Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Ekim 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Fıkırtılar ve kıkırtılarla bayram tatili başlarken...


Bayram tatilleri için yazılmış yazılardan bir derleme yapılsa ve kazara okuyan birkaç yüz kişi de bulunsa; onlar, karmaşık Türkiye güveçinin tarifnamesini sezmeye başlamış olabilirlerdi.
***
Özellikle bizden önceki kuşağın yazarları, hemen her ramazanda ve her bayramda, eski ramazanlarla, eski bayramları yazarlardı.
Bendeniz de çocukluğumun ramazanlarıyla, bayramlarını; -diyalektik değerlendirmelerdeki tekrara benzemeyen- anılara dayalı bir tekrar kolaycılığına sığınmamaya çalışarak, epey yazdım.
***
Sanırım anısal yazılarda, bazen anlatım biçimi, yani "üslup"; içeriğe ağır basar...
Diyelim eski bayramlarda, anne-babalarıyla aile büyüklerini ziyarete gelmiş küçük çocuklara bayram harçlıklarıyla, birer de mendil verildiğini anlatıyorsun.
Anlatıyorsun da, nasıl anlatıyorsun?
***
Türkiye'nin fıkırtılı, kıkırtılı bir ülke olmasının baş nedenlerinden biri; "yazı üslubu"ndaki Türkçe kuyumculuğunun, algılama dışı bir boşluğa yuvarlanmışlığı...
1926'da Yakup Kadri de, aynı boşluktan şöyle yakınıyordu:
"Çağdaş Fransız şairlerinden biri de kendisi için: 'Ben suya taş atan adamım' diyor; buradaki sudan maksat kamunun ruhu değil midir? Şair bir havuz kenarında eğlenen bir çocuk gibi, bu suya taşlar atıyor ve her taş kendi ağırlığı ve büyüklüğüne göre birtakım halkalar açarak ve sesler çıkararak suyun dibine batıyor.
Ey Türk şairi! Senin taş attığın yer ise, hiç dalgalanmayan ve hiç ses vermeyen karanlık ve ıssız bir boşluktur"
***
21'inci yüzyılın 6'ncı yılındaki Şeker Bayramı arifesinde; ne çarşı pazarda bayram alışverişine çıkmışların, ne tatili geçirmek için yollara düşmüşlerin ilgileneceği bir konu, Yakup Kadri'nin de vaktiyle yakındığı "boşluk"...
***
Gündemde olan konu, Başbakan Tayyip Bey'i, içinde kilitli kaldığı resmi arabadan kurtaran ve kutsallaştırılan balyoz konusu...
E-posta devreye girmeseydi de, mektuplara yapıştırılan posta pulu dönemi sürseydi; herhalde vaktiyle Erzincan depremi için çıkarılan özel pullar gibi, Tayyip Bey'in resmi arabadan nasıl kurtarıldığını simgeleyen balyozlu bir pul da çıkarılabilirdi.
***
Ateş üstündeki politika kazanında sürüp giden fıkırtılar yanında; kıkırtılı gülüşmeler de yaygınlaşmakta ve daha da yaygınlaşacağa benzemekte...
Çünkü efendim, 80 yıllık bir dönemin üstüne örtülen, "vatan, millet, Sakarya" tipi hamasi bir çarşaf; orasından burasından yırtılıp durmakta ve altından Türklerin, "yaşam kalitesi" açısından, evrensel bir sıralamada 95'inci basamakta bulunduğu ortaya çıkmakta...
***
Türkiye'nin jeopolitik durumu... Ya peki, Türklerin "yaşam kalitesi"?
Vatanı deli divane gibi sevme yarışlarının füzelendiği herhangi bir TV yayınında; son 80 yılda resmi araba alımlarıyla bakımlarına kaç yüz milyar dolar ödenmiş olduğuyla; aynı dönemde itfaiye örgütüne ne harcanmış olduğunun bir kıyaslamasına rastlamak mümkün müdür?
***
Neden mümkün değildir?
