Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Ekim 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İzmir, İstanbul'a benzemesin

Çeşitleme / Selim Türsen

Bayramda yolum İstanbul'a düşünce tatil nedeniyle işten güçten uzak turist gibi şehrin tadını çıkarmaya çalıştım. Sık sık da İzmir- İstanbul karşılaştırması yaptım. En sevdiğim yerler olan tarihi yarımada çevresinden pek uzaklaşmayıp Sultanahmet, Karaköy, Eminönü üçgeninde binlerce yıllık tarihi soludum. Bir yanda Galata Kulesi'nin büyüleyici silueti, karşı tepelerde ise Topkapı Sarayı ve Ayasofya'nın ihtişamını karşıma alarak oturduğum yerde kahvemi yudumlarken Medeniyetler Buluşması için tek doğru adresin İstanbul olduğuna bir kez daha karar verdim.
Ama madalyonun öbür yüzü de var. Bugün 15 milyona yakın nüfusuyla İstanbul günlük yaşamın çok zor olduğu bir kent. İnsanların işlerine gidip gelmek için yollarda harcadıkları süre günde iki saatin altında olursa kendilerini şanslı görüyorlar.
İzmir'de işe gidip gelmek için harcanan süre günde bir saati geçtiği zaman şikayetlerdeki artışı düşünecek olursak, İstanbul'da yaşamın nasıl bir kabus haline geldiğini daha iyi anlayabiliriz.
Hafta sonu tatillerini çıkaracak olursak günde iki saatten ayda 40 saat, yılda 480 saat diğer bir deyişle yılda 20 gün sadece işe gidip gelebilmek için yollarda harcanan süre. Bir de bunun üzerine karda kışta otobüs, minibüs kuyruklarında bekleme, balık istifi saatlerce ayakta gidip gelme gibi çileleri ekleyecek olursak dünyanın en güzel şehirlerinden birinde yaşayan insanların büyük çoğunluğunun bu güzelliğin farkına varamayacak halde olduklarını görürüz.
İstanbul'un trafik batağına gömülerek çile çekilen bir kent haline gelmesinde toplu taşıma projelerinin geciktirilmesi büyük rol oynadı. Bir yandan kent büyük bir göç alırken, diğer yandan başta metro olmak üzere pek çok proje bir türlü başlatılamadı. İzmir Metrosu çalışmaya başladığı zaman İstanbul'da yaşayanlar metroyla henüz tanışmamıştı. Şimdi telaş içinde tüp geçitler filan yapılmaya başlandı ama bu arada çektikleri çile ve stres nedeniyle insanların ömürlerinden en az 10 yıl gitti.
* * *
İstanbul'da yaşananları İzmir'e ders olsun diye bunları yazıyorum. Bir şirketin hakkı, hukuku korunacak derken İzmir metrosu yine aylarca gecikti. Belediye, sözleşmenin feshedileceğini geçtiğimiz günlerde açıkladı. Yeniden ihaleler vs. derken gecikmenin süresi belki yılları bulacak. Bu arada İzmir kalabalıklaşıyor, Karşıyaka'dan, Bornova'dan, Gaziemir'den kente gidip gelmek bunaltıyor.
İpin ucu kaçtı mı İstanbul'da olduğu gibi yumağı çözmek çok zor oluyor. Umarım milyonlarca İzmirli, İstanbul'da yaşayanların haline düşmez.

stursen@milliyet.com.tr







EGE
PANO
Emeklilik hakkında her şey
Mazgalların büyük bölümü kırık...
Emlak gözde sektör ama yasa hemen çıkmalı
İzmir, İstanbul'a benzemesin





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Selim Türsen

© 2006 Milliyet