|
Yumruk sanayii...
İKİNCİ Cihan Savaşı'nda günlük gelişmeleri biz "Marconi" marka bir radyodan dinler, izlerdik, hem de devlet zoruyla olmasa bile, "baba" zoruyla...
"Radyo Gazetesi"nin saati gelince, rahmetli Tevfik Pulur radyonun başına geçerdi. İkinci bir ihtara gerek kalmadan, hepimiz evde suspus olur, kulaklarımızı açar, Nurettin Artam'ın "Günün siyasi manzarası şöyle görünüyor" diye başlayan konuşmasını, "Şen ve esen kalın!" diye bitirişini adeta hûşû içinde dinlerdik...
Tabii buna dinlemek denirse...
* * *
ÇÜNKÜ radyomuz eskiydi, arızalıydı, Nurettin Artam'ın lafı ağzına tıkılır, cızırtı patırtı, ".... kuvvetleri" diye devam ederdi. Acaba hangi kuvvetler? "Müttefikler" İngilizler, "Mihver" ise Almanlar... Kuvvetler kelimesinin başındaki kelime anlaşılmadığından kimin kime üstün geldiği anlaşılamazdı.
* * *
İŞTE böyle hallerde -sık sık tekrarlanırdı- rahmetli "Tevfik Bey" yumruğuyla sorunu halleder, arızayı giderir, radyonun sağına soluna iki yumruk attı mı, ne patırtı kalırdı ne cızırtı; Nurettin Artam bülbül gibi şakırdı.
Lakin, yumruktan yumruğa fark vardı!
"Tevfik Bey"in asker yumruğu arızayı giderirken, başkasının yumruğu arızayı daha beter hale getirir, radyo susardı.
* * *
HER neyse, bizim evde buna "yumruk sanayii" denirdi, aradan yıllar geçti, yumruk sanayii ile tanışıklığımız uzun sürdü. Bir ara otomatik camlı bir arabamız vardı. Cam iki de bir arıza yapar, ya açık ya kapalı kalırdı. Bursa yolunda yine arıza yapınca bir tamirhaneye gittik, usta şöyle bir baktı, bir yumruk attı, cam çalıştı, bize de nasihat verdi:
"Abi dert etme, açık da kalsa kapalı da kalsa, bir yumruk yeter!"
* * *
BAŞBAKAN'IN başına gelenleri okuyunca hemen aklımıza "yumruk sanayii" geldi...
Kapılar kilitli kalmış, camı yumrukla kıramayınca, balyozla tuzla buz etmişler, Başbakan'ı kurtarmışlar.
Eeee, bizim radyo ile cama benzemez bu, Başbakan'ın zırhlı arabasının camı, elbette balyozla kırılacak...
* * *
PEKİ, nasıl olmuş bu iş?
Anlatılanlara göre, acemilik, eğitimsizlik, bilgisizlik...
Arabanın kontak anahtarını alıp dışarı çıkınca, kapılar otomatik kilitleniyormuş...
Arabanın imalatçısı ve satıcısı firma açıklama yapıyor.
"Başbakan'ın konvoyunda yedek anahtar da bulunmalıydı" diyor.
Ne gereği var canım, idare ederiz abi!
Yumrukla olmazsa balyozla!
Dünyanın en üstün teknolojisini eğitimsiz adamın eline verdin mi böyle olur!
İdare ederiz abi!
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|