Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Ekim 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Enayi mezarlığı


"Operasyon" yavaş yavaş şekilleniyor! Fenerbahçe, Galatasaray'ın Seyrantepe'sine nasıl "göz yumacağını" açıklıyor: "Ver Riva'da denize nazır arsayı susayım!"
Beşiktaş, Trabzon sırada.
"Bana da, bana da"!
İstanbul'un yanıbaşında koskoca bir "Süperligkent" kuruluyor.
Hem de bedava.
Acaba, biz vergilerini veren, kırmızı ışıkta duran, gecekondu çatmayan, kaçak elektriğe kanca atmayan, sokağa tükürmeyen, havaya ateş etmeyen "kerizler" olarak bir dernek kursak, bize de birkaç dönüm toprak verirler mi; orayı "enayi mezarlığı" yapalım?
Hiç sanmam.
Her enayiye üç metrekare yer versen İstanbul'da boş alan kalmaz.
Çünkü enayilik sadece "vergini ödeyip, avantada gözün olmamakla" saptanmaz. Daha bir çok kriterleri vardır ve bu yüzden kadro çok kalabalıktır.
Asgari ücretle sürünürken, aşık olduğun kulüp yağma yapsın diye kanınla canınla mücadele ediyorsan da enayisin mesela.
Senin kulübün de yağmaya katılsın diye rakibin yağmasına göz yumuyorsan da...
"Rakibe verdin, bizimkine de ver" diyorsan da...
Kamu malının senin torunlarına ait olduğunu idrak edemiyorsan da...
Hadi...
İkide bir spor medyasına gazetecilik dersleri verenler...
Kendilerini hak, hukuk, adalet dağıtıcısı "duayen" ilan edenler...
Çıkıp konuşsanıza.
Varsa yoksa, Hakan Şükür, Ersun Yanal, Arda.
"Akmerkez'in önündeki beyaz opel, üzerime çamur sıçrattın; yazarım ha"!..
Kamu malları futbol üzerinden yağmalanıyor, beyler kulak üstü derin uyku durumunda.
Neden?
Ya tuttukları takım avantayı almış, ya da sırada.
Yazıklar olsun sözde kamu vicdanı üstatlara.
Operasyon şekilleniyor.
Şantaj, tehdit, aldırmazlık, ihanet gırla.

Gerets'in 'talebeleri'

Şu anda Gerets'in istifa etmemesini isteyen kim var?
Bir kişi kesin... Erdal Keser...
Belki bir de Gerets'in kiracı olduğu villanın sahibi...
Yani "ekmek" meselesi.
Keser'in "fikri", "zikri"ne de yansıyor ve maçtan sonra yapılan röportajda hapşırık gibi dökülüveriyor ağzından:
Soru; "Seyirci Gerets'i istifaya davet etti, hoca ne düşünüyor"?
Erdal Keser soruyu Gerets'e nakledeceğine, "Biz öyle bir şey duymadık" diyor.
Sonra toparlanıyor Keser... O anda tercüme yaptığını ve görevinin yorum değil soruları aktarmak olduğunu hatırlayıp Almanca'ya çeviriyor.
Gerets de tribünlerden adını duymuş ama eklenen"istifa" kelimesinin ne anlama geldiğini bilememiş.
Acaba "çok yaşa Gerets" mi zannetmiş?!
"Ekmek parası" kıstası olmadan Eric Gerets'in kalmasını isteyen varsa şayet, biri de benim.
Çünkü "durmak" veya "oynamak" seçeneklerine futbolcuların karar verdiklerini gördüm PSV karşısında.
Hele Necati ve Hakan oyuna katılınca, futbolcuların "laktik asit zehirlenmesiyle beyin fonksiyonlarına ara verdikleri" iyice ortaya çıktı.
Yahu Belçikalı, Hakan ile Necati'yi niye aldı?
On- onbeş dakika zaman var. Uzun toplarla orta sahayı aşıracaksın Necati ve Hakan'ı kaleye yakın halde topla buluşturacaksın.
Doldur ileri yani...
Ne gezer. Bizimkiler Galatasaray ceza yayı önünde pas yapıyorlar. Orta sahayı verkaçlarla geçmeye çalışıp orkinos gibi yakalanıyorlar PSV ağlarına.
Bunu da anlamıyorsa futbolcular, Gerets ne yapsın.
Erdal Keser ve Gerets'in ev sahibi "ekmek" yüzünden kalmasını isteyebilirler hocanın. Benim öyle bir derdim yok. Ama kalsın...
Yeter ki, "talebeleri" ne demek istediğini anlasın maç içinde.