Hazine'den geçinenlerin üst kesimi yıpratılmamalı efendim. Vatanı, milleti, devleti en çok sevenler ve başkalarını az sevmekle suçlayanlar onlar çünkü...
***
Politik fıkırtılar yanında, yaygınlaşmaya başlayan kıkırdamalardan da pay almak isteyenler; "Türk'e Türkten başka dost yok" sloganıyla nelerin gizlenmiş olduğunu ve karmaşık Türkiye güvecinin tarifnamesini başlayabilirler merak etmeye...
***
Tayyip Bey'in, balyozla resmi arabadan kurtarılması sırasında; kendisini seven sarıklı hocalardan bir grup da, araba camına balyoz indiren görevlilerin moralini yükseltmek için, hep bir ağızdan Onuncu Yıl Marşı'nı söylese fena mı olurdu:
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!
***
İçlerindeki liderlik tohumlarını yeşertmeye çalışan ve bir hayli kavgacı görünen genç hamasetçiler de; kazara evlerini sel suları basarsa, çıplak ayakları ve paçaları sıvanmış pantolonlarıyla, elde süpürge suları temizlemeye çalışırken, zımba gibi manzumeler okuyabilirler:
Türk'ün güneşleriyle dünya ufku ağardı
Türk olmasa tarihe yazılacak ne vardı...
***
Bayram arifesinde hepimizin hakkı biraz eğlenmek de...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
İlle de ekonomi
İŞSİZLİK rakamları açıklandı: Temmuz 2006 iti...
Çetin ALTAN
Fıkırtılar ve kıkırtılarla bayram tatili başlarken...
Bayram tatilleri için yazılmış yazılardan bir...
Melih AŞIK
Soykırıma savunma
Ermeni soykırımı ile suçlamalar karşısında yı...
Fikret BİLA
Muhalefetteki PKK tartışması
PKK sorununu bir süredir muhalefet tartışıyor...
Hasan CEMAL
Gazeteciliği siyasete alet etmek mi?
Perşembe günleri gazetelerin içinden önce Cum...
Güneri CIVAOĞLU
Ne akla hizmet...
Güzel bir söz vardır: "Sen elâlemi kör, herke...
Can Dündar
Ağar'ın çıkışı
DYP lideri Mehmet Ağar, Diyarbakır gezisinde ...
Abbas GÜÇLÜ
100 bin personel alınacakmış!
Milyonlarca genç işsiz. En mağdurları da üniv...
Semih İDİZ
ABD'nin Irak'tan hemen çekilmesi Türkiye için felaket
Bölge gerçeklerini bilmeden Irak'a giren ABD'...
Sami KOHEN
Ralston'a verilen mesaj
Merkezi Ankara'da bulunan Avrasya Stratejik A...
Metin MÜNİR
Bakan Yıldırım: Uydu boşluğu olmayacak, tedbir alıyoruz
Türksat ve Türkiye'nin uzay macerasıyla ilgil...
Hasan PULUR
"Bakan olmak" kolay değil...
BİR Turizm Bakanı'nı en çok ilgilendiren, meş...
Derya SAZAK
Ölüm orucu
Ne Anlatayım Ben Sana! Ece Temelkuran'ın son ...
Meral TAMER
Nerede o bayram havasındaki AB zirveleri?
Bir tiyatrodur AB zirveleri. Zirve biter, lid...
Yaman TÖRÜNER
Amerika'da kasımda seçim var
Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) 7 Kasım...
Güngör URAS
30 adet F-16 2.9 milyar $
ABD Kongresi, Türkiye'ye 30 adet F-16 savaş u...
Serpil YILMAZ
Oyak Grubu, 2 milyar dolarlık şantiye kurdu
Oyak, 3 milyar dolarla sonuçlanan Erdemir iha...
M. Ali BİRAND
AKP'yi, bu küçük adamlar yakıyor...
Milli Eğitim Bakanımız ne derse desin, artık ...

© 2006 Milliyet