp ederek Diyarbakır'a gitmelerine çok kimse gibi ben de yadırgardım. Ama şimdi farklı düşünüyorum. Bırakınız her yabancıyı, her Türk de Diyarbakır'ı görmeli.
Diyarbakır'ın adı çıkmış. Diyarbakır'ın ülkenin diğer büyük yerleşim bölgelerinden farkı yok. Çoğundan daha çağdaş görünüme sahip; binalarıyla, sokaktaki insanlarıyla, yolları, parkları, mağazaları genç nüfusuyla...
Yaratılan imaj nedir? Diyarbakır'ın tek bir caddesi var. O caddede günün her saatinde doğudan gelmiş işsizler volta atıyor. İnsanlar açlıktan, fakirlikten perişan. Kürt kökenliler terör yaratıyor.

Gelenlerin görüşü değişir
Diyarbakır'a gelip gidenin, Diyarbakır'daki Kürt kökenlilerle konuşanın Kürt sorununa bakış açısı değişir.
Çünkü buradaki insanlar bir arada, yaşamanın mümkün olduğunu, ayrılıkcılık peşinde koşmadıklarını, Kürt sorununun silahsız çözümünü beklediklerini her fırsatta yabancıya yerliye anlatıyor.
İşsizlik, fakirlik yok mu? Var. Ama sokakta aç ve perişan yok. İşsizler ırgatlık yapıyor. Tarlada geçici işte çalışıyor. Günde 15 YTL. yevmiye alıyor. Yeşil kartlı (aylık geliri 135 YTL.'nin altında) 570 bin kişi var. Ama bu insanların da karınları şöyle böyle doyuyor.
Ya terör? Ya gerilimi? İstasyon'un arkasındaki Dağkapı ve Peygamber Camii dolayındaki mahalleler "hassas" bölge... Bu mahallelerin özelliği, dar yolların iki yanında sıralanan yüksek binalarda farklı bölgelerden gelenlerin yaşaması. Genç sayısı fazla. İşsizlerin ve alt gelir grubundakilerin yoğun olduğu bu mahalleler her kıvılcımda ateş almaya hazır.

Ramazanda yaşam fazla değişmemiş

Diyarbakır'da ramazan, yaşamı fazla değiştirmemiş. Lokantaların, büfelerin çoğu açık. Sadece vitrinlerinin bir bölümünü kağıtla kaplamışlar. Oruçluların içeriyi görmesi engellenmiş.
Kahvelerde niyetliler kaldırıma sıralanan taburelerde oturuyor. Niyetli olmayanlar içeride çay içiyor.
Kenan Başak'ın Başak Çay Evinde kaldırımda oturan niyetlilerle sohbet ettik. Konu pahalılık idi.
Gazi Caddesi'nde kaldırıma, "meyan kökü şerbeti" satanlar sıralanmış. Cemal Batıbey otuz yıldır, yılın altı ayında bu şerbeti satarak altı nüfusu beslediğini anlattı.
Kürtçe kasetler satan dükkandaki gence, en çok satan kaseti almak istediğimi söyledim. Serhad'ın "Hewler" isimli kasedini verdi. "Hewler" Irak'taki kampın adı imiş. Kasette 12 Kürtçe türkü var.

Türbanlı sayısı az modern giyimli çok

Diyarbakır'da dikkat çeken şehir içindeki yolların çoğunun genişliği, şehir dışı yolların çift yol haline getirilmesi ve yeni yapılanma.
Ekonomde kamu personelinin, öğrencilerin ve emeklilerin harcamaları çok önemli.
Eskiden çevre köy halkı ürün getirip satar, mal alırmış. Esnafa, köylüden sonra şimdi marketler nedeniyle şehirlileri de kaybetmiş. Esnaf Dernekleri Başkanı Ali Can Ebedinoğlu 'Kapanan dükkan sayısı hızla arttı diyor.
Ticaret Borsası Başkanı Fahrettin Akyıl, sulanabilen arazinin sadece yüzde 5'inin sulandığını, hem ürün hem istihdam artışı için buna öncelik verilmesi gerektiğini anlatıyor.
İnşaat sektöründeki canlanma çok sayıda işsizin geçici de olsa iş bulmasına imkan vermiş.
Son bir gözlem: Diyarbakır sokaklarında sıkma başlı, türbanlı sayısı pek az. Ama başörtüsüz, çağdaş giyimli dolaşan kızlarımızın, kardeşlerimizin sayıları daha çok.

