Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Ekim 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Herkesin bir bilgesi olmalı

Satır Arası / Deniz Sipahi

Bir bilgeye sormuşlar. "Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz?"
"Terzimi severim" diye cevap vermiş.
Soruyu soranlar şaşırmışlar:
"Aman üstad, dünyada sevecek o kadar çok kimse varken terzi de kim oluyor. O da nereden çıktı. Neden terzi?"
Bilge, bu soruya da şöyle cevap vermiş:
"Dostlarım, evet ben terzimi severim. Çünkü ona her gittiğimde, benim ölçümü yeniden alır. Ama ötekiler öyle değildir. Bir kez benim hakkımda karar verirler, ölünceye kadar da, beni hep aynı gözle görürler..."
* * *
Bir bilgeye sormuşlar:
- Bir insanın zekasını nereden anlarsınız?
- Konuşmasından.
- Ya hiç konuşmazsa?
- O kadar akıllı insan yoktur ki...
* * *
Bir bilgeye nasıl bu kadar doğru kararlar alabildiğini sormuşlar.
"Deneyim" demiş.
"O deneyimi nasıl kazandın?" diye sormuşlar.
"Hatalarımla..." demiş.
* * *
Bir bilgeye sormuşlar. "Canınız ne istiyor?"
Bilge cevaplamış.
"Canım hiçbir şey istememeyi istiyor..."
Ve devam etmiş.
"Bu ruh halinin adı gönül yorgunluğudur..."
* * *
Bir bilgeye "Nasıl insan oluruz?" diye sormuşlar.
"Üç adım atlama" gibi bir cevap vermiş bilge kişi. "Sana kötülük yapanlara kötülük düşünmemen gelir. İnsanlığa attığın ilk adım budur. Sana kötülük yapanlara iyilik yapabildiğin an ise ikinci büyük adımı atar ve hakiki insan olmaya başlarsın. Nihayet, sana iyilik yapanla kötülük yapan arasında bir fark hissetmeyecek hale geldiğin zaman insan olursun..."
* * *
Bilgeye sormuşlar.
"İnsan neden dilek diler?"
Bilgenin bu sefer cevabı şu olmuş.
"İnsan gerçekleşmesi için diler, ama bilmez ki gerçekleştirmek için dilemek gerek."
* * *
Bir bilgeye sormuşlar.
"En mutlu insan kimdir?"
"İşte o dağdaki çobandır" demiş.
"Neden?" diye sormuşlar.
"Çünkü..." demiş.
"İnsan bildikleriyle yaşar. Onun bildikleri koyunları ve çevresiyle sınırlı; kendisini mutsuz edecek veya kafasını karıştıracak fazla bir bilgiye sahip değil."
* * *
Benim notum.
İnsanlar, onlara ne söylediğinizi unutabilirler.
İnsanlar, onlara ne yaptığınızı da unutabilirler. Ama insanlar, onlara kendilerini nasıl hissettirdiğinizi asla unutmazlar.
Herkesin bayramını kutlarım.


Ulu Önder; gençlik ve sesleniş...

Atatürk'ün her çağdaki ve her yaştaki Türk gencinden beklentilerini dile getirdiği "Atatürk'ün gençliğe seslenişi" ne yazık ki birçok kaynakta, kitapta, duvarda, internet sitesinde Atatürk'ün o gün kullandığı sözcüklerle yazılmış durumda ve bırakın gençleri, orta yaşlılar bile metinde yer alan birçok sözcüğün anlamını bilmiyor. Az sayıdaki çeviride ise bugün yaygın olarak kullanılmayan bazı sözcükler metnin tam olarak anlaşılmasını güçleştiriyor. Örneğin asıl metindeki "bedhah" sözcüğünün anlamını bilenlerin sayısı çok azken, çevirideki karşılığı "kötücül" sözcüğü de yaygın olarak kullanılmıyor; oysa "kötü niyetli" dediğinizde anlamayan yok.
Konunun uzmanı olmasam da, bugünkü birçok sorunumuza ışık tutan ve gençlerimize neler yapmaları gerektiğini açıklayan bu çok önemli metni bugünün Türkçe'sine çevirmeye çalıştım. Okuduktan sonra siz de aynı görüşleri paylaşıyorsanız; lütfen elinize bir makas alın ve yandaki metni kesin. Ya evinizin bir köşesine yapıştırın, ya da daha iyisi bir gence verin ki Atatürk'ün kendilerinden beklentilerini daha iyi anlayabilsinler...
(Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok'un kaleminden, okulgen@superonline.com)

Atatürk'ün Gençliğe Seslenişi

Ey Türk Gençliği!
Birinci görevin; Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini sonsuza dek korumak ve savunmaktır. Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel, senin en değerli hazinendir. Gelecekte de, yurt içinde ve dışında, seni bu kaynaktan yoksun kılmak isteyen kötü niyetliler bulunacaktır. Bir gün, bağımsızlığını ve cumhuriyetini savunmak zorunda kalırsan; ödeve atılmak için, içinde bulunduğun durumun olanaklarını ve koşullarını düşünmeyeceksin! Bu olanaklar ve koşullar çok elverişsiz bir nitelikte görünebilir. Bağımsızlık ve cumhuriyetini hedef alacak düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmemiş bir zaferin temsilcileri olabilirler. Zorla ve hile ile sevgili yurdun bütün kaleleri alınmış, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesi ele geçirilmiş olabilir. Bütün bu koşullardan daha acı ve daha korkunç olmak üzere, yurdun içinde, iktidarda bulunanlar aymazlık, sapkınlık ve dahası hainlik içinde bulunabilirler. Dahası bu iktidar sahipleri kişisel çıkarlarını, istilacıların siyasal istekleriyle birleştirebilirler. Ulus, yoksulluk ve sıkıntı içinde harap ve bitkin düşmüş olabilir.
Ey Türk geleceğinin çocukları! İşte, bu ortam ve koşullar içinde bile, görevin Türk bağımsızlık ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Bunun için gereken güç, damarlarındaki soylu kanda bulunmaktadır!

dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Emeklilik hakkında her şey
Gün gelir
Herkesin bir bilgesi olmalı





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nesrin Coşkun
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet