Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Ekim 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kökler


DYP Genel Başkanı Ağar'ın söylemleri, siyaset gündemindeki yerini sürdürüyor.
Bu kez "Koydu mu oturtan komutanlar savaş meydanında olmalıdır" demiş. PKK için "Dağda silah sıkmak yerine hepsi düzde siyaset yapmayı tercih ederler" mesajını da yineliyor.
Konuyu, "askerin demokrasideki yeri" merceğinden farklı bir bakış açısına kaydıralım.
Önümüzde genel seçimler var, bu duruşun "oy getirisi" denklemini çözmeye çalışalım.
.....................................
DYP gövdesinin kökleri Adalet Partisi'dir. Onun da daha derinlerden beslendiği kaynak Bayar ve Menderes'in Demokrat Parti'sidir.
Demokrat Parti, Milli Şef İsmet Paşa'lı CHP'nin tek parti yönetimine ve jandarma egemenliğine tepkiyle kurulmuştu.
Otoriteye başkaldırıydı."Beyaz Anadolu İhtilali" etiketliydi.
Bu sivil başkaldırı ile Demokrat Parti, Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren aralıksız iktidar olan CHP'yi 1950'de devirmişti. Dahası, seçim sandıklarında silip süpürmüştü.
10 yıllık Demokrat Parti iktidarı "Çarıklı ve sarıklı bizdendir" sloganına dayalıydı. Kendi burjuvasını yaratmıştı.
Yani "militarist" eğilimli bir taban olduğu söylenemez.
....................................
Demokrat Parti, 27 Mayıs 1960'ta üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı, yarbay ve albaylardan oluşan ve ancak birkaç generali son anda aralarına aldıkları askeri cunta ihtilaliyle devrilmişti. Tabandaki "antimilitarist" psikoloji çıtasını bu ihtilal yükseltmiştir.
Askeri yönetimin kurduğu Yassıada özel mahkemesinde, tüm Demokrat Parti milletvekillerinin yargılanması, Başbakan Menderes, Dışişleri Bakanı Zorlu ve Maliye Bakanı Polatkan'ın idam edilmeleri, İçişleri Bakanı Gedik'in Harp Okulu penceresinden atlayarak intiharı da bir "travma" yaratmıştır.
................................
Demokrat Parti'nin yerine ve onun devamı olarak kurulan Adalet Partisi, ilk yıllarında itelenip kakılıyordu..
Onlara, "düşükler" diye aşağılanan Demokrat Partililerin "kuyrukları" deniyordu.
Adalet Partisi'nin amblemi şaha kalkmış "kır at" idi. Meydanlarda gençlik çatışmaları oluyor ve bu kavgalarda "Ata binen eşekler, millet sizden ne bekler" sloganları atılıyordu.
Bütün bunlar duygusal bir med hareketi oluşturdu.
1965 seçimlerinde 40 yaşındaki Süleyman Demirel'in başkanlığında Adalet Partisi tek başına iktidar oldu. Başarılı bir iktidardı. 1969 seçimlerinde Adalet Partisi gene tek başına iktidara geldi.
1971'de 12 Mart komutanlar muhtırasıyla devrildiğinde, halkın satın alma gücü yüzde 30 yükselmişti.
Merkez Bankası döviz rezervlerinde ilk kez bir birikim vardı.
Bu ikinci militarist darbe, Adalet Partisi tabanında gene izler yarattı.
.................................
Ve 9 yıl sonra Demirel'in başbakanlığındaki AP azınlık hükümeti de 12 Eylül 1980 ihtilaliyle devrildi.
.................................
Böyle bir siyaset yolculuğu olan parti ve tabanında "antimilitarist" ruh hali, kolektif travmanın derinleşmesidir.
Mehmet Ağar gibi geçmişinde askerle yakın ilişkileri olan bir liderin, tabanıyla da uyum sağlaması bağlamında, son söylemleri, yadırgansa da galiba bir mantığa dayalı.
Üstelik Ağar'ın kariyer sicili "antimilitarist" izler taşımaz. Aksine askerle omuz omuzadır. İşte bu nokta çok duyarlı.
Çünkü DYP, Adalet Partisi ve Demokrat Parti kökleri "milliyetçilik" ağırlıklıdır. Asker ocağını sahiplenir. Bölücülüğe kesin karşıdır. Askerine, komutanlarına güvenir. Atatürkçüdür.
Kısacası....
Siyasette "antimilitarist"tir ama "asker karşıtı" değildir.
Ağar, bu ikisi arasındaki ince, zor ve duyarlı çizgi üzerinde yürümek durumundadır.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Töre cinayetleri ve Kürtler
AMERİKAN haber ajansı AP, töre cinayetlerinin...
Çetin ALTAN
'Güncel'in dışına çıkma özlemi
Bir bayramın daha işte yine son günü... Tatil...
Fikret BİLA
'Sağ da CHP'ye yöneliyor'
CHP lideri Deniz Baykal'la Rodos'a giderken s...
Güneri CIVAOĞLU
Kökler
DYP Genel Başkanı Ağar'ın söylemleri, siyaset...
Abbas GÜÇLÜ
Eğitime yön verenler barıştı mı?
Türk eğitim sisteminin en önemli sorunlarında...
Hurşit GÜNEŞ
Pamuk'a verilen ödül Türk halkını sevindirmedi
18 Ekim'de "Orhan Pamuk aşağılayarak mı Nobel...
Nail GÜRELİ
Güler misiniz, ağlar mısınız?
Mizah yüklü bir bayram geçiriyoruz. Güldürücü...
Sami KOHEN
Budapeşte sonbaharı
BUNDAN 50 yıl önce Budapeşte'de binlerce genç...
Meral TAMER
Nobel Barış Ödülü parasıyla en yoksula süt
Mikrokredinin mucidi Bangladeşli ekonomi prof...
Osman ULAGAY
AB - Türkiye ufkunda fırtınalı sonbahar
Milliyet'in dünkü manşeti şöyleydi: "AB'ye de...
Güngör URAS
Pulur, "Kanun başka, hukuk başka" diyor
Dünya'nın en büyük gazino ve otel işletmecisi...

© 2006 Milliyet