Çoraplar AB'ye gidiyor

Öğle namazı saatinde dostum Celal Balık'la "Dünya'nın beşinci kutsal mabedi" (Mescid'i Haram) olduğu söylenen Ulucamii'ne gittik. Kilise'den bozma külliye'nin özelliği Şafi, Hanefi, Maliki ve Hanbeli'ler için ayrı ibadet yerlerinin olması.
Celal Balık beni Organize Sanayi Bölgesi'ne götürürken, Elazığ yolu üzerindeki Anadolu otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi'ne uğradık. 1991'de kurulan okulda 56'sı kız 300 öğrenci okuyor. Hepsi pırıl pırıl...
Sanayi'ndeki 67 tesisin Flore Sera ve Gore Seven çorap fabrikasını gezdim. Flore Sera, 10 bin dönüm modern serada bilgisayar kontrollü domates üretimi yapıyor.
Altısı yurtdışında yaşayan yedi Diyarbakır'lının kurduğu Gore Seven çorap fabrikasında ayda 20 bin düzüne çorap üretiliyor. Yüzde 70'i AB ülkelerine satılıyor.
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kutbettin Arzu bu irili ufaklı 254 işletmenin üretim yaptığını söylüyor. GÜNSİAD Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu, terör konusunun gündemde tutulmasının yatırımların önünü kestiğini anlatıyor.

SORU VE CEVAPLAR
En kısa gece veya gündüz 3 saat olarak kabul edilir

Prof. Dr. M. Saim Yeprem
DÜNDEN DEVAM
Din İşleri Yüksek Kurulu'nun, gece ve gündüzün 24 saatten fazla sürdüğü bölgelerde ibadetle ilgili kararının devamı şöyle:
2 Gündüz ve gece oluşmakla birlikte, yatsı veya imsakin oluşmadığı veya akşam şafağının çok geç batıp fecrin erken zuhur ettiği bölgelerde ise, güneşin batışıyla doğuşu arasındaki süre üçe bölünüp güneşin batışına eklenerek yatsının en geç oluşma vaktinin hesaplanmasına, yatsının gerçek vakti bundan önce gerçekleştiği sürece hakiki vakitle amel edilmesinin, yatsının hakiki vaktinin gecenin üçte birinden sonra gerçekleşmesi halinde ise gecenin üçte birinin yatsı namazının vakti olarak kabul edilmesinin uygun olduğuna, takvimlerin bu kriterler doğrultusunda hazırlanmasına,
3 İlmi verilere göre şafağın kaybolması/oluşması astronomik tandan daha düşük derecelerde oluştuğundan ve bunun tespit edilerek takvimlerde uygulanması halinde, özellikle kuzey ülkelerinde önemli bir rahatlık meydana getireceğinden, yatsı ve imsak vakitlerinin hangi derecelerde oluştuğunun tespit edilmesine yönelik rasatlar yapılmasına,
4 Buna rağmen yatsının çok geç oluşup çalışanların sıkıntıya düşmeleri durumunda akşam ile yatsı namazının akşam namazının vaktinde birleştirilerek kılınabileceğinin kendilerine bildirilmesi yararlı olacağına,
5 Hazırlanacak takvimlerin toplumda kabul görmesi, namazların cemi konusunda halkın aydınlatılması ve uygulamada karşılaşılacak problemlerin tespiti ve çözümü amacıyla, özellikle yurtdışı personelimizin eğitimine yönelik seminerler düzenlenmesinin yararlı olacağına....
Bu kararların detaylı gerekçe ve açıklamaları ve bu bölgelerle ilgili daha detaylı bilgi edinmek istiyorsanız www.diyanet.gov.tr sitesinde Din İşleri Yüksek Kurulu Kararları sayfalarına girerek ilgili okuyabilirsiniz. Burada ayrıntıları mevcuttur.

Sorularınız için:
ramazansayfasi@milliyet.com.tr
Faks: 0212 - 505 62 18 Tel: 0212 - 505 69 74





GÜNCEL
Fotoğrafın öyküsü
'Balyoz olmasaydı işimiz çok zordu'
Varto'da gurur günü
Diyarbakır'da hayat oldukça rahat
Kapkaççıya gözdağı
Nereye kayboldular?
'Askerden neden nefret edeyim?'
Çarpıtmaya ihtar verildi
Lisede 'trafo mescit' iddiası
Sıdıka Su'yu kaybettik
'Kanserle mücadele grubu' Roche'un çıktı
TBMM'den Dilovası için önlem paketi
Askerden Alınak için suç duyurusu
Hoşyar Zebari: PKK'ya karşı savaşamayız






Melih AŞIK
Tanyeli kıvırmadı
Haber Bugün gazetesinden... Başlığı "Zulüm ve...
Can Dündar
Fransa'ya tepki mi? Ne tepkisi?
Dün Avustralya radyosundan aradılar:
Hasan PULUR
Selahattin İçli de gitti...
EĞER Türk musikisini, "alaturka"yı severseniz...
Çetin ALTAN
Duygusal ve beyinsel bir mengene
Önceki gün saat 11.30 suları... TV ekranların...

© 2006 Milliyet