Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Ekim 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Üç hayalim vardı üçü de gerçek oldu

EBSO Başkanı Tamer Taşkın: Daha çocukken patron olmayı, çok sehayat gerektiren iş yapmayı, yabancılarla çalışmayı aklıma koymuştum. Allah üçünü de nasip etti

ARZU ÇETİK İzmir DHA


İş hayatına Altındağ'da 3 arkadaşıyla açtığı 70 metrekare dükkanla adım atan, kamyondan malları kendisi indiren, dükkanının önünü süpüren, anne-babasına, "Biz oğlumuzu böyle olsun diye mi okuttuk?" diye gözyaşı döktüren Tamer Taşkın, bugün Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanlığı koltuğunda oturuyor. Ayrıca, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapıyor. Öyküsüyle gençlere örnek olan, cesaret veren 55 yaşındaki Taşkın, bunu kelime hazinesinde "imkansız" sözcüğünün olmamasına bağlıyor.
Memur bir aileden gelen, küçük yaşlarda "patron" olmayı kafasına koyan Tamer Taşkın, üniversite yıllarında cebinde parası olmadığı halde, Almanya'dan Türkiye'ye izne gelen gurbetçileri kahvehanelerde bulup, onlarla gurbete gitmiş. Askerden döndükten sonra, 27 yıldır ortaklığını bozmadığı 3 metalurji mühendisi arkadaşıyla birlikte 1979'da Istaş Isıl İşlem Sanayileri A.Ş'nin temelini atmış. Metalurji alanıyla da sınırlı kalmamış. Almanya'daki endüstriyel yağ üretimi yapan Petrofer'in önce yağlarını ithal etmiş, ardından İzmir'de fabrika kurdurmaya ikna etmiş. İşte; metalurji mühendisi Feyz Taşkın'la evli, Işıl ve Nevzat adında iki çocuk sahibi Taşkın'ın kendi ağzından başarı öyküsü...

Çıraklıktan başladı

Neden işadamı olmak istediniz?
Bir doktor çocuğu olarak, o günün şartlarında ilkkokul mezunu olup kendi işini kuranların ekonomik şartlarının farklılığı içinde büyüdüm. Küçük yaşlardan itibaren "patron" olmayı kafaya koymuştum. Üç hayalim vardı. Patron olmak, çok sehayat gerektiren iş yapmak, yabancılarla çalışmak. Allah hepsini nasip etti.

Çırak olarak çalışmak sizi zorlamadı mı?
Babam, ilkokul 5. sınıftan itibaren tanıdıklarımızın yanına çırak olarak verdi beni. Para kazanmayı öğrendim. Harçlığımla sanayi sitesinde pilav yemek çok büyük bir şeydi. Harçlığım artsın diye çok çalışıyordum. Çıraklık yaparken, bankaya gitmeyi, dükkan süpürmeyi, bir patronun müşterisini nasıl ağırladığını öğrendim. Çocuğuna kıyamayan anne-babalar da çoçuklarını yazın çırak olarak versinler. Bu, çocuğun müteşebbis olmasında çok etkili.

Almanya'ya staja gitmeye nasıl karar verdiniz?
Ege Üniversitesi Tekstil Bölümü'nde okurken, Almanya'dan 5 burs geldi. Tek şart Almanca sınavını geçmekti. 40 kişiden kimse bilmiyordu. Sınava 4 ay kala babam çağırdı, 'Fırsatlar her zaman ele geçmez. Bu da kaçırılmayacak türden' diye nasihat etti. O sıralar Aydın Tekstil'de staj yapıyordum. Lisenin Almanca hocasını buldum, '4 ayda bana Almanca'yı öğreteceksin' dedim. Sınavı geçtim, Almanya'ya gittim.

1960'larda yurtdışında staj bir macera değil miydi?
İlk kez Almanya'ya 1969'da gittim. Param olmadığı için Altındağ, Tepecik'e gidip kahvehanelerde Almanya'dan otomobiliyle tek başına gelmiş Türk işçisi arıyordum. Onlarla gidiyordum. Bu nedenle günümüz gençlerinin parayı mazaret göstermelerini doğru bulmuyorum. Uçak biletleri inmiş 19 Euro'ya. Trenlerde öğrenci programı var. Bir biletle Avrupa'yı geziyorsun.

Ne kadar üzülmüşlerdi

İlk işinizi nasıl kurdunuz?
İş hayatına meslekle limitli bakmıyordum. Önüme metalurji konusu çıktı. Arkadaşlarım Ahmet Demirok, Erol Kınalıkuzu ve Aydın Terseren'le 1979'da yola çıktık. Ortaklığımız hala devam ediyor. Altındağ'da 70 metrekare dükkanda Istaş'ın temellerini attık. Dükkanı açtığımızda annem ve babam geldi. Çırağım bile olmadığını, kamyondan mal indirdiğimi, dükkanı süpürdüğümü görünce, 'Biz oğlumuzu böyle olsun diye mi okuttuk?' diyerek ağladılar. Gençler de hiçbir işi yaparken utanmasınlar. İkisi de o gün ağladı ama böyle büyük bir sanayici, konsolos, oda başkanı olduğumu göremeden vefat etti.

