Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Ekim 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Muhteşem, saraylara yakışır bir avize ve yaklaştığınızda...

İstanbul Modern'deki "Venedik İstanbul" sergisinin en çarpıcı eserlerinden biri "Gelin" adlı avize. Portekizli sanatçı Joana Vasconcelos'un "Kadınların özgürlüğünü de simgeliyor" diye anlattığı altı metrelik bu eseri tam 14 bin tampondan oluşuyor

DENİZ ALPHAN

Portekizli sanatçı Joana Vasconcelos'un altı metrelik "sürprizli", büyüleyici avizesi karşıdan pırıl pırıl ama yaklaştığınızda sizi şaşırtıyor, güldürüyor, düşündürüyor. Kristal gibi gördüğünüz avizenin o taşları kadınların regl günlerinde kullandığı tamponlar... Evet, "Gelin" adlı bu avize 14 bin tampondan oluşuyor.
"Bu projemi galericime anlattığımda 'Bu kirli bir düşünce' demişti. Tabii böyle bir cevap alır almaz hemen orayı terk ettim. Kadınları özel günlerinde rahat ettiren, istedikleri gibi hareket etmelerini sağlayan, onlara özgürlük tanıyan bu tamponlar bazı kimseleri rahatsız etti!" diyor sanatçı.
Vasconcelos, İstanbul Modern'deki "Venedik İstanbul" sergisi için İstanbul'daydı. Neşeli, heyecanlı ve her cümlesi ile mesaj dolu, derinlikli biri. Sadece feminist mesajların peşinde değil. Tüketim toplumu, politik olaylar, sosyal problemler de onun ilgi alanı içinde.
Örneğin alkolizmi konu eden yedi metrelik bir heykeli var Japonya'da. Bir kasaba halkının tükettiği sake şişelerinden oluşan bir heykel bu. Duygularını, işlerini anlatmayı seviyor. İşleriyle verdiği mesajların ille de derinliğine anlaşılması şart değil diye düşünüyor.
"Kimisi de işin sürprizi, esprisi ile ilgili" diyor. "Eğer sizi düşündürmüyorsa sadece bakıp eğlenebilirsiniz de. Bir sergide izleyicilerden iki Çinli kız eserimi çok beğendi. Çok esprili buldular ama mesajı anlamalarına imkan yoktu çünkü tamponun ne olduğunu bile bilmiyorlardı."

Tamponlar kimini güldürdü kimini şaşırttı kimini de düşündürdü

Herhalde "Gelin"e bir tampon markası sponsor olmuştur... Bu muhteşem avize için kaç tampon kullandınız?
Johnson and Johnson sponsor oldu. Ayrıca devlet desteği de aldım. Kültür Bakanlığı'na bağlı çağdaş sanatı destekleyen sanat enstitüsü direktörü önerdi. 14 bin tampon kullanarak yapıldı. Beş kadın 2,5 ay bu tamponları dizdi.
Bu ikinci yapılışı. İlki 2001 yılında yapılmıştı ve bundan küçüktü. Bir sonraki sergilenişi için bunu yaptım. Bu da ülke ülke geziyor. Önce fikrimi çizerim. Kocam mimardır, işlerimin iskeletlerini o oluşturur. Sonra da atölyemde işçiliğe geçilir.

"Gelin"i ilk sergilediğinizde aldığınız tepkiler nasıl oldu?
Çok feminist bulundu. Şoke edici bulundu. Ve yarışmaya kabul edilmedi. Galericime bu projeyi anlattığımda zaten "Çok kirli bir fikir"'demişti. Karşıdan bakınca herkes beğendi ama tamponlardan yapıldığı anlaşılınca... Kimileri düşündürücü ve esprili buldu, kimileri ise hiç beğenmedi. İnsanlar tabulardan söz etmeyi seviyor. Çok konuşuldu, tartışıldı. Basın hep arkamda oldu, destekledi.

Ülkeniz Portekiz dışında nerelerde sergilendi bu işiniz?
"Gelin" altı ülkede sergilendi. Çok değişik reaksiyonlar aldım. Tabii en büyük reaksiyonu kadınlardan aldım. Kadınlar bana cinselliklerini, kadın olmanın problemlerini anlattılar. Çoğu ilk kez cinsellikleri ile ilgili konuşabildiklerini söylediler.
Budapeşte sergisi ile şöyle bir anım var. Sergi kurulurken işçilerden biri "Bu kadın işi değil" diye beni vinçin üstüne bindirtmiyordu. En maço haliyle "Ben yaparım, ben asarım, elini çek" deyip duruyordu. Birden elindekilerin ne olduğunu anlayınca bir daha ellemek istemedi.

Bu çok ilgi çeken işinizi bir de siz anlatır mısınız? Neyi simgeliyor, neden böyle bir şey yaptınız...
Saflığı, temizliği, dokunulmamışlığı, lüksü, gösterişi simgeliyor... Tamponları kırmızıya da boyayabilirdim ama o zaman konuşulacak fazla bir şey kalmazdı. Ambalajının bozulmamış olmasını daha "zeki" buluyorum.



PAZAR
"Eşimi bayram yerinde sihirbazlık yaparken tavladım"
-En iyi risotto'yu Bilal yapar
-Abimin lokma tatlısı gibisi yok

Muhteşem, saraylara yakışır bir avize ve yaklaştığınızda...
Kim umutsuz ev kadınını oynamak ister?
Sefertası fast food'a karşı
Bıyıklı sahne terminatörü
Tango ustaları İstanbul'a geliyor
Türkiye'nin en iyi salsacıları seçilecek
Şeker konuşalım bugün
Cumhurbaşkanları giderek yoksullaşıyor
Edebiyat ve astroloji
Servisi dünya çapında, yemek kalitesi ise vasat
İstanbul'daki İtalya
Bayramda tatlı yemekten kaçının, bol bol su için
Hokkamaz - Cem Yılbaz...
Binlerce yıllık tarih Bergama'da birleşmiş
"Yüksük" kadehlerdeki zarif ikram





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet