
|
|
|
 |
|
|
Nereye gidiyorsun...
ÇİĞDEM Anad geçtiğimiz cuma günü "Ajans"ı kapatırken ekrandan seslendi: "Tatile gidiyorum, perşembe görüşürüz." Bu da bizim âdetlerden olsa gerek. Tatile gidiyor Çiğdem Anad, ekrandan da biz sayın seyircilere sesleniyor. "Ben bayram tatiline gidiyorum" diye seslenmek garip oluyor. Sanki aynı mahalledeniz ve o sırada kapı aralığında karşılaşıyoruz da konuşurken "Biz de tatile gidiyoruz" demiş gibi bir durum ortaya çıkıyor. Büyük olasılıkla benim gözden kaçırdığım diğer ünlü haberciler de tatile gitmiş olacaklar. Peki bir de şöyle bir durum var; tam Bodrum'da yatmışsın, beach olayı yani Kuzey Kore ikinci atom bombasını attı ve ABD savaş ilan etti. Mesela yani.. . Ne yapacaksın? "Ya, arkadaşlar idare etsin" diyemezsin, kalkıp geleceksin. Bu arada bu yazı sadece Çiğdem Anad için yazılmadı bu, genel bir haber vitrini saptaması.
BİR de gündüz yayın kuşaklarını yapanlar var. Onlar da tatildeler. Şarkı, türkü söyleyenlerin otel motel bağlantıları var. Diğerleri de bavulları kapıp tatile gitmişler. Peki bayramda televizyon izlenmiyor mu? İzleyici sizi istemez mi? Televizyon bayramı seyranı olmayan bir kutudur. Hem para kazan, hem tatili yap. Yazın durum farklı. Programlar tatile giriyor. Ama şu an yeni yayın dönemi içindeyiz. Televizyoncu için çalışma zamanı. Bence bilakis bayramlarda özel programlar yapmak seyirciyi de daha çok mutlu edecektir. Seda Hanım, Serap Hanım, Esra Hanım "Kurban Bayramı"nda izleyici sizi de ekranda görmek ister.
İÇİMDE kalmasın. Show TV'nin geçen perşembe gecesi Newcastle United - Fenerbahçe maçındaki reklamların eni boyu, yani rahatsız edici boyuttaydı. Top ve adam kayboluyordu içinde. Bu o kadar sık aralıklarda yapıldı ki. Eski bir hastalık ve bir türlü iyileşmiyor. Alttan geçen de bu kanalın her şeyi kickbox ilanlarıydı!
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|