|
 |
|
|
Ben mutluysam bebeğim de mutlu!
Hamilesiniz... Aynı kaygıları paylaşanların yazdıklarını okumak, güzel bir CD dinlemek ve şık hamile giysilerinin olduğunu keşfetmek belki size iyi gelir
SEMA ASLAN - semaa@milliyet.com.tr
Hamileliğimin 15'inci haftasındayım ve bu duruma, otururken kot pantolonumun düğmesini açmak zorunda kaldığım gün ikna oldum. Bir de kocam "Adamlar gibi göbeğini kaşıyorsun artık" dediğinde. Bir de bu sabah, iki hafta içinde 2,5 kilo aldığımı fark ettiğimde...
İlk anda kendinizi sakinleştirmek zorundasınız; kaygı bir değil, bin tane çünkü. "Beğendiğim giysilerin büyük bedenlerini alırım, olur biter" dersiniz. Ama mesele bu kadar basit değil. "Büyük beden" demek, giysinin her yerinin büyümesi demek. Yakası bir yerde paçası başka bir yerde giysileriniz olsun istemiyorsanız, bu fikirden vazgeçin.
Ee, bütün bir hamilelik sürecini de saloped giyerek geçirmek, çalışan bir kadın için pek keyifli olmasa gerek. (Defne'cim, bana hediye ettiğin saloped için çok teşekkür ederim.) Artık sadece hamileler için özel tasarımları olan markalar var; yavaş yavaş ve birlikte keşfedeceğiz onları.
Hamileliği sadece "Ne giyeceğim?" sorusuna indirger gibi görünmek istemem; böyle değil çünkü. Hamileyken de gece çıkmak istiyorsunuz fakat sigara dumanı ve içki kokusu buna engel. Araba kullanmak, emniyet kemeri rahatsızlık verdiği için eskisi kadar keyif vermiyor. Arkadaş toplantılarında herkes eğlenirken, siz, karnınıza giren kramplar yüzünden ekşimiş bir suratla oturuyorsunuz.
Millet tekneden Bodrum'da Akvaryum'un sularına atlarken siz onları seyrediyorsunuz; bir de üstüne, halinizden memnun görünmeye çalışarak! Yetmezmiş gibi iş yerinde bilgisayar karşısında esneyip duruyorsunuz...
Beni rahatlatan dergi
Bu kadar şikayet ettiğime göre ters giden bir şeyler mi var? Aklımda bu soru, tesadüf, Pazartesi dergisinin "Annelik" konulu sayısını gördüm bir kitapçıda. Hemen aldım. Şükür, kaygıları olan başka anne adayları da varmış. Özellikle de "Senin annen bir feministti yavrum!" üst başlığını taşıyan ve Feminist Anneler Grubu üyesi annelerin hamilelik deneyimlerini anlattıkları bölüm, içimi rahatlattı. "Ben mutluysam bebeğim de mutludur" deyip, keyfime bakmaya karar verdim. Soranlara, "Kedi gibiyim, yiyorum, uyuyorum, mır mır dolanıyorum" diyorum. Hem Bukowski de dememiş miydi, "Bir daha dünyaya gelirsem kedi olmak isterim. Günde 20 saat uyuyup beslenmeyi beklerim. Oturup kıçımı yalarım" diye...
Şimdi artık sadece sakinleşmeye ihtiyacım var. Onun da çözümünü Aslı'nın hediye ettiği "Classic Guitar for Babies" CD'sini dinlemekte buldum. Klasik müzik eserlerini gitarla yorumlayan ilk sanatçı olan Andres Segovia'nın albümü EMI etiketiyle piyasada; tavsiye ederim. Hem siz hem de bebeğiniz huzur bulacak...
Önümüzdeki haftalarda hamilelikle ilgili ne var ne yok, hepsini kurcalamak üzere...
|
|
|

|