Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Ekim 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Fener'in zirvesi


İngiltere'de piyasanın göbeğinde oynamanın sağladığı motivasyon mu? Yoksa her kesimden yükselen eleştirilerin artık haykırış seviyesine gelmesi mi? Sebep nedir, bilmek kolay değil ama, dün Fenerbahçe beklentilerin çok üzerine çıktı. Bu beklenmedik yükselişle dahi, kalecinin kurtardığı ilk şutun 68. dakikada olduğuna dikkat etmek lazım. 2 ay önce finalin adaylarından biriydi Fenerbahçe, şimdi bu kadar oyun bile herkesi fazlasıyla memnun ediyor.
Önder'in, Appiah'ın, Tuncay'ın takımı bir arada tutan çimento olduğunu söyleyelim önce. Fenerbahçe, Deivid'i ve pozisyonunu bir kenara atarak orta sahayı kalabalıklaştırdı, "4-4-1 bir de Alex" dizilişine dönerek belli oranda direnç kazandı. Ancak asıl önemli olan savunmanın "Arkam açık kalmasın" diyerek önünü boş bırakmaktan vazgeçmesiydi. Çıkarak rakibe erken basarak oynamayı denediler ve Martins'e, Emre'ye, Sibierski'ye rağmen bunu başardılar. Fenerbahçe, Türkiye Ligi'nde yapamadığı kadar dar alanda oynayabildi. İsteyince oluyormuş.

İki sorun var
Ancak 2 soruna takım ve teknik yönetim çözüm getiremedi. Kısa zamanda klasikleşen duran top krizi ki, Fenerbahçe'nin neredeyse bu yolla gol yemediği maç yok. Geçen yıl bu konuda uzman olan bir takımın bu kadar çabuk gerileyişini anlamak kolay değil. Kaybedilen 2 oyuncu bu kadar etkili olmamalı.
Ve hücum planı. Fenerbahçe 3'lü duvar paslarıyla rakip savunmayı delmeye çalışmaktan başka bir gol yolu bilmiyor gibi. Duff'ı yıllar sonra savunmaya çekmek zorunda kalmış, savunma göbeği ve kalecisi çok ciddi sorunlar yaşayan, tamamı büyük kariyer şanslarını kaybetmiş ve bir çeşit amorti yaşayan oyunculardan kurulu bir takıma karşı sahip olunan bu tek planı da uygulayamayınca olmadı tabii.
Zico'nun haftalardır yaşadığı çıkmazdan, bu kez Avrupa sahnesinde sıkışıp kalındı. Şimdi doğal olarak bu müthiş inanmışlık ve ekstra motivasyon Fenerbahçelileri, yöneticileri herkesi çok umutlandıracak. Doğal olarak.
Ancak dün sahnede olan korkarım Fenerbahçe'nin olabilecek en iyi haliydi. Bu kadar maça asılma, bu kadar yırtınma, böylesine ekstra enerji sarfiyatı ve çıkan kaleyi bulmuş tek bir şut. Bundan umut mu umutsuzluk mu çıkar?

mdemirkol@milliyet.com.tr




SPOR
İngiliz hasta
Formula 1'de ceza komedisi
Yolumuz açık
Kartal, Berbatov!
'Savaş sürüyor'
Mondi'nin gözyaşları
Trabzon'un çifte planı
Vestel hedefini çizdi
Türkiye Rallisi 2008'e kaydı
Fener'in zirvesi
Se-nin-le ağ-la-rım!..
Zico için önemli
Onlar var, takım yok!
Enayi mezarlığı
Cesaret etmek
Galiptir bu yolda...
Mum ve yatsı
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Fener'in zirvesi
İngiltere'de piyasanın göbeğinde oynamanın sa...
Mustafa DENİZLİ
Se-nin-le ağ-la-rım!..
Beşiktaş'ın saha dizilişini ve oyuncu tercihl...
Rıdvan DİLMEN
Zico için önemli
Fenerbahçe bu oyunla kaybetmemeliydi. Maçın t...
Atilla GÖKÇE
Onlar var, takım yok!
İnönü'de heyecan dorukta... Beşiktaş taraftar...
Ercan GÜVEN
Enayi mezarlığı
"Operasyon" yavaş yavaş şekilleniyor! Fenerb...
Uğur MELEKE
Cesaret etmek
Tottenham'ın kulüp ambleminde "Audere est fac...
Erdoğan ŞENAY
Galiptir bu yolda...
Fenerbahçe, sezonun en görkemli yarışmasını y...
Nilay YILMAZ
Mum ve yatsı
Bir varmış, bir yokmuş. Kazım Kanat isimli bi...


© 2006 Milliyet