'Yönetim istifa'

21. Yüzyılın iletişim düzleminde, post modern bir varoluş ifadesi haline geldi ekranda gözükmek.
Daha açık söylemek gerekirse, ekranda yoksan yaşamıyorsun.
Veya öyle algılanıyorsun .
Eğitimli, ağzı laf yapan kişilerin böyle bir "şansı" var.
Peki Allah'ın geri zekalısı ne yapacak?
O da futbol maçında sahaya girer, milyonların beş on saniyesini gasp eder aklı sıra.
Şansı varsa, güvenlikten bir iki tokat yer ve "acıma" da olsa, ona karşı "nefret" dışında bazı "hisler" duymamızı sağlar.
Zavallılar.
Bu adamları kiloyla satsan, Galatasaray'ın ödeyeceği cezanın binde biri çıkmaz.
Bu adamlar hakkında yazı yazsan, adam yerine koymak bize yakışmaz.
Zaten kızamıyorum bile.
Televizyon denilen dördüncü boyutun zıvanadan çıkardığı garibanlar işte.
Peki... Maçın bitmesine 20 dakika kala PSV için çalışan Galatasaraylılar'a ne demeli?
"Yönetim istifa, Gerets istifa"
O anda Özhan Canaydın ve Eric Gerets ceketlerini alıp Olimpiyat stadından çıksalar, maçı kazanır mı Galatasaray? Hayır ama belki biraz alkış biraz teşvikle kazanabilirdi.
Siz onca parayı verip, onca eziyetle niye gittiniz Olimpiyat Stadı'na?
Takımınızın başarısını görmek, elinizden geliyorsa katkı vermek için.
Maç bitmemiş... Protesto ne için?
Doğru dürüst insanların da çıldırdığı anlar oluyor nitekim. Onlar tribünde saçmalıyor, daha ilkel olanlar sahada.
Yazık oldu Galatasaray'a.

eguven@milliyet.com.tr


SPOR
İngiliz hasta
Formula 1'de ceza komedisi
Yolumuz açık
Kartal, Berbatov!
'Savaş sürüyor'
Mondi'nin gözyaşları
Trabzon'un çifte planı
Vestel hedefini çizdi
Türkiye Rallisi 2008'e kaydı
Fener'in zirvesi
Se-nin-le ağ-la-rım!..
Zico için önemli
Onlar var, takım yok!
Enayi mezarlığı
Cesaret etmek
Galiptir bu yolda...
Mum ve yatsı
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Fener'in zirvesi
İngiltere'de piyasanın göbeğinde oynamanın sa...
Mustafa DENİZLİ
Se-nin-le ağ-la-rım!..
Beşiktaş'ın saha dizilişini ve oyuncu tercihl...
Rıdvan DİLMEN
Zico için önemli
Fenerbahçe bu oyunla kaybetmemeliydi. Maçın t...
Atilla GÖKÇE
Onlar var, takım yok!
İnönü'de heyecan dorukta... Beşiktaş taraftar...
Ercan GÜVEN
Enayi mezarlığı
"Operasyon" yavaş yavaş şekilleniyor! Fenerb...
Uğur MELEKE
Cesaret etmek
Tottenham'ın kulüp ambleminde "Audere est fac...
Erdoğan ŞENAY
Galiptir bu yolda...
Fenerbahçe, sezonun en görkemli yarışmasını y...
Nilay YILMAZ
Mum ve yatsı
Bir varmış, bir yokmuş. Kazım Kanat isimli bi...


© 2006 Milliyet