Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Ekim 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Muhalefetteki PKK tartışması


PKK sorununu bir süredir muhalefet tartışıyor, iktidar izliyor.
Tartışmayı DYP lideri Mehmet Ağar'ın, "düz ovada siyaset" çağrısı başlattı.
Ağar'a yanıt, iktidar partisi AKP'den değil, ana muhalefet partisi CHP'den geldi. İktidar, Ağar'ın yaklaşımının dikkatle izlenmesi gerektiğini açıklamakla yetindi. Aldığı tutum Ağar'ı destekler nitelikteydi.
PKK sorununun ulaştığı boyut aslında siyasi partileri "pozisyon" almaya zorlayacak nitelikte.
Ağar'ın, emniyet genel müdürü ve bakan olarak geçmişte üstlendiği görev ve aldığı pozisyonla çok uyumlu olmayan yeni tutumu, CHP lideri Deniz Baykal tarafından, "hükümetin aradığı destek, AKP'nin söyleyemediğini DYP'ye söyletme" girişimi olarak değerlendirildi.

İki farklı yaklaşım
DYP liderinin soruna yaklaşımı şöyle özetlenebilir:
"Dağda silahla gezeceğine ovada siyaset yapsın. Türkiye'de silahlar susacak. Dağlarında silah sesi değil, kuş sesleri olacak. Barış ve huzur gelecek. Ovadan dağa çıkışlar böylece engellenecek."
Ağar, bu sonucun nasıl alınacağını henüz açıklamış değil. Sözlerinin af veya PKK ile pazarlık anlamına gelmediğini sık sık vurguluyor.
Ancak, PKK'lıları dağdan indirecek veya ovadakileri dağa çıkmaktan vazgeçirecek önlemler konusunda uygulamayı planladığı formülü açıklamadı.
CHP lideri Baykal ise, Ağar'ın bu yaklaşımında "teşhis" hatası olduğunu düşünüyor.
Baykal'a göre, "Dağda silahla gezenler ile ovada siyaset yapanlar hasım değil"; bir hareketin iki kolu, aynı projenin birbirini tamamlayan parçaları. Ayrıca, dağda silahla gezen olduğu gibi, ovada aynı amaçla siyaset yapan da var.
CHP lideri, Ağar'ı, PKK sorununun arkasındaki "siyasi projeyi" görmemek veya yok saymakla eleştiriyor.
Ağar ise, "Benim adım Mehmet Ağar. Ben ne dediğimi bilirim" demekle yetiniyor.

AKP'nin konumu
İki muhalefet partisi tartışırken, iktidar partisi AKP'nin bu tartışmadan uzak durması dikkat çekiyor. İktidar, Ağar'a yakın bir tutum içinde olduğunu hissettiren kısa açıklamalar dışında tartışmanın dışında kaldı.
Oysa Başbakan Erdoğan'ın en iddialı olduğu konulardan biri buydu.
"Yeni açılım" adıyla "Kürt sorunu" konusunda yaptığı açıklamaların arkasını getirmedi. Söylemini değiştirdi ve giderek konuyu gündeminden çıkardı.
Şimdilik, hafif destekler bir hava vererek, "Ağar'ı dikkatle izleme" konumunda duruyor.

Dağınık ve karışık tablo
Muhalefet partileri, PKK sorunu karşısında pozisyonlarını belirlerken, hükümet-devlet cephesinde neler oluyor?
Partilerin farklı yaklaşımlar göstermesi normal. Demokrasinin doğal sonucu.
Muhalefetteki tartışma sürerken, diğer yandan resmi alanda PKK'yla mücadele özel temsilcilerinin çalışmaları gündemde.
Hükümet, Kuzey Irak'ta PKK'ya karşı ABD'den beklentilerini, Washington'un emekli general Ralston'u özel temsilci atamasından sonra eskisi kadar dillendirmiyor. Türkiye'nin "muadil" olarak atadığı emekli Orgeneral Edip Başer, Ralston'la zaman zaman buluşuyor. Son buluşmada Başer, "Irak'taki koalisyon güçleri (ABD) ve Irak yönetimini" eleştiren bir söylemle kamuoyu karşısına çıktı ve askeri operasyon seçeneğinden söz etti. ABD tarafında ise, böyle bir söylem yok, operasyon "son seçenek" olarak belirtiliyor.
Ralston ne yapıyor? Askeri seçenekten önce uygulamaya çalıştığı diğer seçenekler neler? Bunları henüz bilmiyoruz.
Temsilcilerin bulacağı "çözüm" ile iktidar ve muhalefet partilerinin yaklaşımları ne kadar örtüşüyor?
Bu sorunla ilgili olarak, "dağınık ve karışık" bir tablo gözleniyor.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İlle de ekonomi
İŞSİZLİK rakamları açıklandı: Temmuz 2006 iti...
Çetin ALTAN
Fıkırtılar ve kıkırtılarla bayram tatili başlarken...
Bayram tatilleri için yazılmış yazılardan bir...
Melih AŞIK
Soykırıma savunma
Ermeni soykırımı ile suçlamalar karşısında yı...
Fikret BİLA
Muhalefetteki PKK tartışması
PKK sorununu bir süredir muhalefet tartışıyor...
Hasan CEMAL
Gazeteciliği siyasete alet etmek mi?
Perşembe günleri gazetelerin içinden önce Cum...
Güneri CIVAOĞLU
Ne akla hizmet...
Güzel bir söz vardır: "Sen elâlemi kör, herke...
Can Dündar
Ağar'ın çıkışı
DYP lideri Mehmet Ağar, Diyarbakır gezisinde ...
Abbas GÜÇLÜ
100 bin personel alınacakmış!
Milyonlarca genç işsiz. En mağdurları da üniv...
Semih İDİZ
ABD'nin Irak'tan hemen çekilmesi Türkiye için felaket
Bölge gerçeklerini bilmeden Irak'a giren ABD'...
Sami KOHEN
Ralston'a verilen mesaj
Merkezi Ankara'da bulunan Avrasya Stratejik A...
Metin MÜNİR
Bakan Yıldırım: Uydu boşluğu olmayacak, tedbir alıyoruz
Türksat ve Türkiye'nin uzay macerasıyla ilgil...
Hasan PULUR
"Bakan olmak" kolay değil...
BİR Turizm Bakanı'nı en çok ilgilendiren, meş...
Derya SAZAK
Ölüm orucu
Ne Anlatayım Ben Sana! Ece Temelkuran'ın son ...
Meral TAMER
Nerede o bayram havasındaki AB zirveleri?
Bir tiyatrodur AB zirveleri. Zirve biter, lid...
Yaman TÖRÜNER
Amerika'da kasımda seçim var
Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) 7 Kasım...
Güngör URAS
30 adet F-16 2.9 milyar $
ABD Kongresi, Türkiye'ye 30 adet F-16 savaş u...
Serpil YILMAZ
Oyak Grubu, 2 milyar dolarlık şantiye kurdu
Oyak, 3 milyar dolarla sonuçlanan Erdemir iha...
M. Ali BİRAND
AKP'yi, bu küçük adamlar yakıyor...
Milli Eğitim Bakanımız ne derse desin, artık ...

© 2006 Milliyet