|
 |
|
|
Promosyon adam: Okan Bayülgen!
Yok canım! Okan idare etmiyor bunca kadını! Kadınlar birbirlerini ve hayatlarını idare edip yaşayıp gidiyorlar işte; o dizi senin, bu reklam senin, icabında!
www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88
Of of! Ajda Pekkan ne kadar gerginse ben de o kadar gerildim işte... Ay! Her şey batıyor!
Akşam yemek yerken TGRT'nin dizisi "Deli Dolu" battı bana mesela! Dizide tek Cem Davran var sanki... Önce Pınar Altuğ'un ten rengine taktım. Hatta "Ya, bu kadın ne renk olmuş böyle!" diye inanamayıp sorun televizyonda mı diye gidip evdeki öteki televizyondan kontrol ettim. Yok, kadın solaryum yüzünden mutasyona uğramış!
Aklıma sokağımdaki solaryumun promosyonu geldi; "1 ay sınırsız 150 YTL". Camdaki ilanı görünce "Yuh yani" demiştim de... Meğer ben "Beyaz Hoca" kalmışım meseleye! Bu kadın ne biçim "ev kadını", her gün solaryum solaryum fır fır geziyor herhalde!
Bu dizilerin en abuk tarafları da kadınların kocalarının her şeyini daima "idare" etmeleri. Yani adamı idare etmiyorlar da "idareten hayat" yaşıyorlar evciklerinde! Oldu, gözlerim doldu!
Doldu sahiden gözlerim. Doldum tabii!
Sonra Cem Davran'ın oynadığı "baba" karakterine taktım. "Şabalak baba"! Sonra da aile dizilerindeki saçma "aile örnekleri"ne... Birileri bilip bilmeden birtakım aile modelleri dayatıyor bize, bakın sonumuz pek yakında Ahu Meriç, Safiye Sufle olacak!
Yetmedi, aklıma Hürriyet'te Dilek Dallıağ'ın Nida Ünsal'la röportajı takıldı üstüne üstüne. Nida Ünsal kim? Kim bu Nida Ünsal? Önüne ya da arkasına Okan Bayülgen eklemeden bir şey ifade etmiyor! Ama öyle de bir şey ifade etmiyor ya, neyse.
Bu kızcağız albüm çıkarmış, promosyon
"1 ay sınırsız Okan Bayülgen" şeklinde... Neymiş, "Hiçbiri ile bağını koparmadan, herkes birbirinden haberdarken kadınlarla birlikte olmak ister. O tek eşliliğe inanmaz"mış promosyoncuğumuz, Okan'ımız!
Alan razı satan razı, bunda ne sorun var? Birlikte olma o zaman öyle adamla! Zorla mı, abidiğim gubidiğim! E, taktım işte! Hani Okan da "idare" etmiyor bu kadınları, kadınlar birbirlerini ve hayatlarını "idareten" yaşayıp gidiyorlar işte; o dizi senin, bu reklam senin, icabında...
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Relax çayım nerde! Relax çayım nerde!
Bir de bunlar var tabii!
Geçen gün televizyonda bir doktor "Çocuklara katkılı şeyler yedirmemek lazım" diyordu. Gelişimleri bozulurmuş! Yok bağırsak yoğurtları, midede şişen bilmem ne hapları! İç suyu! İç suyu! Seyret yanlış yunluş dizileri! Seyret! Çeşit çeşit! Katkılı hayat!
Orhan Pamuk aldı Nobel'i , başbakan hastaneye kaldırıldı! Kan şekeri düşmüş! Yoksa benim de mi düştü, gözüm yok ya...
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Annemin cevizli baklavası, Arnavut börekleri, babamın siyaset konuşmaları... Bayram geldi ya, aman şükür! Katkısız, şefkatli, kısa bir tatil iyi gelir... Arınmak için dizilere benzemeyen evlerimiz de iyi gelir vallahi. Kocaman bayram öpücükleri size...
İyi oyunlar herkese...
Erkek Köşesi!
Bir erkek aynı anda kaç kadını idare edebilir?
İşte bu sorunun cevabı öyle "trak" diye verilecek türden değildir beyler! Zira idare edilecek olanların mahiyeti bir yana, sizin potansiyeliniz ve bunun farkında olmanızla eş orantılı bir durum.
Mesela "cüzdan erkek"lerdenseniz ve "güzel olsun, aklı armut olsun" türüyle yetinenlerdenseniz say say bitmez bu sayı.
Kadınlara iş referansı olma ve vaatte bulunma yeteneğiniz varsa ajans gibi çalışabilirsiniz.
Adınızı "çapkın"a çıkarmayı becerebilirseniz -tabii kazasız belasız, kendinize halel getirmeden-, işte o zaman da sayı yükselir. "Bile bile lades" bahanesi yani...
Bu mesele dedim ya öyle "trak" cevaplanmaz diye... "Aklınızda bulunsun" notunu koymak şart velhasıl: Ne kadar çok "kadın idare edebilme yeteneği"niz var zannederseniz, o kadar "idare lambası" olma tuzağına düşerseniz. Bu da denklemin sağlaması... Unutmayın e mi...
Küçük Oyun Köşesi!
Pozitif şarj aleti oyunu: Yaratıcı olun! Uyandığınızda kocacığınıza / karıcığınıza ya da gün içinde ilk gördüğünüzde sevgilinize yapabileceğiniz bir oyun bu. Sevgilinizin ensesine dudaklarınızla yapışın ve "Bir dakika, pozitif şarj olmam lazım" deyin. Bir insanın asıl kokusunu duyabileceğiniz en güzel yeri işte burasıdır. Onu buna bir kere alıştırdığınızda, hem onu nasıl sevdiğinizi, nasıl da hayatınızı pozitif etkilediğini göstermiş olursunuz. Hayatını, duruşunu onaylar, seversiniz. Sonuç garanti mutlu aşk! Kızınca ısırırsınız. Çok yüz vermemek lazım.
Kılavuz Karga Oyunu!
Kadın: Seni idare etmekten bıktım!
Erkek: Oh! Çok şükür, sonunda!
* * *
Erkek: Şu dizilerdeki gibi bir karım olsa keşke...
Kadın: Hadi canım sen de!
|
|
|

|