
|
|
|
 |
|
|
Üç hayalim vardı üçü de gerçek oldu
EBSO Başkanı Tamer Taşkın: Daha çocukken patron olmayı, çok sehayat gerektiren iş yapmayı, yabancılarla çalışmayı aklıma koymuştum. Allah üçünü de nasip etti
ARZU ÇETİK İzmir DHA
İş hayatına Altındağ'da 3 arkadaşıyla açtığı 70 metrekare dükkanla adım atan, kamyondan malları kendisi indiren, dükkanının önünü süpüren, anne-babasına, "Biz oğlumuzu böyle olsun diye mi okuttuk?" diye gözyaşı döktüren Tamer Taşkın, bugün Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanlığı koltuğunda oturuyor. Ayrıca, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapıyor. Öyküsüyle gençlere örnek olan, cesaret veren 55 yaşındaki Taşkın, bunu kelime hazinesinde "imkansız" sözcüğünün olmamasına bağlıyor.
Memur bir aileden gelen, küçük yaşlarda "patron" olmayı kafasına koyan Tamer Taşkın, üniversite yıllarında cebinde parası olmadığı halde, Almanya'dan Türkiye'ye izne gelen gurbetçileri kahvehanelerde bulup, onlarla gurbete gitmiş. Askerden döndükten sonra, 27 yıldır ortaklığını bozmadığı 3 metalurji mühendisi arkadaşıyla birlikte 1979'da Istaş Isıl İşlem Sanayileri A.Ş'nin temelini atmış. Metalurji alanıyla da sınırlı kalmamış. Almanya'daki endüstriyel yağ üretimi yapan Petrofer'in önce yağlarını ithal etmiş, ardından İzmir'de fabrika kurdurmaya ikna etmiş. İşte; metalurji mühendisi Feyz Taşkın'la evli, Işıl ve Nevzat adında iki çocuk sahibi Taşkın'ın kendi ağzından başarı öyküsü...
Çıraklıktan başladı
Neden işadamı olmak istediniz?
Bir doktor çocuğu olarak, o günün şartlarında ilkkokul mezunu olup kendi işini kuranların ekonomik şartlarının farklılığı içinde büyüdüm. Küçük yaşlardan itibaren "patron" olmayı kafaya koymuştum. Üç hayalim vardı. Patron olmak, çok sehayat gerektiren iş yapmak, yabancılarla çalışmak. Allah hepsini nasip etti.
Çırak olarak çalışmak sizi zorlamadı mı?
Babam, ilkokul 5. sınıftan itibaren tanıdıklarımızın yanına çırak olarak verdi beni. Para kazanmayı öğrendim. Harçlığımla sanayi sitesinde pilav yemek çok büyük bir şeydi. Harçlığım artsın diye çok çalışıyordum. Çıraklık yaparken, bankaya gitmeyi, dükkan süpürmeyi, bir patronun müşterisini nasıl ağırladığını öğrendim. Çocuğuna kıyamayan anne-babalar da çoçuklarını yazın çırak olarak versinler. Bu, çocuğun müteşebbis olmasında çok etkili.
Almanya'ya staja gitmeye nasıl karar verdiniz?
Ege Üniversitesi Tekstil Bölümü'nde okurken, Almanya'dan 5 burs geldi. Tek şart Almanca sınavını geçmekti. 40 kişiden kimse bilmiyordu. Sınava 4 ay kala babam çağırdı, 'Fırsatlar her zaman ele geçmez. Bu da kaçırılmayacak türden' diye nasihat etti. O sıralar Aydın Tekstil'de staj yapıyordum. Lisenin Almanca hocasını buldum, '4 ayda bana Almanca'yı öğreteceksin' dedim. Sınavı geçtim, Almanya'ya gittim.
1960'larda yurtdışında staj bir macera değil miydi?
İlk kez Almanya'ya 1969'da gittim. Param olmadığı için Altındağ, Tepecik'e gidip kahvehanelerde Almanya'dan otomobiliyle tek başına gelmiş Türk işçisi arıyordum. Onlarla gidiyordum. Bu nedenle günümüz gençlerinin parayı mazaret göstermelerini doğru bulmuyorum. Uçak biletleri inmiş 19 Euro'ya. Trenlerde öğrenci programı var. Bir biletle Avrupa'yı geziyorsun.
