Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Ekim 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Şu pankart meselesi

Satır Arası / Deniz Sipahi

Geçen hafta yazdığım pankartla ilgili yazıya olumlu da olumsuz da tepkiler aldım.
Pankart açan genç arkadaşlarıma şu tavsiye de bulunmuştum.
"KSK'li taraftarlar pankarta 'Atam rahat uyu, Cumhuriyetimizin ve laik İzmir'in bekçisiyiz...' yazmışlar. Yazdıklarına göre toplumun kırmızı çizgilerine birilerinin bastıklarını düşünüyorlar. Baştan söyleyeyim. Cumhuriyeti ve laik sistemi pankart açarak koruyacaksak vay halimize... Hassasiyetlerinden dolayı bunu düşünenlere teşekkür edelim. Ama her şeyin bir yerinin ve zamanının olduğunu da hatırlatmayı unutmayalım. Bu duyarlı gençlerimizin sivil toplum örgütlerine girerek düşüncelerini, fikirlerini hayata geçirebilmeleri yönündeki tavsiyemizi yineleyelim..."
Bence çok net bir mesajdı.
Aldığım mesajlardan birinde şöyle deniyordu.
"Laiklik pankart açmakla korunmazmış! O zaman oy da atmayalım, imza kampanyaları düzenlenmesin hiç, hiç bir protesto kampanyası yapmayalım, bütün sivil toplum kuruluşlarını kapatalım..."
* * *
Pankartı da açın ama zamanında, yerinde...
Gerekli gördüğünüzde...
Demokrasi zor bir rejimdir.
Her şeyden önce özveri ister; sabır, tolerans, sağduyu ister.
Bunlar da yetmez.
Toplum, demokrasinin gereği olarak uzlaşma kültürü, birlikte hareket etme, ortak akıl yaratma bekler.
Bunlar da yetmez.
Saygı, sevgiyi eksik etmemenizi ister.
Bunlar da yetmez...
Katılımcı olmanızı, düşüncelerinizi özgürce açıklamanızı arzu eder.
Bu örnekleri çoğaltabilirim.
O yüzden oy da atacaksınız, imza kampanyaları da düzenleyeceksiniz, sivil toplum örgütlerinde de yer alacaksınız.
Gençlerimizin şunu bilmeliler.
Bu ülkenin geleceği de, güvencesi de kendileridir.
Gençlerimizin toplum sorunlarıyla daha fazla ilgilenmeleri bizleri çok mutlu eder.
Eğer bugün bazı şeylerden şikayet ediyor ve daha güzel bir Türkiye hayal ediyorsak; bilin ki bu saydıklarımı eksik yaptığımızdandır.
* * *
Bir çift de polise sözüm var.
Polisle yapılan koordinasyon toplantısında taraftarın en geç saat 15.00'te stada alınması kararı alınmış. Ancak polisin kapıları açması saat 16.00'yı geçmiş.
Böyle olunca da Fenerbahçe Ülker'in otobüsü taraftar içeri girmeden salona giriş yapmış.
Dünyanın neresine giderseniz gidin bu uygulama vardır.
Polis zamanında kapıları açmıyorsa; o zaman neden koordinasyon toplantısı yapılıyor.
Tekrar ediyorum.
İzmir'in seyircisi duyarlıdır.
Ama bu duyarlılığımız günlük hayatımızın her alanına yayılmalı.
Taraftar salona girdi mi; tuttuğu takımın başarısından başka bir şey düşünmemeli.

dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Emeklilik hakkında her şey
Yağmur yağınca elektrik kesiliyor
İzmir bunu hak etmiyor
Şu pankart meselesi





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Banu Şen
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet