Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Ekim 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Fransa'ya tepki mi? Ne tepkisi?


Dün Avustralya radyosundan aradılar:
"Fransa'da soykırımın inkârını suç sayan karar Türkiye'de infiale yol açtı. Tepkileri nasıl değerlendiriyorsunuz?" diye sordular.
"İnfial doğru da ben henüz somut bir tepki görmedim" dedim.
Şaşırtıcı gelebilir; ama benim gözlemim bu... Türkiye Fransa'ya haklı olarak öfkelendi, "söylendi", ama doğru dürüst bir tepki vermedi.
Öcalan İtalya'ya sığındığında İtalya'dan ithal ürünleri yollara döken kitleleri hatırlayın; Fransa için büyük bir miting dahi yapılmadı.
Diplomatik tepki sertti; yaptırım içermiyordu. "Biz de Ermenistan'dan gelen kaçak işçileri iade ederiz" tehdidi, hedef şaşırmış bir insafsızlık örneğiydi.
"Dö Gol Caddesi"nin adını "Talat Paşa"ya çevirme önerisi çocukçaydı. Başkent Üniversitesi'nin "okulda Fransızca dersleri kaldırdığını" ilan etmesi de öyle... Fransa'daki Türklerin lobi yapması beklenirken üniversite, Fransa'daki bilimsel toplantılara katılmama ve "Fransa'da görevli üniversite çalışanlarını geri çekme" kararı aldı.
Bayram tatilinde Paris turlarında fazla iptal olmadı.
Meclis konuyu görüşürken milletvekili sıraları bomboştu.
İnternette kampanyaya dönüştürülen, Fransız ürünlerine boykot çağrısına pek kimse kulak asmadı.
Fransa'yla ekonomik ilişkilerin askıya alınması talebi ise yine bir "Olsa ne iyi olur" temennisinden öteye gitmedi.
* * *
Neden böyle?
"Soykırım vardır" demeyi suç sayan Türkiye'nin "Soykırım yoktur" demeyi suç sayacak Fransa'ya fikir hürriyeti açısından söyleyecek sözü olmadığından mı?
Tepki göstermesini beklediğimiz Fransa'daki Türk toplumunun önemli kısmı, 12 Eylül'de ülkeden göçmeye zorladığımız muhalif mültecilerden oluştuğundan mı?
Yoksa küreselleşen dünyada iktisadi çıkarlar, ulusal çıkarların hepten önüne geçmeye başladığından, ekonomi siyasetten nispeten bağımsızlaştığından mı?
Önceki gün Denizli'den DRT televizyonu Genel Yayın Müdürü dostum Celal Kazdağlı ile görüşürken oradaki tepkiyi sordum.
"Denizli'den Fransa'ya 140 milyon dolarlık tekstil ihracatı var. O yüzden boykot çağrısı pek ilgi görmedi. Hatta 20 örgütten oluşan sivil toplum örgütleri platformu, boykotun doğru bir yöntem olmadığını açıkladı" dedi.
Üç hafta önce Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu'nun eleştirdiği "emperyalizm ve evrensel kapitalizm"in en ücra köşelere kadar sirayet ettiği görülüyor.
Nasıl etmesin ki?
Oradaki tüccar, bir boykot yapılacaksa, bunu önce devlet kademelerinden, örneğin Fransa'yla büyük ekonomik ortaklığı ve ilişkisi olan OYAK'tan bekliyorsa haksız mıdır?
* * *
Geriye kalıyor hukuk yolu...
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde dava açılacak, sonuç beklenecek ve Avrupa kendi silahıyla vurulacak.
Herkesin işine gelen uzun vadeli bir süreç bu... Bir tür "komisyona havale" durumu...
Ama Türklerin başvurusu haklı bulunur da "Soykırım konusunda düşünce özgürlüğü esastır" kararı çıkarsa Türkiye, "Soykırım vardır" dediler diye 301. maddeden yargıladığı yazarlarından özür dileyecek midir?
Ya da okurum Levent Sayit'in esprisiyle sorayım:
"Fransız mallarını boykot işe yararsa 301'in kaldırılması için de Türk mallarını mı boykot etmek gerekecek acaba?"

can.dundar@e-kolay.net







Taha AKYOL
Fransız cumhuriyet ideolojisi
FRANSIZ iş dünyasının en üst kuruluşu Medef'i...
Çetin ALTAN
Duygusal ve beyinsel bir mengene
Önceki gün saat 11.30 suları... TV ekranların...
Melih AŞIK
Tanyeli kıvırmadı
Haber Bugün gazetesinden... Başlığı "Zulüm ve...
Fikret BİLA
Sağlık Bakanı Akdağ: Özel sistem kurulacak
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a rahatsızlığı ...
Hasan CEMAL
Hiç aklıma gelmezdi!
Siyasette çok şey aklıma gelirdi de, Baykal'ı...
Güneri CIVAOĞLU
Kafada uyum
Türkiye'nin AB yol haritasında yükselen bariy...
Can Dündar
Fransa'ya tepki mi? Ne tepkisi?
Dün Avustralya radyosundan aradılar:
Hurşit GÜNEŞ
2006 bütçe performansı -1-
Bir bütçenin belki de en önemli ve esnek tara...
Doğan HEPER
İnkâr, ret ve Orhan Pamuk
ÇOĞUMUZ Fransa'nın kabul ettiği gibi, "soykır...
Semih İDİZ
AB'den, Kıbrıs'ta 'bedel ödetme' tehdidi var
AB Dönem Başkanı Finlandiya'nın Kıbrıs konusu...
Sami KOHEN
Askerin konuşma hakkı...
İNGİLTERE bugünlerde generallerin hükümetin p...
Metin MÜNİR
'En beğendiği' kuruma sattı, şimdi tatile çıkıyor
Erol Sabancı, 20 yıldır aile toplantılarında ...
Hasan PULUR
Selahattin İçli de gitti...
EĞER Türk musikisini, "alaturka"yı severseniz...
Derya SAZAK
Başbakan'ın sağlığı
2002 seçimlerini hızlandıran süreçte Başbakan...
Meral TAMER
Cenazenizde hangi müzik çalınsın istersiniz?
Venedik Bienali, 110 yıllık tarihinde İtalya ...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası reformu nasıl olmalı?
Pazartesi günkü yazımda, bu konudaki ipuçları...
Güngör URAS
2007 bütçe taslağına göre ekonomi ne büyür, ne küçülür
Son zamanlarda bir "frene basma, ekonomiyi so...
Serpil YILMAZ
Toprağın hakkını savunanlar geliyor
Yerli ve yabancı sermayenin yeni yatırım terc...
M. Ali BİRAND
Başbakan'ın verilmiş sadakası varmış
TV haberlerinde ve gazetelerden Başbakan'ın b...

© 2006 Milliyet