|
 |
|
|
Şu pankart meselesi
Satır Arası / Deniz Sipahi
Geçen hafta yazdığım pankartla ilgili yazıya olumlu da olumsuz da tepkiler aldım.
Pankart açan genç arkadaşlarıma şu tavsiye de bulunmuştum.
"KSK'li taraftarlar pankarta 'Atam rahat uyu, Cumhuriyetimizin ve laik İzmir'in bekçisiyiz...' yazmışlar. Yazdıklarına göre toplumun kırmızı çizgilerine birilerinin bastıklarını düşünüyorlar. Baştan söyleyeyim. Cumhuriyeti ve laik sistemi pankart açarak koruyacaksak vay halimize... Hassasiyetlerinden dolayı bunu düşünenlere teşekkür edelim. Ama her şeyin bir yerinin ve zamanının olduğunu da hatırlatmayı unutmayalım. Bu duyarlı gençlerimizin sivil toplum örgütlerine girerek düşüncelerini, fikirlerini hayata geçirebilmeleri yönündeki tavsiyemizi yineleyelim..."
Bence çok net bir mesajdı.
Aldığım mesajlardan birinde şöyle deniyordu.
"Laiklik pankart açmakla korunmazmış! O zaman oy da atmayalım, imza kampanyaları düzenlenmesin hiç, hiç bir protesto kampanyası yapmayalım, bütün sivil toplum kuruluşlarını kapatalım..."
* * *
Pankartı da açın ama zamanında, yerinde...
Gerekli gördüğünüzde...
Demokrasi zor bir rejimdir.
Her şeyden önce özveri ister; sabır, tolerans, sağduyu ister.
Bunlar da yetmez.
Toplum, demokrasinin gereği olarak uzlaşma kültürü, birlikte hareket etme, ortak akıl yaratma bekler.
Bunlar da yetmez.
Saygı, sevgiyi eksik etmemenizi ister.
Bunlar da yetmez...
Katılımcı olmanızı, düşüncelerinizi özgürce açıklamanızı arzu eder.
Bu örnekleri çoğaltabilirim.
O yüzden oy da atacaksınız, imza kampanyaları da düzenleyeceksiniz, sivil toplum örgütlerinde de yer alacaksınız.
Gençlerimizin şunu bilmeliler.
Bu ülkenin geleceği de, güvencesi de kendileridir.
Gençlerimizin toplum sorunlarıyla daha fazla ilgilenmeleri bizleri çok mutlu eder.
Eğer bugün bazı şeylerden şikayet ediyor ve daha güzel bir Türkiye hayal ediyorsak; bilin ki bu saydıklarımı eksik yaptığımızdandır.
* * *
Bir çift de polise sözüm var.
Polisle yapılan koordinasyon toplantısında taraftarın en geç saat 15.00'te stada alınması kararı alınmış. Ancak polisin kapıları açması saat 16.00'yı geçmiş.
Böyle olunca da Fenerbahçe Ülker'in otobüsü taraftar içeri girmeden salona giriş yapmış.
Dünyanın neresine giderseniz gidin bu uygulama vardır.
Polis zamanında kapıları açmıyorsa; o zaman neden koordinasyon toplantısı yapılıyor.
Tekrar ediyorum.
İzmir'in seyircisi duyarlıdır.
Ama bu duyarlılığımız günlük hayatımızın her alanına yayılmalı.
Taraftar salona girdi mi; tuttuğu takımın başarısından başka bir şey düşünmemeli.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|