Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Ekim 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Başbakan'ın verilmiş sadakası varmış


TV haberlerinde ve gazetelerden Başbakan'ın başına gelen traji-komik olayları mutlaka izlemiş, okumuşsunuzdur. Eminim, sizlere bu olay hiç şaşırtıcı gelmemiştir.

Toplumumuzun günlük yaşama yaklaşımını, bir sorunla karşılaştığı zaman bunları hangi reflekslerle çözdüğünü ve yaşadıklarından nasıl dersler çıkardığını göstermesi açısından tipik bir örnek yaşadık. Başka bir deyişle, Başbakan'ın başına gelenler, Türk toplumunun tipik bir yansımasıdır.

Neden mi ? Bakın anlatayım.

- Günlük yaşamımıza, yaptığımız işlere, birbirimize veya etrafımızdaki insanlara genelde özensiz, hoyrat ve eksik bilgiyle yaklaşırız. İşi en iyi bilenlere değil, eş dost akraba veya sadık olduğuna inandıklarımıza veririz.

Başbakan'ın başına gelenler aynıları değil midir?

Korumalarının eğitimsiz oldukları apaçık ortada. Böyle bir durumla karşı karşıya kalındığında neler yapılacağının, olağanüstü hallerde, kimin nasıl hareket edeceğinin bilinmediği besbelli.

Başbakan arabanın içinde fenalaşınca paniğe kapılan korumaların, etraftaki otomobillere çarpa çarpa hastaneye koşmaları, konvoya hiçbir şekilde bir cankurtaranın refakat etmesinin düşünülmemesi, bunların en tipik örneklerinden birkaçı.

Başbakan'ın şöförü "Bizim Harun bu işi yapar" diye tutulan, herhalde tek değerli yanı, Başbakan tarafından sevilmesi ve eskiden tanınması olan Harun Kandemir. Kandemir mutlaka çok iyi bir insan, Başbakan'a çok sadık bir kişidir. Ancak, 70 milyonluk bir Türkiye'nin Başbakanı'nı taşıyan arabayı sürecek yetenekte olmadığını göstermiştir.

- Kurtarma adı altında yaptıklarımız, hoyratlığımızın başka bir örneğidir.

Başbakan'ı arabadan çıkarma operasyonu da, toplumumuzun nasıl bir kasaba kültüründen geldiğini göstermesi açısından, başlı başına başka bir örnektir. İç politikamız olsun, dış politikamız olsun, sorunlarımızı çözme konusunda hep aynı yöntemler aklımıza gelir.

- Panikleme, heyecanlanma, hemen çözüm yaratabilmek için en aşırı önleme başvurmak. Genelde de balyoz kullanarak, işi kökünden halletmeye çalşımak.

Korumaların tutumu, şöförün arabayı bırakıp fırlaması, arabanın özelliklerinin bilinmemesi sonucunda düşülen duruma çözüm olarak balyozla pencerelerin kırılması, ancak bizde görülebilinecek cinsten bir yaklaşımdır.

Dış politikada da, bir komşumuzla sorunumuzu çözemezsek, hemen "asker yollayalım" nümayişleri yapmaz mıyız?

İç politikada hemen insanları lekelemek veya hapse atmak yolunu denemez miyiz ?

İşte aynı durum, önceki akşam Başbakan'ın başından da geçti.

Ancak Erdoğan'ın verilmiş sadakası varmış. İyilik yapmak isterken, kurtarayım diye insanları öldürenlerle de çok karşılaştık. Başbakan Allah'tan, arabadan kazasız belasız çıkarılabildi.(!)

Bir de olay duyulduktan sonra hastaneye üşüşenlerin yarattığı paniğe bakalım. Genelkurmay Başkanı'ndan, muhalefet liderine kadar, devletin tepesi hastaneye gelince, insanların kaygıları daha da arttı. Ya Başbakan'ın basit bir fenalık geçirdiğini öğrenememişler veya onlar da balyozla saldırıya uğrayan Mercedes otomobilin şokuna kapılıp koşturmuşlardı.

Sonuçta, şöyle bir manzara ile karşı karşıyayız …

Bilgiye önem vermezsek,

İşi ehline bırakmazsak,

İnsan hayatına hoyratça yaklaşırsak,

İletişime önem vermemeyi sürdürürsek,

Balyozlu çözümlerden kendimizi kurtaramazsak, bu tip durumla daha çok defa karşılaşırız.

Aslında Başbakan'ın baygınlık geçirmesi, kimseler duymadan veya böylesine bir kriz havası yaratılmadan sakin şekilde çözülebilirdi. Erdoğan sessizce hastaneye girer, biraz dinlenir ve çıkardı. Arabaya sıkışması, olayın boyutlarını büyüttü ve Türkiye'yi birkaç saatliğine kriz ortamına soktu. Ülkemizin ne kadar kırılgan olduğunu ortaya çıkardı.

Peki, bundan sonra ne olacak ?

Ders alınacak mı ?

Hayır, söz konusu değil.

Başbakan büyük olasılıkla, "O çocuk iyi niyetli, namusludur. Onu yedirtmem" diyecek ve şöför Harun'u kullanmayı sürdürecektir. Yine büyük olasılıkla, zaten akrabası olan koruma ekibinin başındaki kişiyi değiştirmeyecek ve "ders almışlardır"diyerek işin ehli olan kişileri tutmayacaktır.

İyisi mi, fazla dert edinmeyelim.

"Biz böyleyiz işte" deyip yolumuza devam edelim.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Fransız cumhuriyet ideolojisi
FRANSIZ iş dünyasının en üst kuruluşu Medef'i...
Çetin ALTAN
Duygusal ve beyinsel bir mengene
Önceki gün saat 11.30 suları... TV ekranların...
Melih AŞIK
Tanyeli kıvırmadı
Haber Bugün gazetesinden... Başlığı "Zulüm ve...
Fikret BİLA
Sağlık Bakanı Akdağ: Özel sistem kurulacak
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a rahatsızlığı ...
Hasan CEMAL
Hiç aklıma gelmezdi!
Siyasette çok şey aklıma gelirdi de, Baykal'ı...
Güneri CIVAOĞLU
Kafada uyum
Türkiye'nin AB yol haritasında yükselen bariy...
Can Dündar
Fransa'ya tepki mi? Ne tepkisi?
Dün Avustralya radyosundan aradılar:
Hurşit GÜNEŞ
2006 bütçe performansı -1-
Bir bütçenin belki de en önemli ve esnek tara...
Doğan HEPER
İnkâr, ret ve Orhan Pamuk
ÇOĞUMUZ Fransa'nın kabul ettiği gibi, "soykır...
Semih İDİZ
AB'den, Kıbrıs'ta 'bedel ödetme' tehdidi var
AB Dönem Başkanı Finlandiya'nın Kıbrıs konusu...
Sami KOHEN
Askerin konuşma hakkı...
İNGİLTERE bugünlerde generallerin hükümetin p...
Metin MÜNİR
'En beğendiği' kuruma sattı, şimdi tatile çıkıyor
Erol Sabancı, 20 yıldır aile toplantılarında ...
Hasan PULUR
Selahattin İçli de gitti...
EĞER Türk musikisini, "alaturka"yı severseniz...
Derya SAZAK
Başbakan'ın sağlığı
2002 seçimlerini hızlandıran süreçte Başbakan...
Meral TAMER
Cenazenizde hangi müzik çalınsın istersiniz?
Venedik Bienali, 110 yıllık tarihinde İtalya ...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası reformu nasıl olmalı?
Pazartesi günkü yazımda, bu konudaki ipuçları...
Güngör URAS
2007 bütçe taslağına göre ekonomi ne büyür, ne küçülür
Son zamanlarda bir "frene basma, ekonomiyi so...
Serpil YILMAZ
Toprağın hakkını savunanlar geliyor
Yerli ve yabancı sermayenin yeni yatırım terc...
M. Ali BİRAND
Başbakan'ın verilmiş sadakası varmış
TV haberlerinde ve gazetelerden Başbakan'ın b...

© 2006 Milliyet