|
 |
|
|
Sebeplerle yüzleşemedi
Bence / Fatih Tanfer
İzmir futbolu, bayram öncesi tam anlamıyla kara bir hafta yaşadı. İzmirli sporseverlere bayram hediyesi hayal kırıklığı ve üzüntü oldu. Altı müsabaka altı mağlubiyet. Sonuçları burada tekrar etmeye gerek yok. Bu neticeler sonrasında esas fırtına, Karşıyaka kulübünde Feyyaz Uçar'ın istifasıyla koptu. Karşıyaka ile Feyyaz Hoca yolunu ayırmalı mıydı? Asla. Ancak, Denizlispor ile oynanan Türkiye Kupası zaferi sonrasında alınan sonuçlar ve kendi sahasındaki mağlubiyetler serisi maalesef bu sonucu doğrmuştur.
Eleştirilerin içindeki doğrular
Bugün gelinen noktanın en büyük sebeplerinden birisi, Feyyaz Uçar'ın son haftalarda takımının aldığı sonuçlar ve bunun nedenleriyle doğru yüzleşememesidir. Özgüven gelişimi, geçmişin sağlıklı bir değerlendirmesini yapmakla mümkündür. Bunları nedense Feyyaz Hoca yapmadı. Samimi olarak yapılan tenkitleri, gerekli bir şekilde değerlendirmedi. Aslında bu eleştirilerin içindeki doğruları, kendisine göre yorumlar ve doğrularını uygulardı. Tam aksi kendisini en çok seven ön yargısız kişilerin samimi önerilerine bile maalesef kırıldı, aksini yapmak adına yanlış adımlar attı.
İyi takım yapan kendisiydi
Karşıyaka'da Serkan, Ramazan, Birol, Oktay, Taylan ve diğer oyuncular konusunda fikirler öne sürüldüyse, onları biraraya getirip iyi takım yapan kendisiydi. En başta ben, kendisine geldiği günden beri sonsuz derecede güvenmiş ve teknik adamlığına inanmıştım. Hatta ilk göreve başladığı hafta yazdığım yazıda; Karşıyaka'nın Feyyaz Uçar'ın zekası, futbolu iyi bilmesi ile büyük bir aşama içinde olacağını beyan etmiştim.
Anlamsız inatlaşma
Sevgili Feyyaz Hocam hastalıklara iyi teşhis koyup iyi tedavi metodlarını uygulasaydı, herkes mutlu olacaktı. Çünkü ondaki özgüven ve gücü, Karşıyaka'ya ve Türk futboluna büyük başarılar sağlayacaktı. Kibarlığı ve futbol bilgisinin yanında son haftalardaki anlamsız inatlaşması kendisinin en büyük handikapıydı. Yazık oldu!
Taraftarın büyük gücü
Türk futbolu umarım bundan sonra kendisini hak ettiği noktalara getirecektir. Gelinen bu noktada taraftarları suçlamak da kolaycılık olur. Bu vefakar taraftar pazara kadar hep "Uçur bizi Feyyaz" dedi. Pazar günü ise "Düşür bizi Feyyaz" diye bağırdı. Bu sürecin iyi değerlendirilmesi şarttır. Bundan sonra Karşıyaka yönetimi zor günlerin içinde olduğu gerçeği unutmadan başarı için inançlı ve aynı zamanda cesaretli teknik adamla yoluna devam etmek zorundadır. Karşıyaka'nın, Karşıyakalılık ruhu, taraftarın büyük gücü zor günlerin aşılmasında en büyük güvencedir.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|