Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Ekim 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Nerede o bayram havasındaki AB zirveleri?


Bir tiyatrodur AB zirveleri. Zirve biter, liderler vakit geçirmeden evlerine geri döner. Toplantı salonundan bayraklar indirilir, masadan başbakan isimleri kaldırılır. Kilolarca kâğıt, yumak yumak kablo, bir o kadar da çöp toplanır. Diplomatlar, memurlar ve lobiciler bürolarına döner, basın odaları sükûta erer. Dışarıda güvenlik barikatları sökülür, sokaklar sakinleşir, trafik düzelir, kent olağanlaşır.
Zirve biter fakat zirve sonrası birçok kişi ve kuruluş için iş yeni başlar. Kimi zirveler Avrupa tarihinin sayfalarında çok önemli bir yere sahiptir. En derin gündemli ve somut sonuçlu zirveler, AB hukuku dersi kitaplarının yeniden yazılmasını gerektirenlerdir. En verimsiz zirve ise, en azından "Bundan sonra ne olacak?" sorusunu gündeme getirir.
AB; 1957'de Roma Anlaşması'nın imzalandığı zirveyle bugüne ulaşan evrimine başladı. Zirve geleneği 1970'den itibaren yavaş yavaş gelişti. AB Konseyi adı altında kurumsallaşması 1986'da imzalanan Avrupa Tek Senedi ile gerçekleşti. Böylece siyasi birlik boyutu tabu olmaktan çıktı. 6 ayda bir el değiştiren AB dönem başkanları, kendi ülkelerinin bir kentinde topladıkları AB Konseyi zirveleriyle anılır oldular.

Kuru toplantılar
Zirve sayıları da arttı zamanla. Yalnızca dönem başkanlığı sonunda değil, ortasında da AB Konseyi düzenleme uygulaması başladı. Bu arada, yeni yüzyıla küreselleşme karşıtı gösterilerin ve terör eylemlerinin yarattığı güvenlik kaygılarıyla giren AB ülkeleri, zirve toplantılarını giderek kendi kentlerinden Brüksel'e kaydırma eğilimi içine girdiler. Bir zamanlar; değişik Avrupa kentlerini uluslararası ilgi odağına çeviren bayram havasındaki zirveler, yerini olağanüstü güvenlik çemberlerine sıkışmış kuru toplantılara bıraktı.

Tarihi zirveler..
  • 1992 Maastricht: Bugünkü AB'nin inşasını başlattı
  • 1993 Kopenhag: Soğuk Savaş sonrası AB'ye katılacak aday ülkeler için demokratik ve ekonomik kıstasları belirledi
  • 2000 Nice: Genişleyen AB'ye yeni bir kurumsal işleyiş getirdi
  • 2000 Lizbon: AB'nin 21. yüzyıl başındaki ekonomik stratejisi kararlaştırıldı
  • 2003 Atina: AB tarihinin en büyük genişleme dalgasına imza atıldı

  • Artık AB zirvelerinin sonuçları Türkiye'yi çok daha doğrudan ilgilendiriyor. Gündemde doğrudan Türkiye ile ilgili bir karar olmasa da, ülkenin geleceğinin şekillendiği siyasal gelişmeler söz konusu.
    ***
    Yukarıdaki satırlar, TÜSİAD'ın yıllardır Brüksel temsilcisi olan Bahadır Kaleağası'nın Doğan Kitap'tan yeni çıkan "Avrupa Galaksisinde Türkiye Yıldızı" adlı kitabından. Türkiye'nin AB yolunda geçirdiği ve geçireceği aşamaların uzman gözüyle derinlemesine irdelendiği kitap, Türkiye'nin AB yolculuğunda kütüphanemde olmazsa olmaz diyeceğim 3 - 5 kitabın arasına giriverdi.
    Dünden bugüne ABD politikaları, küresel düzeni belirleyen ABD-AB ilişkileri, Türkiye-Avrupa-ABD üçgeni, 25 AB üyesi ülkenin birlik içindeki durumu, uluslararası kuruluşların önemi gibi pek çok konuda, AB yolundaki Türkiye için bir başucu kitabı.

    mtamer@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    İlle de ekonomi
    İŞSİZLİK rakamları açıklandı: Temmuz 2006 iti...
    Çetin ALTAN
    Fıkırtılar ve kıkırtılarla bayram tatili başlarken...
    Bayram tatilleri için yazılmış yazılardan bir...
    Melih AŞIK
    Soykırıma savunma
    Ermeni soykırımı ile suçlamalar karşısında yı...
    Fikret BİLA
    Muhalefetteki PKK tartışması
    PKK sorununu bir süredir muhalefet tartışıyor...
    Hasan CEMAL
    Gazeteciliği siyasete alet etmek mi?
    Perşembe günleri gazetelerin içinden önce Cum...
    Güneri CIVAOĞLU
    Ne akla hizmet...
    Güzel bir söz vardır: "Sen elâlemi kör, herke...
    Can Dündar
    Ağar'ın çıkışı
    DYP lideri Mehmet Ağar, Diyarbakır gezisinde ...
    Abbas GÜÇLÜ
    100 bin personel alınacakmış!
    Milyonlarca genç işsiz. En mağdurları da üniv...
    Semih İDİZ
    ABD'nin Irak'tan hemen çekilmesi Türkiye için felaket
    Bölge gerçeklerini bilmeden Irak'a giren ABD'...
    Sami KOHEN
    Ralston'a verilen mesaj
    Merkezi Ankara'da bulunan Avrasya Stratejik A...
    Metin MÜNİR
    Bakan Yıldırım: Uydu boşluğu olmayacak, tedbir alıyoruz
    Türksat ve Türkiye'nin uzay macerasıyla ilgil...
    Hasan PULUR
    "Bakan olmak" kolay değil...
    BİR Turizm Bakanı'nı en çok ilgilendiren, meş...
    Derya SAZAK
    Ölüm orucu
    Ne Anlatayım Ben Sana! Ece Temelkuran'ın son ...
    Meral TAMER
    Nerede o bayram havasındaki AB zirveleri?
    Bir tiyatrodur AB zirveleri. Zirve biter, lid...
    Yaman TÖRÜNER
    Amerika'da kasımda seçim var
    Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) 7 Kasım...
    Güngör URAS
    30 adet F-16 2.9 milyar $
    ABD Kongresi, Türkiye'ye 30 adet F-16 savaş u...
    Serpil YILMAZ
    Oyak Grubu, 2 milyar dolarlık şantiye kurdu
    Oyak, 3 milyar dolarla sonuçlanan Erdemir iha...
    M. Ali BİRAND
    AKP'yi, bu küçük adamlar yakıyor...
    Milli Eğitim Bakanımız ne derse desin, artık ...

    © 2006 Milliyet