|
"Bakan olmak" kolay değil...
BİR Turizm Bakanı'nı en çok ilgilendiren, meşgul eden sorun nedir?
Turizm Bakanı Mükerrem Taşçıoğlu'na göre, üstsüzlerdir, yani mayolarının sutyenini fora ederek denize giren, sahilde sere serpe yatarak güneşlenen turist kadınlar, kızlardır.
Devir, Turgut Özal'ın ANAP devri, Mükerrem Taşçıoğlu da Turizm Bakanı, kıyamet kopuyor:
"Muhafazakâr bir partinin iktidarında böyle şey olur mu? Turizm Bakanı uyuyor mu?"
Taşçıoğlu, "Bakan Olmak" adlı anılarında (Bilgi Yayınevi) kendi halini şöyle anlatıyor:
"Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık, gel de işin içinden çık!"
***
"ÖNCE olmaz öyle şey!" diye kestirip atıyor, yani üstsüzlere karşı çıkıyor, sonra bakıyor ki pabuç pahalı, anasından emdiği süt burnundan gelecek, insanlar o terbiyeyle, o kültürle yetişmiş, Türkiye'ye gelince "Âdetini değiştir!" denilmez ki!
Sayın Taşçıoğlu direksiyonu hafif kırıyor; önce Türk kadınlara arka çıkıyor, "Bunlara bakarak sutyenini atacak, onlar gibi azacak kadınımız yok!" diyor, daha sonra söylediklerini değiştirmeye mecbur kalıyor:
"İsteyen çıplak, isteyen çarşafla (denize girer), bu herkesin kendi halledeceği konudur, bizi ilgilendirmez."
***
DİYOR da ne oluyor, her kafadan bir ses çıkıyor. Bir yıl boyunca her gittiği yerde bunu soruyorlar, tıpkı bugünkü Turizm Bakanı Atilla Koç'un uyuması gibi...
Sayın Taşçıoğlu sonunda kestirip atıyor:
"Zorla mayo üstü giydirmeyeceğiz. Biz milliyetçi ve muhafazakâr bir partiyiz ama gerici değiliz. (....) Polisiye tedbir düşünmüyoruz."
***
TAŞÇIOĞLU'nu en çok meşgul eden diğer konu da Gökova Körfezi'nde kurulacak elektrik santralıdır.
Bir tarafta doğanın ve körfezin korunmasından sorumlu Turizm Bakanı, bir tarafta da Özal'ın enerji politikası...
Gazetelerin ve yazarların çoğu, biz dahil, Gökova'daki santralın doğayı perişan edeceğini yazar, vazgeçilmesini ister. Ama Özal aklına koymuştur, santralı kuracaktır.
Buna karşı çıkanları ikna için Gökova'ya bir gezi düzenler, bu gezide biz de varız...
Sayın Taşçıoğlu bu konuda yazdığımız iki yazıyı da kitabına almış, yazılarımız için yaptığı değerlendirme şu:
"Tarafsız, peşin hükümlü değil ve mantıklı."
***
O günlerde bu santral için uykuları kaçan Taşçıoğlu, bugün şöyle demektedir:
"Santralın yapımına emir verenleri suçlu kılacak bir doğa katliamı, kirlilik, hatalı durum doğmuş mudur?
Hayır!
Allaha şükür, Gökova cenneti dünya turizmine hizmet veriyor."
***
BU geziyle ilgili olarak bizim de bir anımız var. Gökova'dan İzmir'e otobüsle dönüyoruz. Selçuk'ta yemek molası verildi, çöp şiş yiyeceğiz. Tesadüfen Sayın Taşçıoğlu'yla yan yana düştük. Biraz sonra biri musallat oldu, Sayın Bakan'a nefes aldırmıyor, anlaşılan Belediye Başkanı. Efes'e gelenlerden alınan paradan o da pay istiyor.
Bir, üç, beş, hep aynı laf...
Çöp şişler soğuyor, Bakan yutkunuyor, "Olur, bakarız, sonra gel!" gibi laflar, Başkan'ı kesmiyor, Bakan'ı yakalamış, ille de söz alacak...
Sonunda Taşçıoğlu dayanamadı, adeta kükredi:
"Yeter yahu, lokmaları boğazıma dizdin, haram ettin!"
Adamın bir gidişi vardı ki!..
Hatırladınız mı Sayın Bakan?
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|