Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Ekim 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
BAFA ÇÖLÜ!

Dünyaya yılanbalığı, kefal ve sazan balığı ihraç ettiğimiz Bafa Gölü, Menderes Nehri'nin taşıdığı kirlilik ve fabrika atıkları nedeniyle önce rengini, sonra balıklarını kaybetti. Çevreciler, "Can çekişiyor diyemeyiz, göl öldü demek daha doğru" diyor

Serhat Oğuz

Toplu balık ölümü haberlerinin gelmesinin ardından gittiğimiz Bafa Gölü'nde kamuoyuna yansıyandan çok daha büyük bir çevre sorunu fotoğrafıyla karşılaştık. Menderes Nehri'nin taşıdığı kirlilik ve çevresindeki fabrikaların atıklarıyla rengini kaybeden gölde bizi önce kesif bir koku, sonra da artık ağlarını boşa çeken balıkçılar karşıladı. Devlet Su İşleri (DSİ) yetkililerinin "Küçük balıklar doğal şartlardan öldü" açıklaması ne kadar doğruysa, Bafalı balıkçıları zengin eden, tüm dünyaya ihraç edilen büyük balıkların artık gölde yaşamadığı da o kadar gerçekti.

Zeminde su kalmamış
Türkiye'nin doğa harikalarından biri olduğu için Milli Tabiat Parkı ilan edilen Bafa Gölü, hem çevresindeki antik kalıntılarla hem de doğa güzellikleriyle Ege Bölgesi'nin en gözde turizm alanlarından biriydi. Ancak göl son yıllarda doğal zenginliğini kaybetmek üzere.
Bölgeye ulaştığımızda kötü kokuyu takip ederek göl sahiline varmak çok zor olmadı. Gölyaka köyü kıyısında artık kaderine terk edilmiş balıkçı kayıklarını, paslanmış çapaları görünce, biraz sonra balıkçılardan duyacaklarımızı tahmin etmek de hiç zor değildi. Eskiden balıkların yüzdüğü zeminde artık su kalmadığı için yürüyerek balıkçıların yanına ulaştık. Avdan eli boş dönen balıkçılara göre; Bafa artık bitti. Gölden çıkan balık miktarı son birkaç yılda yüzde 70-80 oranında azalmış.


Ağlara balık takılmıyor
45 senedir gölde balıkçılık yaptığını söyleyen Mustafa Ali Çetin, eskiden gölün cennetten bir parça gibi olduğunu ancak kıymetini bilemediklerini belirterek şunları anlattı:
"Hayatımı bu gölün balıklarından kazandım. Evlendim, düğün yaptım, ev bile aldım ama artık bitti. Eskiden nereye ağ atsan 10-15 kilogram balık çıkardı. Şimdi 500 metre ağa bir tane bile balık takılmıyor. Yılanbalığı çok boldu, levrek, sazan çıkardı ve hemen satılırdı. Kayıkla açılıp elimiz boş dönüyoruz. Artık kimsenin balıkçılıkla uğraştığı yok. Göl kirlendi, balıklar oksijensiz kaldı. Eskiden de küçük balıklar ölürdü, su çekilirdi ancak şimdi büyük balıklar da kalmadı."

Gölün katili Menderes
Çevreciler ve uzmanlara göre, gölün bu noktaya gelmesinde DSİ'nin büyük payı var. Çünkü bent kurarak göle gelen suya müdahale ettiği için göl eskisi kadar beslenemiyor. Menderes Nehri'nden gelen su artık çevresindeki sanayi ve tarla atıkları nedeniyle kirlendiği için çare DSİ'nin suyu arıtarak ve bol şekilde gölü beslemesi. Av ve Yaban Hayvanlarını Koruma Vakfı Başkan Yardımcısı Süha Umar da DSİ'nin Söke Ovası'ndaki tarım üreticilerine su vermek için yaptığı çalışmaların Bafa'nın can damarını kestiğini söyledi. Umar, "Menderes'ten gelen kanalizasyon suları, pamuk tarlalarının atıkları, gübre ve tarım ilaçları göle akıyor. Bafa Türkiye'nin en önemli balık üreme alanlarından biridir ama su azalınca yosunlar ölüyor, oksijen azalıyor, balıklar ölüyor" diye konuştu.


Korkudan balık yemiyorum
Bodrum Gönüllüleri Derneği Başkanı Cüneyt Karaloğlu da gölün doğa harikası olduğu günleri unutamayan isimlerden. Gölün eskiden masmavi olduğunu, şimdi kirlilikten karardığını belirten Karaloğlu, "Böyle giderse Bafa can çekişiyor demenin anlamı kalmıyor, göl öldü demek daha doğru olur" dedi.
Bafa Gölü kıyısında yaşayan su ürünleri mühendisi Cengiz Zeybek de gölün kendi haline bırakılması durumunda 15-20 yıl içinde tamamen öleceğini vurguladı.
Kuşadası Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği üyeleri de bir doğa harikasının insan eliyle yok edildiğini belirterek, "Bilinen tek bir şey var, Bafa su istiyor. Bafa Gölü Kemer, Adıgüzel, Topçam, Yaylakonak barajlarının temiz sularından istiyor. Nasıl ki bu temiz sular Söke Ovası'ndaki tarlalara veriliyorsa, Bafa'ya da verilmesi gerekir" diyorlar.

Bakanlık da şikâyetçi!

Çevre ve Orman Bakanlığı yaptığı açıklamada, "Bafa, gölü besleyen, Uşak ve Afyon'dan doğan Büyük Menderes Nehri, Uşak'taki deri, Denizli'deki tekstil fabrikalarının atık suları ve Aydın'ın evsel atık sularının deşarjı neticesinde kirlendi. Uşak'taki deri fabrikalarının arıtma tesislerinin 30 Aralık 2006 tarihi itibariyle tamamlanması bekleniyor. Ancak Denizli'deki tekstil fabrikalarının yaklaşık yüzde 30'unun arıtma tesisi yok" dedi.

Bafa'nın acı tablosu

Çevrecilere ve uzmanlara göre, gölün şu andaki tablosu şöyle:
  • BALIK: Yüzde 70 oranında azaldı. Yılanbalığı çok azalırken, levrek artık yok.
  • TUZLULUK: Tuzluluk oranı binde 4'ten binde 12'lere kadar çıktı. Doğal yaşamın yok olmasındaki en büyük etkenlerden biri artan tuzluluk.
  • RENK VE KOKU: Masmavi gölün büyük bölümü artık kahverengiye dönüştü. Kirlilik ve suyun azalması, gölde keskin bir kokuya yol açıyor.
  • SU: Özellikle yazın gölün su oranı çok düşüyor.





  • GÜNCEL
    BAFA ÇÖLÜ!
    Kadına karşı şiddet Mehmetçik'le bitecek
    Entelektüellere Diyanet'ten 'özel'
    Seri katiller yakalandı
    'Patron olmak zorunda kaldım'
    Av yasağı kalktı Köyceğizli ayaklandı
    YÖK'ten 90 rektör adayıyla mülakat
    Artık mersin balıklarının kimliği var
    Baroda kadının adı yok!
    Tatilciler terk etti hayvansever aldı
    Balık çiftlikleri 2008'de taşınacak
    Tecavüz zanlısı komşu gözaltında
    Töre cinayetlerini Kürtler işliyor
    Bakan aracının yanında namaz






    © 2006 Milliyet