Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Ekim 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ne akla hizmet...


Güzel bir söz vardır: "Sen elâlemi kör, herkesi sersem mi sanırsın?.." Bir yasa teklifi hazırlanmış. Özü... "Savcılara bazı suçlarda kamu davası açmayı 5 yıl erteleme yetkisi vermek..."
Gerekçe de fiyakalı; "cezalandırıcı adaletin" yanı sıra "onarıcı adalet" gibi çağdaş bir anlayışın getirilmesi...
Teoride doğrudur...
Çok hafif ve eski hale dönüş olabilen suçlarda uygulanmaktadır.
Ama...
Bu yasa teklifinin kapsamına alınan 87 suç türünden bazıları nasıl, suç işlenmeden önceki hale dönüşebilecek eylemlerdir?
Örneğin...
"Cinsel taciz, çocuğun kaçırılması ve alıkonması, kasten yaralama, organ ve doku ticareti, resmi nikâh olmaksızın dini nikâhla evlilik, çokeşli evlilikler(!)"
........................
Cinsel tacizi elle yaptı, elini geri çekti... Daha ileri gitti, geri çekti... Durum görünüşte eski haline dönüşmüş oluyor öyle mi?..
Bu yasa teklifine imza koyanlar kendi eşleri, kızları, kız kardeşlerinin böyle bir çirkinliği yaşadıklarını ve savcının "Eylem geri çekilmiştir, kamu davası açılmasına gerek yoktur. 5 yıl sonra bakarız" dediğini düşünsünler.
Gene o imzayı atanlar, kendi çocuklarının kaçırıldıklarını ve alıkonduklarını, onların kasıt unsuruyla yaralandıklarını, organlarının ve dokularının çıkarılarak satıldığını hayal etsinler... Ve de savcının "kamu davası açmaya gerek olmadığı" hükmünü duyar gibi olsunlar.
Bu suçların tamamı değil, sadece biri bile insanlık dışıdır. Cezasız bırakılamaz.
Hanginizin yüreği buna katlanır?
........................
Bunları okurken "Acep ne akla hizmet?" diye düşündüm.
Gerçekten modern hukukta "onarıcı adalet" kavramı var.
Savcının önüne gelen her olay için dava açması yolunda üzerine yüklenen manevi baskı, yargıya dosya dağları oluşturuyor.
Savcı, "Ben davayı açayım da, ileride neden açmadın diyemesinler... Ortada suç yoksa, varsın yargıda aklansın" otomatiğe bağlanmak durumundan çıkarılmalıdır.
Gerçi artık savcının olur olmaz her konuda sırf sorumluluktan kurtulmak için dava açmasını önleyen yaptırımlar konuldu ama her iki hal de, "zorlayıcı" nitelikte.
Oysa... Savcı kararını hiçbir yan etki olmaksızın sadece kendi iradesiyle vermelidir. "Onarıcı" adalet de bu arayışın bir parçasıdır.
Yoksa "Acep ne akla hizmet?" diye sorgulamamın cevabı bu mu?
Keşke öyle olsaydı.
.........................
Sayılan suçlardan birkaçı, kafamdaki kilidi maymuncuk gibi açtı.
Örneğin...
"Görevi sırasında din hizmetlerini kötüye kullanmak..."
Yani...
Cami avlusunda ya da minberde siyasetten, cemaat-ticaret ilişkilerinden tutunuz da, kaçak Kuran kurslarına kadar uzanan ve AKP tabanının pek hassas olduğu durumlar...
Bir başka örnek...
"Birden çok evlilik yapanlar... Resmi nikâh olmadan sadece imam nikâhıyla birlikte yaşayanlar..."
Hangi parti vekillerinin, hangi parti örgüt mensuplarının, bu hüküm yasalaşırsa, derin bir "oohhh" çekeceğini tahmin etmek zor mu?
Hangi partinin tabanı bu profili çiziyor?
Kimlerin kollanıp korunmaya alınmak istendiği ve nasıl bir sosyal doku için hazırlık yapıldığı görülmüyor mu?
..........................
Bu yasa teklifi, bu kapsamla ve bu zihniyetle Atatürk'ün laik Türkiye Cumhuriyeti Meclisi'ne getirilmemeliydi.
Ne yazık ki getirilmiş.
Ancak... Geçemeyeceğine inanıyorum.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İlle de ekonomi
İŞSİZLİK rakamları açıklandı: Temmuz 2006 iti...
Çetin ALTAN
Fıkırtılar ve kıkırtılarla bayram tatili başlarken...
Bayram tatilleri için yazılmış yazılardan bir...
Melih AŞIK
Soykırıma savunma
Ermeni soykırımı ile suçlamalar karşısında yı...
Fikret BİLA
Muhalefetteki PKK tartışması
PKK sorununu bir süredir muhalefet tartışıyor...
Hasan CEMAL
Gazeteciliği siyasete alet etmek mi?
Perşembe günleri gazetelerin içinden önce Cum...
Güneri CIVAOĞLU
Ne akla hizmet...
Güzel bir söz vardır: "Sen elâlemi kör, herke...
Can Dündar
Ağar'ın çıkışı
DYP lideri Mehmet Ağar, Diyarbakır gezisinde ...
Abbas GÜÇLÜ
100 bin personel alınacakmış!
Milyonlarca genç işsiz. En mağdurları da üniv...
Semih İDİZ
ABD'nin Irak'tan hemen çekilmesi Türkiye için felaket
Bölge gerçeklerini bilmeden Irak'a giren ABD'...
Sami KOHEN
Ralston'a verilen mesaj
Merkezi Ankara'da bulunan Avrasya Stratejik A...
Metin MÜNİR
Bakan Yıldırım: Uydu boşluğu olmayacak, tedbir alıyoruz
Türksat ve Türkiye'nin uzay macerasıyla ilgil...
Hasan PULUR
"Bakan olmak" kolay değil...
BİR Turizm Bakanı'nı en çok ilgilendiren, meş...
Derya SAZAK
Ölüm orucu
Ne Anlatayım Ben Sana! Ece Temelkuran'ın son ...
Meral TAMER
Nerede o bayram havasındaki AB zirveleri?
Bir tiyatrodur AB zirveleri. Zirve biter, lid...
Yaman TÖRÜNER
Amerika'da kasımda seçim var
Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) 7 Kasım...
Güngör URAS
30 adet F-16 2.9 milyar $
ABD Kongresi, Türkiye'ye 30 adet F-16 savaş u...
Serpil YILMAZ
Oyak Grubu, 2 milyar dolarlık şantiye kurdu
Oyak, 3 milyar dolarla sonuçlanan Erdemir iha...
M. Ali BİRAND
AKP'yi, bu küçük adamlar yakıyor...
Milli Eğitim Bakanımız ne derse desin, artık ...

© 2006 Milliyet