Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Ekim 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Matrak bir mızrak, resmi bir çuvala bir türlü sığmıyor


Matrak bir mızrağı, resmi bir çuvala sığdırmak için bulunmuş olan eski yöntem, kitlelerin ağzına şifreli bir "sus pus ol" kilidi vurmaktı.
İşte daha küçük yaşlardan itibaren, ağızlara takılması benimsenecek kilitlerin şifreleri:
Etliye sütlüye karışma...
Suya sabuna dokunma...
Ne şiş yansın, ne kebap...
Ne yerde gez basıl, ne gökte gez asıl...
Boğaz dokuz boğum...
Sürüden ayrılanı kurt kapar...
Isıramayacağın eli öp...
Ağzından çıkanı kulağın duysun...
Dağ sana gelmezse, sen dağa git...
Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık...
Hem nalına, hem mıhına...
Kan tükür, kızılcık şerbeti içtim de...
Kol kırılır, yen içinde kalır...
Büyüklerin sözünü dinle...
İcat çıkarma...
* * *
Ne var ki matrak bir mızrak, resmi bir çuvala bir türlü sığmazdı.
Gazi'nin sağlığında Münir Hayri, İzmir'de saygın liderin büyük bir heykelini yapmaya kalkmıştı. Heykelin gövdesi, Lenin heykellerinin doğal görünüm dışındaki anıtsal blok yapısından kopyalanmıştı. Başı ise, Münir Hayri'nin alçıdan yaparak, köy muhtarlarına 2.5 liradan sattığı portakal büyüklüğündeki sıradan bir Gazi büstü kadardı.
* * *
Örtüyle kapalı heykelin açılışına Gazi de gelmiş ve örtü açılıp da, görkemli yüksek bir blokun tepesinde yumruk büyüklüğündeki başını görünce:
- Hemen yıkın, emrini vermişti.
Heykel, urganlarla yana doğru çekilip parçalandığında, içinden uzun saplı tavan süpürgeleriyle yırtık paçavralar çıkmış ve Gazi, öfkeyle tokatlamak için Münir Hayri'nin üzerine yürümüştü.
* * *
1950'li yıllarda da bir savcı yardımcısı, bir dergide şöyle bir şiir görmüştü:
(Azıcık Türkçeleştirerek)
Bu sofracık efendiler -ki yutulmaya çok hazır
Huzurunuzda titriyor -şu milletin hayatıdır.
Şu milletin ki mustarip, şu milletin ki hastadır,
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin yutun hapır hapır.
Altında da bir imza vardı, Tevfik Fikret...
Savcı yardımcısı, Tevfik Fikret'in kim olduğunu bilmediği için, kendisi hakkında bir celp çıkartmıştı. Tevfik Fikret'in, TCK'nın 159'uncu maddesi gereğince Ağır Ceza'ya verilmesi ve tutuklanması gerekiyordu.
* * *
Matrak bir mızrak, resmi bir çuvala bir türlü sığmıyordu. Resmi arabası içinde rahatsızlanan Başbakan Tayyip Bey'i, kapıları kilitlenen arabadan çıkarabilmek için, balyoz aramak gerekiyordu.
* * *
Bugünkü TCK'nın 301'inci maddesine göre, 17. yüzyıl Divan edebiyatının ünlü ozanı Nef'i'ye yine bir celp çıkabilirdi. Çünkü Nef'i de şöyle bir mısra yazmıştı:
Türke hak ceşme-i irfanı haram etmiştir
* * *
Vaktiyle Fenerbahçe Parkı'na giden caddede, bindiği arabayı kullanıyormuşçasına, iki eliyle bir direksiyonu sağa sola çeviriyor gibi yaparak koşup duran bir meczup vardı. Ağzıyla da "vu vuu" diye motor sesleri çıkarırdı...
* * *
Son zamanlarda vatanı, milleti, devleti şöyle yapıp kurtarma, böyle yapıp kurtarma ve hainlere de hak ettikleri cezaları verme çıkışlarının gizli giyotinlerini dinler ve zaten insanlığın yok olmaya gittiği fetvalarını izlerken; Kalamış'ın o eski sevimli meczubunu hatırlıyorum.
Bir de, yapılan araştırmalarda her 5 kişiden birinin ruh hastası olduğunun saptandığını...
Yaygın bir tatminsizliğin Gayyası, bir yığın da meczup fışkırtıyor olmalı...
* * *
Bayram hazırlıkları aldı yürüdü. Tatilciler yollara düşmeye başlıyor...
Dileriz gazete başlıklarında "Yollar yine kan gölüne döndü" haberleri şahlanmaz...
* * *
Boğaz yalıları da yine bir tehlike atlatmış. Kuru bir yük gemisi karaya oturmuş... Liseli kızlar ise döner satırlarıyla okul basmışlar...
Matrak bir mızrak var ki, bir türlü sığmıyor resmi çuvala...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Kürt meselesi, CHP ve DYP
DİYARBAKIR Belediye Başkanı Osman Baydemir, e...
Çetin ALTAN
Matrak bir mızrak, resmi bir çuvala bir türlü sığmıyor
Matrak bir mızrağı, resmi bir çuvala sığdırma...
Melih AŞIK
Kaf Dağı'nın ardı
PKK'nın ateşkes ilan etmesinden sonra ABD bir...
Fikret BİLA
Mehmet Ağar önerisini somutlaştırmalı
Türkiye'nin dağlarında çiçekler açması, silah...
Hasan CEMAL
Balta ile sistem!
Yüz milyon dolar harcarız, İstanbul'a olimpiy...
Güneri CIVAOĞLU
Göğüs takıntısı
Milli Eğitim Bakanlığı, ilköğretim 7. sınıf V...
Abbas GÜÇLÜ
Aklı ya denizde ya da havada
Pegasus Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı, i...
Hurşit GÜNEŞ
2006 bütçe performansı -2-
2006 bütçesindeki gelir performansı iki bakım...
Sami KOHEN
Yakın veya uzak fark etmez
KUZEY Kore'nin ilk atom bombası denemesini ya...
Metin MÜNİR
Heves var da program yok!..
Hükümetin Türkiye'yi uzay programı olan ülkel...
Faik ÖZTRAK
Tehlikeli bütçe
2007 yılı bütçesi Türkiye Büyük Millet Meclis...
Hasan PULUR
Yumruk sanayii...
İKİNCİ Cihan Savaşı'nda günlük gelişmeleri bi...
Derya SAZAK
İngiliz Paşa
Sir Richard Dannatt, İngiltere Genelkurmay Ba...
Meral TAMER
"Kadın sanatçı, Türkiye'de ABD'ye göre daha şanslı"
Venedik Bienali'nden 56 eserin İstanbul'a gel...
Ece TEMELKURAN
Merasimsiz
Apar topar doğduğumuz gibi apar topar ölüyoru...
Güngör URAS
Fitre ve zekât zamanı geldi
Ekonomi denilen şey iştir, aştır. Üretim olac...
M. Ali BİRAND
Ağar korkup kaçmadı...
Mehmet Ağar, çok ilginç bir değişim gösteriyo...

© 2006 Milliyet