Ne kadar üzülmüşlerdi
İlk işinizi nasıl kurdunuz?
İş hayatına meslekle limitli bakmıyordum. Önüme metalurji konusu çıktı. Arkadaşlarım Ahmet Demirok, Erol Kınalıkuzu ve Aydın Terseren'le 1979'da yola çıktık. Ortaklığımız hala devam ediyor. Altındağ'da 70 metrekare dükkanda Istaş'ın temellerini attık. Dükkanı açtığımızda annem ve babam geldi. Çırağım bile olmadığını, kamyondan mal indirdiğimi, dükkanı süpürdüğümü görünce, 'Biz oğlumuzu böyle olsun diye mi okuttuk?' diyerek ağladılar. Gençler de hiçbir işi yaparken utanmasınlar. İkisi de o gün ağladı ama böyle büyük bir sanayici, konsolos, oda başkanı olduğumu göremeden vefat etti.
Gecem-gündüzüm yok
Yoğun temponuz var. Ailenize yeterli zaman ayırabiliyor musunuz?
Cumartesi, pazar yok. Sabah 06.00'da kalkıyorum. Genellikle EBSO'da ilk randevum sabah 07.00'de. Biraz şaşıranlar oluyor. İşyerimde de öyle. Müdürlerimle sabah kahvaltı yapıyorum. Saat 10.00'dan sonra başlayan telefon trafiği, sosyal aktiviteler işinize konsantrasyonunuzu engelliyor. Akşamları genellikle davetler oluyor. Taşıdığınız unvan nedeniyle her yere yetişeceksiniz. Gün oluyor eşimle bir gecede 4 düğüne, 2 sünnete yetişmeye çalışıyoruz. Geceyarısına kadar bu tempo sürüyor. İşin en üzücü tarafı aileme yeterli zaman ayıramıyorum.
Hayatın ne göstereceği hiç ama hiç belli olmaz
TOBB Başkanlığı'nı düşünüyor musunuz?
Her şey birikim ve tecrübe işi. Tek hedefim EBSO'da başarılı bir döneme imza atmak. Hayatın ne göstereceği belli olmaz.
Siyasete girmeyi düşünüyor musunuz?
Bugüne kadar girmeyi düşünmedim. Politik ilişkilerim de olmadı. Bütün partilerle iyi ilişkiler kuruyoruz.
Ufukta emeklilik var mı?
İşadamı emekli olamaz. İsmet Yorgancılar, Şinasi Ertan gibi büyüklerimiz hala koşturuyorlar. Memur gibi evde oturma şansımız yok.
En büyük hobisi deniz
Hobiniz var mı?
İzmir'in çok saygın mimarlarından Fahri Nişli'nin teknesi vardı. Onunla Antalya'ya kadar giderdik. Denizcilik sevgisini aşıladı bana. 5 yıl Çeşme Yelken Kulübü Başkanlığı yaptım. Deniz, insanların karar verme mekanizmalarını geliştirmesi ve ortama göre kurtuluşu sağlama konusunda kararlılık sağlıyor. Gençlerin de özgeçmişlerinde eğitimleri dışında yazacakları hobileri olmalı. Yeni eleman alırken sadece diplomalarına bakmıyoruz. Hayatta tuğla üzerine tuğla koymuş, karar verme mekanizmaları gelişmiş, pozitif, üretici, sosyal ilişkileri yüksek, salona girdiklerinde herkesle yarım saatte akraba olabilme gibi birçok vasfa bakıyoruz.
Dünyaya açıldı
Tamer Taşkın'ın 3 arkadaşıyla kurduğu Istaş, geçtiğimiz günlerde, 25 ülkede 400 işletmesi bulunan İngiliz metalurji devi Bodycoat'la ortaklık anlaşması imzaladı. Istaş'ın, Türkiye'de 6 ilde işletmesi bulunuyor. Endüstriyel yağ üretimi yapan Petrofer de günümüzde 26 ülkeye ihracat yapıyor. 2005 ihracat rakamı 3 milyon dolar.
|
|
|

|
|