Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Ekim 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Yüksük" kadehlerdeki zarif ikram

Şeker Bayramı'nda konuklara yüksük kadehlerde likör ikram etmek eski bir İstanbul geleneği... İki-üç yudumcuk "meyve bombası" likör doğanın en güzel tatlarını damağınıza taşıyor

myalcin@turk.net

Bayram önceleri Melek Hanım mutlaka bir şişe muz likörü alırdı. Muz likörünün şişesi o kadar zarifti ki, unutulacak gibi değildi. Gümüş ve kristal likör kadehleri hazırlanır, enfes reçeller konuklara sunulmak üzere özel kaplarına konurdu. Bayram ziyaretine gelen konuklar, misafir odasına alınır, onlara başta turunç reçeli olmak üzere reçeller ve muz likörü ikram edilirdi."
Genç yaşta beklenmedik biçimde aramızda ayrılan yazar Yavuz Gökmen, bir yazısında bayramlardaki likör geleneğinden böyle söz etmişti. Gerçekten de bir zamanlar özellikle büyük kentlerimizde, bayramlarda konuklara likör ikram etmek, zarafet ve şehirlilik göstergesiydi.
Kırsal kesimde daha çok hamur işleri yapılır ve ikram edilirken, kentlilerin evlerinde "yüksük" denilen, gerçekten de bir yüksüğü andıran ince camdan veya kristalden minicik kadehler rengarenk likörlerle doldurulur, reçel veya çikolatayla birlikte sunulurdu. Sırf bu ikramlar için, önde gelen pastaneler içi vişne likörlü çikolatalar bile yapar, likörlü çikolata diğerlerinden ayırt edilsin diye vişne rengi yaldızlara sararlardı.
Kentlerin yoğun göçle birlikte taşralaşması ve toplumun hoyratlaşması bu geleneği hayli aşındırdı. Oysa meyve cenneti bir ülke olarak çok güzel, hakiki meyvelerden yapılan likörlere sahibiz, meyvelerin nefis rayihalarını çok uygun fiyatlarla yudumlama şansına da sahibiz.
Tekel'i devralan özel sektör firması Mey, Bilecik'teki modern likör damıtımevinde portakal, ahududu, muz, vişne, acıbadem ve nane likörlerinin üretimini sürdürüyor, "Hare" markası altında bunları şık şişelerde piyasaya sunuyor. Bunlardan özellikle ahududu ile vişne, bu meyvelerin kokularını ve lezzetlerini çok güzel yansıtıyor, tatları damakta kalıyor.

Ev yapımı likör daha makbul
Piyasada bulunan konyak ve turunçla yapılan Grand Marnier, yine turunçgillerle yapılan Cointreau, rom ve hindistancevizi ile yapılan Malibu, papaya, mango ve yeşil limonla yapılan Safari ve limon kabuğundan yapılan Villa Masa limonçello gibi kaliteli uluslararası likörler de bu tür ikramlarda kullanılabilir ama en güzeli evde, kendi yaptığınız bir likörü ikram etmek...
Çekirdekleriyle birlikte iri bir su damacanasında alkole veya votkaya yatırdığınız vişneleri, çubuk tarçın veya bir tutam karanfil de katarak en az bir hafta dinlendirdikten sonra bir tülbentten kristal bir karafa süzdürüyor ve içine su ile şekeri kaynatarak elde ettiğiniz şeker şurubundan ekleyip karıştırıyorsunuz.
Vişnenin kekreliğini, vişne çekirdeğinin hafif acımsı, bademi andıran tadını ve içine koyduğunuz baharatın çeşnisini taşıyan likörünüz, misafirinize verdiğiniz önemi de gösteriyor. Hatta kimi hanımlar, likörlerinin nefasetiyle tanınıp etraflarında sükse yapıyor, onların tariflerini öğrenmek için herkes yarışıyor...
Geçenlerde Ahmet Altan bir yazısında, "Ne oldu bize? Kaymaklı pilavı icad etmiş bir toplum, niye bu kadar kendine güvensiz oldu ve içine kapandı?" diye soruyordu. Sadece kaymaklı pilav gibi olağanüstü bir buluşunu değil, bayramlarda likör ikramı gibi, tamamen kendine özgü, çokkültürlü İstanbul kültüründen doğan geleneklerini de hayatından silmeye başladığı için olmasın?


PAZAR
"Eşimi bayram yerinde sihirbazlık yaparken tavladım"
-En iyi risotto'yu Bilal yapar
-Abimin lokma tatlısı gibisi yok

Muhteşem, saraylara yakışır bir avize ve yaklaştığınızda...
Kim umutsuz ev kadınını oynamak ister?
Sefertası fast food'a karşı
Bıyıklı sahne terminatörü
Tango ustaları İstanbul'a geliyor
Türkiye'nin en iyi salsacıları seçilecek
Şeker konuşalım bugün
Cumhurbaşkanları giderek yoksullaşıyor
Edebiyat ve astroloji
Servisi dünya çapında, yemek kalitesi ise vasat
İstanbul'daki İtalya
Bayramda tatlı yemekten kaçının, bol bol su için
Hokkamaz - Cem Yılbaz...
Binlerce yıllık tarih Bergama'da birleşmiş
"Yüksük" kadehlerdeki zarif ikram





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet