|
 |
|
|
Erkeğin fendi, ekolojik dengeyi yok etti
9 Ekim günü, 2006 yılı dünya ekolojik dengesinde sermayeyi tükettik ve cepten yemeye başladık
Pazar günü kızım TV kanallarını dolaşırken karşımıza Kenan Işık, yeni yarışma programında şu soruyu sorarken çıktı:
"Kadının fendi erkeği yendi" atasözündeki fent kelimesinin anlamı nedir? a) Cazibe b) Akıl c) Hile d) Güzellik
Cehaletimi mazur görünüz: Ben bir kadının bir erkeği sadece hileyle yenebileceğini aklımın ucundan geçirmediğim için fent kelimesine cazibeyle akıl karışımı bir anlam vehmetmişim. Sorunun doğru yanıtı, yarışmacılar kadar benim için de düş kırıklığı oldu. Onlar 10 bin YTL'lik para ödülünü kaybettiler, bendeniz ise kadın kelimesinin geçtiği diğer özdeyişlerdeki aşağılamaları bile bile buna neden olumlu bir anlam yüklediğim için kendime kızdım.
Benimki safdillik
Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmemek gerektiği geleneğinden gelen errrkek bir toplumda, akıllarıyla erkekleri alteden kadınlarımızın sayısı hızla artıyor olsa da, atasözlerinde bunların varolduğunu sanmak safdillik elbette!
Ülkelerin yönetiminden, şirketlerin tepelerine, Nobel ödüllerinin 110 yıllık tarihinden müzelerdeki sanat eserlerine, gerek geçmişte gerekse bugün tüm dünyaya yön veren erkekler -bugüne kadar Oscar alan tek bir kadın yönetmen yok- ve erkek egemen dünyamızın hali ortada...
Irak'taki katliam, Ortadoğu genelinde Amerika onaylı çatışmalar, Afrika'daki açlık, dünyanın genelinde artan gelir uçurumu ve yoksulluk... Ve henüz vahameti pek kavranamamış olan ekolojik dengeyi tahrip etme.
9 Ekim'de tükettik
Tam 2 hafta önce bugün -9 Ekim günü- "2006 yılı dünya ekolojik dengesinde sermayeyi tükettik ve cepten yemeye başladık." 20 yıldan beri bu hesaplamaları günü gününe yapan sürdürülebilir kalkınma örgütü Global Footprint Network GFN böyle diyor.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü FAO'nun araştırmalarından da yararlanan GFN, küresel ekonominin aktörlerini, sürekli büyüyen "ekolojik açık"la çalıştıkları konusunda uyarıyor. Dış ticaret açığı ya da cari işlemler açığı gibi bir şey; ama ülke bazında değil de küresel bazda söz konusu olduğu için dünyamızı yöneten errrkeklerin umurunda değil.
İlk eksiye düşüş 1987'de
GFN'ye göre insanlık ilk kez 1987'de, ekolojik kaynaklar açısından yıl sona ermeden eksiye düşmüş: 19 aralık 1987'den itibaren 11 gün süreyle ekolojik sisteme borçlanmaya başlamış. Ve her geçen yıl bu tarih biraz daha öne gelmiş. 1995'te 21 kasımdan, 2005'te 11 ekimden itibaren yıl sonuna kadar dünyamızın ekolojik sermayesinden yemeye başlamışız.
Her yıl biraz daha geriye kayan bu trend, küremizin kaynaklarını her geçen gün daha fazla yiyen bugünkü hayat tarzlarının sürdürülemez olduğu konusunda yeterince alarm veriyor aslında. Tabii ki en fazla tahribat, kalkınmış ülkelerden geliyor. Örneğin Amerikan toplumunun bugünkü hayat tarzını sürdürebilmesi için -toprak ve su olarak gerekli alan- kişi başına 9.6 hektarken, tipik bir Afrikalıya 1.4 hektar yetiyor.
Dünyamızın yeniden yaşanabilir hale gelmesi için kadınların dizginleri ele almalarından başka çıkar yol var mı?
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|