|
Matrak bir mızrak, resmi bir çuvala bir türlü sığmıyor
Matrak bir mızrağı, resmi bir çuvala sığdırmak için bulunmuş olan eski yöntem, kitlelerin ağzına şifreli bir "sus pus ol" kilidi vurmaktı.
İşte daha küçük yaşlardan itibaren, ağızlara takılması benimsenecek kilitlerin şifreleri:
Etliye sütlüye karışma...
Suya sabuna dokunma...
Ne şiş yansın, ne kebap...
Ne yerde gez basıl, ne gökte gez asıl...
Boğaz dokuz boğum...
Sürüden ayrılanı kurt kapar...
Isıramayacağın eli öp...
Ağzından çıkanı kulağın duysun...
Dağ sana gelmezse, sen dağa git...
Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık...
Hem nalına, hem mıhına...
Kan tükür, kızılcık şerbeti içtim de...
Kol kırılır, yen içinde kalır...
Büyüklerin sözünü dinle...
İcat çıkarma...
* * *
Ne var ki matrak bir mızrak, resmi bir çuvala bir türlü sığmazdı.
Gazi'nin sağlığında Münir Hayri, İzmir'de saygın liderin büyük bir heykelini yapmaya kalkmıştı. Heykelin gövdesi, Lenin heykellerinin doğal görünüm dışındaki anıtsal blok yapısından kopyalanmıştı. Başı ise, Münir Hayri'nin alçıdan yaparak, köy muhtarlarına 2.5 liradan sattığı portakal büyüklüğündeki sıradan bir Gazi büstü kadardı.
* * *
Örtüyle kapalı heykelin açılışına Gazi de gelmiş ve örtü açılıp da, görkemli yüksek bir blokun tepesinde yumruk büyüklüğündeki başını görünce:
- Hemen yıkın, emrini vermişti.
Heykel, urganlarla yana doğru çekilip parçalandığında, içinden uzun saplı tavan süpürgeleriyle yırtık paçavralar çıkmış ve Gazi, öfkeyle tokatlamak için Münir Hayri'nin üzerine yürümüştü.
* * *
1950'li yıllarda da bir savcı yardımcısı, bir dergide şöyle bir şiir görmüştü:
(Azıcık Türkçeleştirerek)
Bu sofracık efendiler -ki yutulmaya çok hazır
Huzurunuzda titriyor -şu milletin hayatıdır.
Şu milletin ki mustarip, şu milletin ki hastadır,
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin yutun hapır hapır.
Altında da bir imza vardı, Tevfik Fikret...
Savcı yardımcısı, Tevfik Fikret'in kim olduğunu bilmediği için, kendisi hakkında bir celp çıkartmıştı. Tevfik Fikret'in, TCK'nın 159'uncu maddesi gereğince Ağır Ceza'ya verilmesi ve tutuklanması gerekiyordu.
* * *
Matrak bir mızrak, resmi bir çuvala bir türlü sığmıyordu. Resmi arabası içinde rahatsızlanan Başbakan Tayyip Bey'i, kapıları kilitlenen arabadan çıkarabilmek için, balyoz aramak gerekiyordu.
* * *
Bugünkü TCK'nın 301'inci maddesine göre, 17. yüzyıl Divan edebiyatının ünlü ozanı Nef'i'ye yine bir celp çıkabilirdi. Çünkü Nef'i de şöyle bir mısra yazmıştı:
Türke hak ceşme-i irfanı haram etmiştir
* * *
Vaktiyle Fenerbahçe Parkı'na giden caddede, bindiği arabayı kullanıyormuşçasına, iki eliyle bir direksiyonu sağa sola çeviriyor gibi yaparak koşup duran bir meczup vardı. Ağzıyla da "vu vuu" diye motor sesleri çıkarırdı...
* * *
Son zamanlarda vatanı, milleti, devleti şöyle yapıp kurtarma, böyle yapıp kurtarma ve hainlere de hak ettikleri cezaları verme çıkışlarının gizli giyotinlerini dinler ve zaten insanlığın yok olmaya gittiği fetvalarını izlerken; Kalamış'ın o eski sevimli meczubunu hatırlıyorum.
Bir de, yapılan araştırmalarda her 5 kişiden birinin ruh hastası olduğunun saptandığını...
Yaygın bir tatminsizliğin Gayyası, bir yığın da meczup fışkırtıyor olmalı...
* * *
Bayram hazırlıkları aldı yürüdü. Tatilciler yollara düşmeye başlıyor...
Dileriz gazete başlıklarında "Yollar yine kan gölüne döndü" haberleri şahlanmaz...
* * *
Boğaz yalıları da yine bir tehlike atlatmış. Kuru bir yük gemisi karaya oturmuş... Liseli kızlar ise döner satırlarıyla okul basmışlar...
Matrak bir mızrak var ki, bir türlü sığmıyor resmi çuvala...
c.altan@prizma.net.tr
|
|