Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Ekim 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Se-nin-le ağ-la-rım!..


Beşiktaş'ın saha dizilişini ve oyuncu tercihlerini görünce, normal olarak sonucu da tahmin edebiliyorsunuz.
Yazık, bu oyunculardan bazı şeyleri beklemek hakikaten yazık. Söyleyebilir misiniz, Mehmet Sedef kalite değeri çok yüksek futbolcu mu ? Yoksa rakibe top oynatmayacak, sahanın her tarafına koşacak fizik güce mi sahip ?
Geçtik, aynı soruyu Fahri ve Serdar Kurtuluş için de soruyorum. Ne yazık ki, bu oyuncular, her iki kategoriye de çok yakın değil. Ama bu özelliklere sahip değiller diye onları eleştirebilir miyiz, tabii ki hayır.
Ne topa sahip oldukları zaman onu nereye kullanabileceklerini biliyorlar, ne de topsuz oyunda doğru alanı bulup, doğru koşular yapabiliyorlar. Ama bu orta sahayı kendileri kurmuyor. Onlar da çıkıp, "Hayır biz bunu yapamayız" diyemezler. Hal böyle olunca, Beşiktaş'tan hangi oyun üstünlüğü bekleyebilirsiniz ki ?

Bir tek Ricardinho
Dün futbol oynamaya çalışan sadece Ricardinho vardı. Devamlı ön tarafı düşündü, pas attı, pozisyon yaratmaya çalıştı. Bu süreçte Beşiktaş defansı pozisyon hataları yapmaya devam etti. Bunlardan biri de golle sonuçlandı.
Beşiktaş ne takımın, ne de topun temposunu yükseltebiliyor. Ama normal. Çünkü topun temposunun yüksekliği, onu kullanan ayaklara bağlı. Beşiktaş'ta bu ayaklardan kaç tane var ? O zaman ne bekleyebiliriz ki ?
Gençleri zaten güven sorunu yaşıyor. Bu duyguyu hisseden futbolcu ne kadar başarılı olabilir ? O zaman ortaya devamlı yan pas ve geri pas yapan takım çıkıyor.
Tottenham'a gelince; İngiltere'nin sıra takımlarından biri. Beşiktaş ise, bizim büyüğümüz. Ne diyebiliriz ki ? Hakikaten yazık.
Beşiktaş, riske girmiyor, sıra futboluna rıza gösteriyor. Tek yaptıkları iyi niyetle çalışmak. Hatta diyebilirim ki Beşiktaş, Tottenham'dan fazla koştu, efor sarfetti. Ama bunu futboluyla bütünleştirmesi mümkün olmadı.
Beşiktaş ikinci yarının başında oyunu rakip alana yığınca, tempo gelir gibi oldu. Ama o da çok kısa sürdü. Ve yine bire bir yakalanan defanstaki pozisyon hatasından ikinci golü kalesinde gördü.
En yakın dostum, Çeşme'deki arkadaşım rahmetli Yaşar kaptanın bir sözü vardı: "Yaşamak cesurların hakkıdır". Oyunu seyrederken bu sözü aklıma geldi.
Bir grupta yarım lig usulü bir turnuva oynuyorsun. Bu gruptan çıkmak için asgari 5 veya 6 puanı bulman lazım. Bu şartlarda nasıl bulabilirsin ki ?..
Aslında Beşiktaş için bu yıl Türkiye'de tek tribün desteğiyle oynayan takım diyebiliriz. Onların da kendilerine has bir şarkıları var: Seninle ağlarım, seninle gülerim. Ama bu şarkıyı şimdilik yarım söylüyorlar.

mdenizli@milliyet.com.tr




SPOR
İngiliz hasta
Formula 1'de ceza komedisi
Yolumuz açık
Kartal, Berbatov!
'Savaş sürüyor'
Mondi'nin gözyaşları
Trabzon'un çifte planı
Vestel hedefini çizdi
Türkiye Rallisi 2008'e kaydı
Fener'in zirvesi
Se-nin-le ağ-la-rım!..
Zico için önemli
Onlar var, takım yok!
Enayi mezarlığı
Cesaret etmek
Galiptir bu yolda...
Mum ve yatsı
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Fener'in zirvesi
İngiltere'de piyasanın göbeğinde oynamanın sa...
Mustafa DENİZLİ
Se-nin-le ağ-la-rım!..
Beşiktaş'ın saha dizilişini ve oyuncu tercihl...
Rıdvan DİLMEN
Zico için önemli
Fenerbahçe bu oyunla kaybetmemeliydi. Maçın t...
Atilla GÖKÇE
Onlar var, takım yok!
İnönü'de heyecan dorukta... Beşiktaş taraftar...
Ercan GÜVEN
Enayi mezarlığı
"Operasyon" yavaş yavaş şekilleniyor! Fenerb...
Uğur MELEKE
Cesaret etmek
Tottenham'ın kulüp ambleminde "Audere est fac...
Erdoğan ŞENAY
Galiptir bu yolda...
Fenerbahçe, sezonun en görkemli yarışmasını y...
Nilay YILMAZ
Mum ve yatsı
Bir varmış, bir yokmuş. Kazım Kanat isimli bi...


© 2006 Milliyet