Gecem-gündüzüm yok

Yoğun temponuz var. Ailenize yeterli zaman ayırabiliyor musunuz?
Cumartesi, pazar yok. Sabah 06.00'da kalkıyorum. Genellikle EBSO'da ilk randevum sabah 07.00'de. Biraz şaşıranlar oluyor. İşyerimde de öyle. Müdürlerimle sabah kahvaltı yapıyorum. Saat 10.00'dan sonra başlayan telefon trafiği, sosyal aktiviteler işinize konsantrasyonunuzu engelliyor. Akşamları genellikle davetler oluyor. Taşıdığınız unvan nedeniyle her yere yetişeceksiniz. Gün oluyor eşimle bir gecede 4 düğüne, 2 sünnete yetişmeye çalışıyoruz. Geceyarısına kadar bu tempo sürüyor. İşin en üzücü tarafı aileme yeterli zaman ayıramıyorum.

Hayatın ne göstereceği hiç ama hiç belli olmaz


TOBB Başkanlığı'nı düşünüyor musunuz?
Her şey birikim ve tecrübe işi. Tek hedefim EBSO'da başarılı bir döneme imza atmak. Hayatın ne göstereceği belli olmaz.

Siyasete girmeyi düşünüyor musunuz?
Bugüne kadar girmeyi düşünmedim. Politik ilişkilerim de olmadı. Bütün partilerle iyi ilişkiler kuruyoruz.

Ufukta emeklilik var mı?
İşadamı emekli olamaz. İsmet Yorgancılar, Şinasi Ertan gibi büyüklerimiz hala koşturuyorlar. Memur gibi evde oturma şansımız yok.

En büyük hobisi deniz


Hobiniz var mı?
İzmir'in çok saygın mimarlarından Fahri Nişli'nin teknesi vardı. Onunla Antalya'ya kadar giderdik. Denizcilik sevgisini aşıladı bana. 5 yıl Çeşme Yelken Kulübü Başkanlığı yaptım. Deniz, insanların karar verme mekanizmalarını geliştirmesi ve ortama göre kurtuluşu sağlama konusunda kararlılık sağlıyor. Gençlerin de özgeçmişlerinde eğitimleri dışında yazacakları hobileri olmalı. Yeni eleman alırken sadece diplomalarına bakmıyoruz. Hayatta tuğla üzerine tuğla koymuş, karar verme mekanizmaları gelişmiş, pozitif, üretici, sosyal ilişkileri yüksek, salona girdiklerinde herkesle yarım saatte akraba olabilme gibi birçok vasfa bakıyoruz.

Dünyaya açıldı

Tamer Taşkın'ın 3 arkadaşıyla kurduğu Istaş, geçtiğimiz günlerde, 25 ülkede 400 işletmesi bulunan İngiliz metalurji devi Bodycoat'la ortaklık anlaşması imzaladı. Istaş'ın, Türkiye'de 6 ilde işletmesi bulunuyor. Endüstriyel yağ üretimi yapan Petrofer de günümüzde 26 ülkeye ihracat yapıyor. 2005 ihracat rakamı 3 milyon dolar.








EGE
Üç hayalim vardı üçü de gerçek oldu
Otoyol ücretsiz olsun
PROJE TARTIŞMASI
Bu da sanayiye imar tartışması
Şehit aileleri yer arıyor
Atatürk sevgisiyle pedala basacaklar
İrticaya karşı mücadelede orduya destek verilmeli
5 bin bayrak dağıtılacak
Kimlik soran polise saldırı
Hastane tuvaletine bebek terkedildi
Metroda işler iyice karıştı
Sanayicilerden 20 bin öğrenciye Atatürk kitabı
Düşkünlere sıcak yuva
Zoru başardı 3 ayda tam 21 kilo verdi
Kadifeler çok dayanıklı çıktı
Kraliçelerin modacısı müze kuracak
Renk cümbüşü
Minikler doyasıya eğlendi
Yeni sezonda yepyeni oldu
İzmirli gence şifa İngiltere'den geldi
Korelinin cihazı çok marifetli
Başkan eşi serviste...
Bir sağlık merkezi daha
Öğrenciler bu yardımla sevindi
Ulaşım üç gün bedava
Gaziemir'de 'dostluk' iftarı
AKP'liler yemekte buluştu
Çeşme'de tahsis başvurusu uzatıldı
Personelin beraberlik gösterisi
İZMİR REHBERİ





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nesrin Coşkun
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet