Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Ekim 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
AB'den, Kıbrıs'ta 'bedel ödetme' tehdidi var


AB Dönem Başkanı Finlandiya'nın Kıbrıs konusundaki tıkanıklığı gidermek amacıyla sunduğu önerileri ilgili taraflardan hiçbiri henüz reddetmiş değil. Ancak kabul etmiş de değil. Herkes "Yapıcı bir şekilde inceliyoruz" demekle yetiniyor.
Fakat bunu soruna çözüm bulmak için mi, yoksa "oyunu bozan taraf" durumuna düşmemek için mi söylüyorlar, belli değil. AB Komisyonu'ndan üst düzey bir kaynağın sözleri aslında bu konuda bir ipucu veriyor.
Geçenlerde birlikte olduğumuz bu kaynak, "Önerileri reddeden taraf için bunun bedeli ağır olacaktır" diye konuştu. AB yetkililerinin şu sıralarda sık sık, "Bu Kıbrıs için uzun süre tekrar yakalanamayacak olan son şanstır" demeleri de bu söylemle uyumlu.

Gül'ün mesajının anlamı
Söz konusu önerileri "yapıcı bir yaklaşımla" incelediklerini söyleyen bizim Dışişleri kaynakları, buna karşılık, "Fakat kâğıda dökülmüş bir şey de yok. Bazı fikirleri tartışıyoruz, o kadar" diye de ekliyorlar.
Peki nedir bu "fikirler?" İşin özünde, Gazimağusa (Famagusta) Limanı'nın AB denetiminde KKTC ile AB arasında doğrudan ticarete açılması ve "hayalet kent" Maraş'ın (Varosha) BM'ye devredilmesi yatıyor.
Konuştuğumuz Finlandiyalı diplomatlar buradaki amacı, "Kıbrıslı Türklerin üzerindeki ekonomik izolasyonu kaldırmak ve Türk-AB ilişkilerinin kopmasını önlemek" olarak tanımlıyorlar. Bu arada, "AB'den KKTC'nin tanınması anlamına gelecek olan herhangi bir adımın beklenmemesi gerektiğini" de özellikle vurguluyorlar.
Türkiye'nin de limanlarını Rum gemilerine açmakla "Kıbrıs Cumhuriyeti"ni tanımış olmayacağını söyleyen bu diplomatlar, Finlandiya'nın baş ağrıtan bir sorunun pratik yöntemlerle aşılmasından başka bir şey istemediğini belli ediyorlar.
Bu arada, Dışişleri Bakanı Gül'ün AB troyka toplantısı için gittiği Lüksemburg'da, "Önemli olan, iki toplumun mutabakat sağlamasıdır" demesi de gelinen nokta hakkında ipucu veriyor.

Türkler ve Rumları ikna
Bu sözler, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, "AB masasında meze olmak istemiyoruz" çıkışıyla birleştiğinde, şu aşamada daha çok Kıbrıslı Türklerle Rumların ikna edilmeye çalışıldığı anlaşılıyor.
Nitekim, Kıbrıs Türk tarafı, haklı olarak, turizm sektörünü kollayıp, Ercan Havaalanı'nın da pakete dahil edilmesini, yoksa Finlandiya'nın önerilerinin anlamsız olacağını belirtiyor. Ancak, bu konuda henüz olumlu bir yanıt almış değil.
Rum tarafı ise sadece bu öneriye değil, aslında Finlandiya'nın önerilerine toptan soğuk bakıyor. Fakat, "oyun bozan taraf" izlenimini vermemek için şu aşamada fazla ses çıkarmıyor.
Ancak, kimin neyi ret ve kimin neyi kabul ettiğini takvim gereğince yakında anlayacağız.

Bedel ödetilecek mi?
AB'nin, reddeden tarafa "ödeteceğini" söylediği "bedel"in ne olduğu da ortaya çıkacak. Tekrar "oyunbozanlık" yaparsa, ki yüksek bir ihtimaldir, Rum tarafına bir bedelin gerçekten ödetilip ödetilmediğini göreceğiz.
Başka bir ifadeyle, Finlandiya'nın önerileri sayesinde, Annan Planı sürecinde sözünü tutmayıp Türkler nezdindeki itibarını sarsan AB'nin güvenirliği de sınanacak.
Buradan çıkacak olan olumsuz bir sonucun AB'ye de bir "bedel" yükleyeceği aşikâr.

sidiz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Fransız cumhuriyet ideolojisi
FRANSIZ iş dünyasının en üst kuruluşu Medef'i...
Çetin ALTAN
Duygusal ve beyinsel bir mengene
Önceki gün saat 11.30 suları... TV ekranların...
Melih AŞIK
Tanyeli kıvırmadı
Haber Bugün gazetesinden... Başlığı "Zulüm ve...
Fikret BİLA
Sağlık Bakanı Akdağ: Özel sistem kurulacak
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a rahatsızlığı ...
Hasan CEMAL
Hiç aklıma gelmezdi!
Siyasette çok şey aklıma gelirdi de, Baykal'ı...
Güneri CIVAOĞLU
Kafada uyum
Türkiye'nin AB yol haritasında yükselen bariy...
Can Dündar
Fransa'ya tepki mi? Ne tepkisi?
Dün Avustralya radyosundan aradılar:
Hurşit GÜNEŞ
2006 bütçe performansı -1-
Bir bütçenin belki de en önemli ve esnek tara...
Doğan HEPER
İnkâr, ret ve Orhan Pamuk
ÇOĞUMUZ Fransa'nın kabul ettiği gibi, "soykır...
Semih İDİZ
AB'den, Kıbrıs'ta 'bedel ödetme' tehdidi var
AB Dönem Başkanı Finlandiya'nın Kıbrıs konusu...
Sami KOHEN
Askerin konuşma hakkı...
İNGİLTERE bugünlerde generallerin hükümetin p...
Metin MÜNİR
'En beğendiği' kuruma sattı, şimdi tatile çıkıyor
Erol Sabancı, 20 yıldır aile toplantılarında ...
Hasan PULUR
Selahattin İçli de gitti...
EĞER Türk musikisini, "alaturka"yı severseniz...
Derya SAZAK
Başbakan'ın sağlığı
2002 seçimlerini hızlandıran süreçte Başbakan...
Meral TAMER
Cenazenizde hangi müzik çalınsın istersiniz?
Venedik Bienali, 110 yıllık tarihinde İtalya ...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası reformu nasıl olmalı?
Pazartesi günkü yazımda, bu konudaki ipuçları...
Güngör URAS
2007 bütçe taslağına göre ekonomi ne büyür, ne küçülür
Son zamanlarda bir "frene basma, ekonomiyi so...
Serpil YILMAZ
Toprağın hakkını savunanlar geliyor
Yerli ve yabancı sermayenin yeni yatırım terc...
M. Ali BİRAND
Başbakan'ın verilmiş sadakası varmış
TV haberlerinde ve gazetelerden Başbakan'ın b...

© 2006 Milliyet